Yağmur sularını içiyor yuvasında karınca
Sahipsiz bir damla saklıyor çırçır bahara
Yaprak üşüyor dalda dayanaksız edayla
Kendi iklimine isyan şimdi dudaklarda.
Biçare cümlelerin rafında meçhul yangınlar
Parçalanmış bir mevsim buğusu yakıyor genzimi
Köpükler sarınıyorum ah paslanmış hücrelerime
Şehirler yokluğunun hicranlı kaygılarını gizliyor
Aşk kıvılcımlarının kör ettiği gözüm çok acıyor.
Her gece, kızılca kıyametler kopuyor ruhumda
Nicedir kahırlı gönlümde ayyaş bir şarkı
Tenhalara sürülmüş düşünüşlerleyim
Yüreğimde sureti sararmış resimler
Yalnızlık sığınaklarında dilim öksüz
Hüznün kapılarını çarpıyor rüzgâr
Avuçlarım sıvasız odalar gibi çatlak
Korkak bir gün sızıntısı var ellerimin çizgilerinde
Ruhum tavsız bir gecenin girdabında çelişkide
Bedenimin suyunu tutuştururken ah ellerin
Aykırı bir sevdanın gitme/kal arifesindeyim
Kendi haremin ıssız yurdunda aşk arıyorum
Yaşadığımız masal deryasında büyülü anlatılarımızın adını bizden sonrakiler koysun
Dualarla, dileklerle yola çıkan bu hayat gemisinin kamarasındaki asil forsalarız biz
Küreğimiz acılardan ve aşktan yontulmuş, insansız ve sevgisiz adalardır rotamız
Umudumuzun çürümüş bağlarında eski yüzlü, ürkünç hatıralardır korktuğumuz
Sarı başakları ıslatırken terimiz, aynı yürekle, aynı taslarla içeriz sevgi meyimizi biz. Yalnızlık çok eski bir oyun, biraz da düşler tarlasıdır aslında, acının kandiliyle beslenir. İncir sütü öpüşlerin, bal gözesi dudakların olmasa diner mi sızım, biter mi yalnızlığım? . Seninle, yüreğime sürdüğün büyüyle biriktirdiğim ne çok sözlerim var oysa. İpek kumaşlara adını yazsam yetmez, en uç denizlere kelimelerimi serpsem bu yürek yetinmez. Kuğu duruşlarınla, esmer yüreğinle, bu kalbe dokunuşların bilirim ki hiç bitmez.
özlemin bulutları suskunluğu sağarken
avuçlarının deminde geceyi sarardım
gün eskileri toplardık turunç dallardan
utangaç öbekli yüzün gecemi sarsardı
nisanın ihtimalsizliğine serince gülüşünü
Doyumsuz bir coğrafyanın dalgalı koyundayım, dudağımda sabırsız sözcükler
Üzerimde gök, ufkumda maviler, aşkın oltasını titretiyor ruhumdaki gelgitler
Bir gülüşün resmini çiziyorum evrene, gövdemin dört bir yanında kelepçeler
Bir yaşamak, bin ölmek sahnesi hayat, ilençli düşlerimizi bile çaldı haramiler
Kayıp bir düşün haritası yüreğimde
Avuçlarımda yangın artığı şehirler
Toprak kan kokuyor özlemin çığlığıyla
Hançer gözlerinin girdabında üşümüş güller.
Ve sen
Yüreğimde bir kısrak dörtnala koşuyor gecelerde
Prangalı gönlümden şiirler gönderiyorum kuşlarla
Kundaklara sardığım kutsal bir sevda ozan göğsümde
Gelgitlerinin dalgalarıyla gelip, çarpıyor gecelerime…
Seni düşündükçe özgür atlar koşturur içerimde. Odun ve tezek yanan uzak evlere ulaşırım, sen aklıma geldikçe. Rüzgar tepelerindeki uğultular dolar içerime. İçlenirim, delilenirim, bir garip türkü olur seni mırıldanırım. Seni düşündükçe, bağımdaki asmalar filizlenir, testilere dolarım şarap diye. Sen aklıma geldikçe, isimsiz bir berduş olur, avaz avaz bağırırım sarhoş gecelerde. Kirlenmiş bir bohça gibi seni taşır, seni düşündükçe kırık bir beste olurum uzak orman köşelerinde.




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.