Irmaklar boğulurken gözlerinde
Akrep sırtında ben sana gelsem
Sancılı alışkanlıklarım olsan ah
Varlığı yokluğu bir sende bilsem
Yürüsem durağan kıyılarında
Gidişinin ardından kaçıncı kalışım sensiz söyle
Kaçıncı kezdir yüreğimin sevdana harelenişi
Bana bıraktığın o öksüz, o sürgün yaşlarla,
Aynı şarkıyı kaçıncı kez dinleyişimdir böyle.
Yeni baharların koruk bağlarında, yaşamdır dil bilgim
Gecelerin katran pekmeziyle, kimi ağlarım, kimi dingin
Kutsarım ırmakları ben, dalgalarda lirik bir sızıdır şiirim
Özümdeki aşkla, sözümdeki harçla, acılarla örülü duvar gibiyim
Anlamını acılarla ördüğüm duvarlara sıvadığım, harcına sevgi kattığım bu hayatın setlerinde ne zaman gezintiye çıksan mağrur bir rüzgârla savrulur özün. Sesinin uzak kilometrelerinden dolunca yüreğime kokun sol tarafıma yaşam iksiri dolar gülüm. Biter o an dertlerim, diner içsel dürtülerim, ben teselli edilemeyen haylaz bir çocuk olurum. Saklanırım gecelerin kör karanlığına, aşkına müptela bir amâ olurum.
'Sevdanın kandilleri sönmez ne yapsan,
Ne yapsan sönmez içindeki o yangın
Yakamozların rengi yoktur, aldanma,
Onlara renk veren yüreğindeki aydır..'
Gölgesine sığındığımız aşkların yorumlarıyla tümlenince yaşananlar
Her aşk sızılı tükenişlerin ömür sahnesidir, bunun için çoğalır sancılar
Kırık düşler meyhanesine erken iner akşam, çizgileri gizlemez avuçlar
Onulmaz bekleyişlerin sarı saçaklarına tutununca hicran tükenir umutlar
Sorgulu bir ömrün ütopyasına yaşamsal değerlerimizi astığımızda bir sesin sebebi olur rüzgâr, içimizdeki hazin gölgeleri örter iken anılar. Her sayfa bir dönüşe kapanır ardımızdan ve biz o dönüşlerin anlam çizgilerinde en çok kendi yapayalnızlığımızı görürüz. Biliriz ki, her pişmanlık sözele değil, görseledir. Söz kalır, görüntü uçar ve alkış gibi bir gün kendi damarını içten içe zorlar.
Ne zaman dalsan sevdanın labirentlerine
Uzun ve tiz bir ıslık sesi karşılar yüreğini.
Sevgiler imparatorluğu uzaktır, bekletir seni
Rüyalar pembe düşlerdir, siyaha çalar kimi
Eşsizdir yüreğin, barındırır tüm güzellikleri
Lirik bir bakış ol ve törpüle artık çilelerini…
Sıkılan avuçlarımdaki kader çizgisi notlarında
Üzerimdeki bu hantallığı da atacağım elbet
Hiçbir şeyin yoktan var edilmediği bu atlasta
Senin için zırdeli, senin için hidayda olacağım.
Demli bir çay dinginliğinde, ıhlamurlar altında
Kökünü arayan yapraklar geçiyor yaşamın sularından
Adressiz soytarılıklar devrindeyiz heyhat
Dokunmaya korkuyorum titrek düşlere
İçimin asmalarında sevda salkımları
Ve hayat çelişkili bir masal sahnesi.
Sana gelmeyişim, seni aramayışım
Güneşsiz fidanın büyümesi gibi
Sonsuz acıları gömüp yüreğime,
İnsan kalabalığında seni unutuşum
Unutmak değil, bil ki yürek yangınım.
Yaşamak, sensiz bir yolculuk,
Gecemin yırtık ağlarına tenindeki şifalı tuzları dök
Düşlere dalayım seninle gülüm, ellerinle üzerimi ört
Şiir yüreğine büyüler süreyim, eski yıldızlarımı sök
Acılarımın lacivert bağrında olayım sana en güzel gök.
Rüzgârın resmi vardı dallarda, biz hayatın sesini dinlerken. Suskundu düşünüşlerimiz, mevsim kıştı. An kelimeleri tetikleyen gizli bir bakıştı, biz buğulu bir şölene kurulurken. Parmak dokunuşlarımız şiirlere sarıldı işte o an. Biz suskunduk, mevsim kıştı, ama ruhumuzdaki yangın işte o an, hiç ama, hiç yaşanmamış kutsal bir yazdı.




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.