Kozasında sevinç ve yaşamı gizleyen ipek böceğinin kanatlarında
İğnesinde mutluluğu dolaştıran arının sevinci gizlediği peteklerde
Ruhunda onursuzluğun kelepçesini taşıyan, başka dünya insanıyla
Yüzyıllardır sevinçsiz döner bu dünya, çocukların sessiz çığlığıyla
Yüreğimdeki ayak seslerinin duldasında bir bayrak gibi gönlüme çekildi coşkulu sevincim. Gözlerimdeki kor alevlerin gölge düşüşlerinden isyan çekildi, renklerin en güzeli bahçemde öykünüyor, kimi üşümüş, kimi terlemiş mahcup ellerimden dökülen şiirlerle, seni ve sevdanı ak kâğıtlara nakış nakış işliyorum.
Bütün yaşanmışlıklara esinliyken yüreğin
Günler devirdin hoppa kahkahalarla
Sen kırbaç yalnızlığının zindanında
Yüreği prangalı bir esirsin şimdi.
Kutulardan kurduğun sanal dünyanda
özlemin bulutları suskunluğu sağarken
avuçlarının deminde geceyi sarardım
gün eskileri toplardık turunç dallardan
utangaç öbekli yüzün gecemi sarsardı
nisanın ihtimalsizliğine serince gülüşünü
Doyumsuz bir coğrafyanın dalgalı koyundayım, dudağımda sabırsız sözcükler
Üzerimde gök, ufkumda maviler, aşkın oltasını titretiyor ruhumdaki gelgitler
Bir gülüşün resmini çiziyorum evrene, gövdemin dört bir yanında kelepçeler
Bir yaşamak, bin ölmek sahnesi hayat, ilençli düşlerimizi bile çaldı haramiler
Kayıp bir düşün haritası yüreğimde
Avuçlarımda yangın artığı şehirler
Toprak kan kokuyor özlemin çığlığıyla
Hançer gözlerinin girdabında üşümüş güller.
Ve sen
Yüreğimde bir kısrak dörtnala koşuyor gecelerde
Prangalı gönlümden şiirler gönderiyorum kuşlarla
Kundaklara sardığım kutsal bir sevda ozan göğsümde
Gelgitlerinin dalgalarıyla gelip, çarpıyor gecelerime…
Seni düşündükçe özgür atlar koşturur içerimde. Odun ve tezek yanan uzak evlere ulaşırım, sen aklıma geldikçe. Rüzgar tepelerindeki uğultular dolar içerime. İçlenirim, delilenirim, bir garip türkü olur seni mırıldanırım. Seni düşündükçe, bağımdaki asmalar filizlenir, testilere dolarım şarap diye. Sen aklıma geldikçe, isimsiz bir berduş olur, avaz avaz bağırırım sarhoş gecelerde. Kirlenmiş bir bohça gibi seni taşır, seni düşündükçe kırık bir beste olurum uzak orman köşelerinde.
Yaşam dökülürdü avuçlarının kristallerinden
Tanrının sıvadığı onlarca güneş vardı saçlarında
Nefesimdin, suskumuzun göklere ağdığı anlarda
Sen ağladıkça ay düşerdi geceleri ırmaklarıma.
Naftalin sürdüğüm bir geçmişin içinden çıkıp geldin
Kırgın, yoksul, firari acılardan dokunulmaz sevinçler çıkardık biz
Kurşun askerlerin pirsiz, nursuz savaştığı bu alanda büyüyemedik
Yükledikçe sözcüklerimizi dağlara, büyüyüşün sevinçleriyle değiştik
Rotasız yolculukların şehirlerinde, sahnesiz oyunlarla ayrılığı seçtik.
Bir bütünün parçalarıydı dağıtmaya çalıştığımız. Ruhumuzdaki müziklerle günlerce şarkılı, türkülü halaylara durduk, bu aşkı yaşatmak için çok uğraştık. Sevgi, yokluk içinde varlıktı, bize en çok gerektiğinde dokunulmaz kaldı. Bütün yollar acıya uğrar, yorulunca seven. Bahanesi yoktur olmazın, direnci yoktur yoksulluğun, sözcükler yalan söyler. Gerçek, yaşananlarda ve yaşanmışlıklarda kalınca yunus gözlü, hem sözcükler, hem gerçekler doğruyu gizler. Sen yine de yolunu seç, çünkü şarkılar bile sahte, yol bizim yolumuz olmadı asla.
Taşın iniltisi gönlümün kapılarını zorluyordu
Kumla çalışan saatlerin girdabındaydı hüzün
Suskular biriktiriyorduk kalbimizin kafesinde
Gökyüzü zamansız aşklara çağırıyordu ikimizi
Biz hıçkırık nöbetlerinde düşlerle uyanıyorduk.




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.