Çocuktum gözlerinde
Eski bir şarkıydı zamanın kulağında
Bir fesleğen kokusu sinmişti ellerine
Sürekli yağan yağmurdu
Yağmak için nedeni çoktu
Bekleyiş sürdük yüreğimize, sevdanın andıyla yıkarız her sabah yüzümüzü
Gelgitli denizlerde alabora olsak da her gün, aşkla dolduracağız göğsümüzü
Hicranlı yaşamın mevsimlerindeyiz, birbirimizi severek seçeceğiz yönümüzü
Bana geldiğin gün olsun bugün, arala yar düşlerini ve cennete çevir ömrümü…
İnancımın sonsuz denizlerine yüreği delik bir gemiyle açılıp, senli yarınların ellerini birleştirdim aşkın kanamalı küreklerinde. Her düşün zincirlerine tutunan bir yosundu zaman, ben sende kalmaya vurgun, seni yaşamaya sevdalı bir adam iken. Her bahar dallar yeniliyordu kendini, sürgün korkularımın aksine arı çiçekten balını, kuzu memeden azığını alıyordu. Yıllar döngüsünü seçerken ben aşkın tezgâhlarında aşkı satıyordum.
O yakarılı çığlığın güvertesinde geceyi indiriyorduk sulara
Mavi siyaha karışmış, yakamozlar gözlerinde dans ediyordu
Haylaz, arsız ve âşık yüreğine müptela bir müzik eşliğinde
Sol göğsünün uzantılarında gülüşlerin beni düşünüyordu
Durmuştu ansızın vakit, durmuştu bedeninde denizin yalpası
Kapanan onca kapının ardındayım
Bir şifrenin mucizevî gülüşlerinde
Sancılar topluyor bedenim sana
Bir mızrak ol, deş seven bağrımı
Hırçın esen deli rüzgârınla
Çürüyor aşkın otları yar
Özlemin yırtıyor aşkın sayfalarını.
Yeni mevsimler yürüyor gönül köklerime, baharım sensin
Yağmur gözlerine fışkın imgeler yükledim, gözyaşın dinsin
Uzandım ellerine, dokundum yüreğine, ekmek gibi sevdim
Belikli saçlarınla sar yüreğimi, seninle türküler dile gelsin
Rüzgâra göğsünü vererek açar dağ çiçekleri, sızının köküne sarılarak. İçli bir türküyle gözyaşı dökerler geceleri. Yel alır yaprağını, toprağa düşürmeye korkar tohumunu. Yağmur ormanlarını özler dağ çiçekleri, gonca gülleri kıskandırır gülüşleri ve çok sesli bir ağıttır yürekten öpüşleri. Bunun için, dağ çiçekleri yüreğinde gizler, en yaşanası, en okşanası gizemli bilmeceleri.
Yüreğimin apoletlerinde yalnızlık hışırtısı
Çok sesli müzik ruhumun derinliklerinde
Ayaz sarılmış betona, türküler hicranlı
Hangi çukur sarar ömrümün masalını!
Sokul yer yatağıma, alaz bakışlarınla sar
Yangın mevsimi dudaklarda, ruhumda aşkın çıngıları
Özlemin alevleri çürük bir asa gibi yarıyor sargıları
Gözlerimin duruşmalarında hak etmiyorum yargıları
Sevdanın isimsiz mahzenlerindeyim, duy yar çağrımı.
Sensizliği damıttım içimin yabanıl boşluğundan
Kovuldum ruhunun izbelerdeki yataklarından
Kumlar doldu gözlerindeki saklanma odalarına
Devrildim, adının hapishanelerine gömüldüm.
Er şafaklarda bakışlarının ritmine sokuldum
Korkular da gözyaşı dökerler bir gün
Aldırma ufuktaki fırtına öncesi sessizliğe
Kendi çevresinde düşer gölgeler yere
Sessiz geçsin günlerin, aldırma.
Aldırma ışık girmiyorsa pencerenden içeriye...




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.