Selahattin Yetgin Şiirleri - Şair Selaha ...

Selahattin Yetgin

Parçalanmış bir mevsim buğusu yakıyor genzimi
Köpükler sarınıyorum ah paslanmış hücrelerime
Şehirler yokluğunun hicranlı kaygılarını gizliyor
Aşk kıvılcımlarının kör ettiği gözüm çok acıyor.

Her gece, kızılca kıyametler kopuyor ruhumda

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Yaşadığımız masal deryasında büyülü anlatılarımızın adını bizden sonrakiler koysun
Dualarla, dileklerle yola çıkan bu hayat gemisinin kamarasındaki asil forsalarız biz
Küreğimiz acılardan ve aşktan yontulmuş, insansız ve sevgisiz adalardır rotamız
Umudumuzun çürümüş bağlarında eski yüzlü, ürkünç hatıralardır korktuğumuz

Sarı başakları ıslatırken terimiz, aynı yürekle, aynı taslarla içeriz sevgi meyimizi biz. Yalnızlık çok eski bir oyun, biraz da düşler tarlasıdır aslında, acının kandiliyle beslenir. İncir sütü öpüşlerin, bal gözesi dudakların olmasa diner mi sızım, biter mi yalnızlığım? . Seninle, yüreğime sürdüğün büyüyle biriktirdiğim ne çok sözlerim var oysa. İpek kumaşlara adını yazsam yetmez, en uç denizlere kelimelerimi serpsem bu yürek yetinmez. Kuğu duruşlarınla, esmer yüreğinle, bu kalbe dokunuşların bilirim ki hiç bitmez.

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Yeni baharların koruk bağlarında, yaşamdır dil bilgim
Gecelerin katran pekmeziyle, kimi ağlarım, kimi dingin
Kutsarım ırmakları ben, dalgalarda lirik bir sızıdır şiirim
Özümdeki aşkla, sözümdeki harçla, acılarla örülü duvar gibiyim

Anlamını acılarla ördüğüm duvarlara sıvadığım, harcına sevgi kattığım bu hayatın setlerinde ne zaman gezintiye çıksan mağrur bir rüzgârla savrulur özün. Sesinin uzak kilometrelerinden dolunca yüreğime kokun sol tarafıma yaşam iksiri dolar gülüm. Biter o an dertlerim, diner içsel dürtülerim, ben teselli edilemeyen haylaz bir çocuk olurum. Saklanırım gecelerin kör karanlığına, aşkına müptela bir amâ olurum.

Devamını Oku
Selahattin Yetgin



'Sevdanın kandilleri sönmez ne yapsan,
Ne yapsan sönmez içindeki o yangın
Yakamozların rengi yoktur, aldanma,
Onlara renk veren yüreğindeki aydır..'

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Gölgesine sığındığımız aşkların yorumlarıyla tümlenince yaşananlar
Her aşk sızılı tükenişlerin ömür sahnesidir, bunun için çoğalır sancılar
Kırık düşler meyhanesine erken iner akşam, çizgileri gizlemez avuçlar
Onulmaz bekleyişlerin sarı saçaklarına tutununca hicran tükenir umutlar

Sorgulu bir ömrün ütopyasına yaşamsal değerlerimizi astığımızda bir sesin sebebi olur rüzgâr, içimizdeki hazin gölgeleri örter iken anılar. Her sayfa bir dönüşe kapanır ardımızdan ve biz o dönüşlerin anlam çizgilerinde en çok kendi yapayalnızlığımızı görürüz. Biliriz ki, her pişmanlık sözele değil, görseledir. Söz kalır, görüntü uçar ve alkış gibi bir gün kendi damarını içten içe zorlar.

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Ne zaman dalsan sevdanın labirentlerine
Uzun ve tiz bir ıslık sesi karşılar yüreğini.
Sevgiler imparatorluğu uzaktır, bekletir seni
Rüyalar pembe düşlerdir, siyaha çalar kimi
Eşsizdir yüreğin, barındırır tüm güzellikleri
Lirik bir bakış ol ve törpüle artık çilelerini…

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Sıkılan avuçlarımdaki kader çizgisi notlarında
Üzerimdeki bu hantallığı da atacağım elbet
Hiçbir şeyin yoktan var edilmediği bu atlasta
Senin için zırdeli, senin için hidayda olacağım.

Demli bir çay dinginliğinde, ıhlamurlar altında

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Kökünü arayan yapraklar geçiyor yaşamın sularından
Adressiz soytarılıklar devrindeyiz heyhat
Dokunmaya korkuyorum titrek düşlere
İçimin asmalarında sevda salkımları
Ve hayat çelişkili bir masal sahnesi.

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Sana gelmeyişim, seni aramayışım
Güneşsiz fidanın büyümesi gibi
Sonsuz acıları gömüp yüreğime,
İnsan kalabalığında seni unutuşum
Unutmak değil, bil ki yürek yangınım.
Yaşamak, sensiz bir yolculuk,

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Gecemin yırtık ağlarına tenindeki şifalı tuzları dök
Düşlere dalayım seninle gülüm, ellerinle üzerimi ört
Şiir yüreğine büyüler süreyim, eski yıldızlarımı sök
Acılarımın lacivert bağrında olayım sana en güzel gök.

Rüzgârın resmi vardı dallarda, biz hayatın sesini dinlerken. Suskundu düşünüşlerimiz, mevsim kıştı. An kelimeleri tetikleyen gizli bir bakıştı, biz buğulu bir şölene kurulurken. Parmak dokunuşlarımız şiirlere sarıldı işte o an. Biz suskunduk, mevsim kıştı, ama ruhumuzdaki yangın işte o an, hiç ama, hiç yaşanmamış kutsal bir yazdı.

Devamını Oku