Unutulmuş birkaç dizeyim sensiz
Üşüyor damarlarım
Sürgün bir ayrılığın kentindeyim
Tutuşuyor şiirlerim
Sen bir pencereden bakarken yüreğinden sarkan cümlelere,
Ben bir çay bardağına tutuşturuyorum çatlamış dudaklarımı
Bir müziğin şimaline özlemle açıyorum ozan göğsümü
Aşkın sularından geçerek arıyoruz gizemin yurdunu…
Sen, yüreğinden dökülen ninnileri okşayan ellerimi izlerken,
Bir düş bıraktın ardında, içindeki tüm tohumlarında aşk olan
İçten içe yanan bir ateş bıraktın, hiçbir açısından kaçılmayan
Sorgulu merhabalar bıraktın yârim ardında, adı hep sen olan
Sancılı bir nefestin gidişinle, beni haziran sıcağında kanatan.
Öyle bir ağrıdır ki bu gül yüreklim, ne tarafa dönsen geçmez
Boyutlar arıyorum bir aşkın seyir defterinde, nefessizim gelgitlerle
Çoğul bir umudun günü geçmiş biletlerini biriktirdim ben senelerce
Fırtınalarla tahripleşen yüreğim harap, sığamadım sevda gecelerine
Mahsur kaldım unutuluşun limanlarında, gizlendim riya peçelerine.
Gülün yanında kan olur çoğu zaman,
Bir şafak vakti sürünerek aşarım dağları
Nasırlı ellerimle okşarım kınalı saçlarını.
Yaralarımı pazen bir geceliğe sarar,
içimdeki fırtınayı zincirlere bağlarım.
Dudaklarım kuruyunca gelgitlerinden, sığınırım yurdunun bakir ovacıklarına
Ayaklarımın çile yumakları bedenime dolanınca seni anlatan bir dize olurum.
Kimi paylarsın haylaz yüreğimi, kimi ozan yüreğinle azarlarsın sözcüklerimi
Gecelerin kapsül uçlarında sorgularsın içimde infilak eden nice sevdalarımı.
Sancısız kederlerimizin ara taksiminde çaresiz bir tufan bozgunudur inanılmamışlıklar. Kolay sorulardan zor yanıtlar, zor sorulardan kolay anlatımlardır belki de yaşam. Uçurtmaların insan ellerinden kurtulduğu çocuksu düşlerde, nedensiz bir ruh sorgusudur özlemin dillerden gözlere dökülüşü. El ele tutuşup uzaklara, kilometrelerin sona dayandığı yerlere varmak, oralardan gerilere dönmemeyi istemektir acılara ve sevinçlere tutunmak.
Kendim kurdum dünyamı
Çocuk ellerimde katran nasır
Bakmayın siz
Böyle gölgesiz yürüdüğüme.
Nice kör sabahlarda,
Gölgeler yürüdü peşim sıra,
Yürüdüğümüz ince çizgilerin sonu gelince
Hüznüme kahırlı bakışlar attım yeniden
Aşk'mış, sevdaymış, ölümüne sevmekmiş
Hepsi yağmurdan sonra açan güneşmiş...
Tanrılara adanmış yemyeşil adaları görüyorum gözlerine bakınca. Gülün en harikasını yaratıp yüreğimde, küçücük, renksiz, görkemsiz çiçekleri atmak istiyorum içimden. Güzelliğin, içimin ateşinde büyüyen, şiirlerime dökülen bir ışık huzmesi gibi sarıyor etrafımı. Her sabah günaydın diyorum güzel ve çirkin her şeye.
Tütün bakışlarının göğsünde uyurdum seviye
Adresi yitik caddelerde sorgulardık biz zamanı
Yakamda susuz bir gülücüktü ışıltılı bakışların
Eldesiz dünlerin hicaz aynalarında aşkı izlerdim
Gül açardı tenimizde, yorgun bakışlarımız mağrur
Tüm renklerin olgunlaşmış kavuşmalarında
Yaslayıp başımı sevdanın kırılmış omzuna




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.