Çok şey beklediğim bir sevda sağanağında
Ak köpükleri biriktiren kıyıda yürüyorum
Yaşama düşülen notlarla albümler hazırladık biz geleceğe
Kor yalnızlıklarımızın nehirleri hiç bulamadılar Kaf dağını
İçimizde zümrüt yeşili bir dağ, ülkümüzdür hüzünlü halaylar
Çığlıklarımız derindir dostlar, çünkü ‘kardelenler yalnız ağlar’…
Evet sevgili. Hepimiz bir bekleyiş afetinde gecenin içinden gelen perileri karşılarız. İçimizdeki atlıların dünyayı turlamak için çıktıkları seferlerden dönüşünü beklerken, deşildikçe kanayan, kanadıkça bizi hazin ağrılara iten elim bir yaranın ertelenmiş sargılarını yoklarız, titrek ve okşanası ellerimizle.
Efsunlu bir bakışın sahilinde okşuyorum gönlünün peçelerini
Özlemli ceplerimde yaşanmamış bir mevsim, al senindir hepsi
Gizli bir rüyanın kurşun/i bulutlarıydı içimize dolanan
Fısıltılı bir yaşamın en parlak düş an/ıydı harmanlanan
Binlere böldüğüm bir derdin azgın dalgaları göğsümde
Hesapsız yanılgılarımın korlu alevlerini karıştırıyorum
İlençli bir sevda virüsü ceplerimde, gecelere sarılıyorum
Usumun irininde bir kadın, ne yapsam nefes alamıyorum.
Ellerimin çizgilerine yasladım yüreğimi bugün
Bedenimin kınında esmer bir yalnızlık şarkısı
Şafağın suyunu içiyor şiirlerim, unutuldu dün
Ecelim olsan da sitem etmem, dilimde güz yankısı.
O bildik şarkıların ruhuyla gel, istasyonsuz şehrime
Eski bir rüzgârın sırrını paylaşıyorum her yalnızlığımda
Bir ıslığın sırtına tutunarak anıların bohçasını açıyorum
Bir yemin gibi büyüdü göğsümde bu aşkın hazin portresi
Fırtınalar yıprattı gönlümü, kayboldum senin gözlerinde.
Yaşanmamış başlangıçların sancılı dalgalarında büyüdük biz
1907’de düştü bu ateş gönüllere, sarı nehirler karıştı laciverte
Bir çığlık, bir ateş, tutkulu bir nefestir o, 104 yıllık bir efsane
Avrupalar geçildi, devler safa dizildi, başarıyla döndü bu küre
Gönüllerde taht kuruldu, şampiyonluğa koştu nefes nefese
Şanlı tarihine yazıldı golcüler, kıskançlıkla izlendi Fenerbahçe.
Kıpır kıpır bir düşün rahlesine koydum yüreğimi,
tutuştu ıslak gönlüm
Bir düşünüşün kristaline uzattım ellerimi,
aşkla donandı şu ömrüm
Bir avuç mutluluk tabakasıyla ovdum sevilerimi,
ruhumu sana döndüm
Mağrur bakışlı sevdaydı yaşadığımız, ne acılara sarıldık
Mavi bir yelkenli olduk, hırçın denizleri sevgiyle aştık
Yaşanmamış tüm mutluluklar adına birbirimizi bulduk
Yıllardır boş kalan aşkın günlüğüne kutsal bir yazıt olduk.
Hızla akan ve aktıkça yüreğimizi ağrıtan sorgulu zamanın kapısını kilitleyerek atardık kendimizi sokaklara biz. Renkli bir uçurtmanın peşinden koşan çocuklar gibi kaybolurduk yeryüzünün garip ovalarında. Saçların rüzgârda özgürce savrulur, gözlerin bir kaçışın kapısını aralamak istercesine sevinçle parlardı.




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.