Selahattin Yetgin Şiirleri - Şair Selaha ...

Selahattin Yetgin

Gecemin yırtık ağlarına tenindeki şifalı tuzları dök
Düşlere dalayım seninle gülüm, ellerinle üzerimi ört
Şiir yüreğine büyüler süreyim, eski yıldızlarımı sök
Acılarımın lacivert bağrında olayım sana en güzel gök.

Rüzgârın resmi vardı dallarda, biz hayatın sesini dinlerken. Suskundu düşünüşlerimiz, mevsim kıştı. An kelimeleri tetikleyen gizli bir bakıştı, biz buğulu bir şölene kurulurken. Parmak dokunuşlarımız şiirlere sarıldı işte o an. Biz suskunduk, mevsim kıştı, ama ruhumuzdaki yangın işte o an, hiç ama, hiç yaşanmamış kutsal bir yazdı.

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Kollarında şafak sökecekse, en deli nehirler gibi akarım sana
Yakamoz ışıltılı bir geceden deniz çiçekleri toplarım şarkılarla
Sana hiç söylenmemiş şiirlerle şölenler kurarım kral sofralarıyla
Ateşlere yastık sererek pınar dökülüşleriyle uzan aşk yatağıma…

Yine içimin kapılarını açarak sana koşuyorum. Biriktirdiğim en güzel sözlerle kollarına atılıyorum. Bana yeniden evliyalar şehrini gezdiriyorsun. Kamaşıyor gözlerim seninle oldukça. Kıyıda unutulmuş eski bir kayıkça dudaklarının ıslaklığına muhtacım. Kürekleri kırık gönlüme doluyorsun nehirler gibi.

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

özlemin bulutları suskunluğu sağarken
avuçlarının deminde geceyi sarardım
gün eskileri toplardık turunç dallardan
utangaç öbekli yüzün gecemi sarsardı

nisanın ihtimalsizliğine serince gülüşünü

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Doyumsuz bir coğrafyanın dalgalı koyundayım, dudağımda sabırsız sözcükler
Üzerimde gök, ufkumda maviler, aşkın oltasını titretiyor ruhumdaki gelgitler
Bir gülüşün resmini çiziyorum evrene, gövdemin dört bir yanında kelepçeler
Bir yaşamak, bin ölmek sahnesi hayat, ilençli düşlerimizi bile çaldı haramiler


Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Kayıp bir düşün haritası yüreğimde
Avuçlarımda yangın artığı şehirler
Toprak kan kokuyor özlemin çığlığıyla
Hançer gözlerinin girdabında üşümüş güller.

Ve sen

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Yüreğimde bir kısrak dörtnala koşuyor gecelerde
Prangalı gönlümden şiirler gönderiyorum kuşlarla
Kundaklara sardığım kutsal bir sevda ozan göğsümde
Gelgitlerinin dalgalarıyla gelip, çarpıyor gecelerime…

Seni düşündükçe özgür atlar koşturur içerimde. Odun ve tezek yanan uzak evlere ulaşırım, sen aklıma geldikçe. Rüzgar tepelerindeki uğultular dolar içerime. İçlenirim, delilenirim, bir garip türkü olur seni mırıldanırım. Seni düşündükçe, bağımdaki asmalar filizlenir, testilere dolarım şarap diye. Sen aklıma geldikçe, isimsiz bir berduş olur, avaz avaz bağırırım sarhoş gecelerde. Kirlenmiş bir bohça gibi seni taşır, seni düşündükçe kırık bir beste olurum uzak orman köşelerinde.

Devamını Oku
Selahattin Yetgin






Hangi zamanın dilinden dökülür sözlerim

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Yaşam dökülürdü avuçlarının kristallerinden
Tanrının sıvadığı onlarca güneş vardı saçlarında
Nefesimdin, suskumuzun göklere ağdığı anlarda
Sen ağladıkça ay düşerdi geceleri ırmaklarıma.

Naftalin sürdüğüm bir geçmişin içinden çıkıp geldin

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Kırgın, yoksul, firari acılardan dokunulmaz sevinçler çıkardık biz
Kurşun askerlerin pirsiz, nursuz savaştığı bu alanda büyüyemedik
Yükledikçe sözcüklerimizi dağlara, büyüyüşün sevinçleriyle değiştik
Rotasız yolculukların şehirlerinde, sahnesiz oyunlarla ayrılığı seçtik.

Bir bütünün parçalarıydı dağıtmaya çalıştığımız. Ruhumuzdaki müziklerle günlerce şarkılı, türkülü halaylara durduk, bu aşkı yaşatmak için çok uğraştık. Sevgi, yokluk içinde varlıktı, bize en çok gerektiğinde dokunulmaz kaldı. Bütün yollar acıya uğrar, yorulunca seven. Bahanesi yoktur olmazın, direnci yoktur yoksulluğun, sözcükler yalan söyler. Gerçek, yaşananlarda ve yaşanmışlıklarda kalınca yunus gözlü, hem sözcükler, hem gerçekler doğruyu gizler. Sen yine de yolunu seç, çünkü şarkılar bile sahte, yol bizim yolumuz olmadı asla.

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Taşın iniltisi gönlümün kapılarını zorluyordu
Kumla çalışan saatlerin girdabındaydı hüzün
Suskular biriktiriyorduk kalbimizin kafesinde
Gökyüzü zamansız aşklara çağırıyordu ikimizi
Biz hıçkırık nöbetlerinde düşlerle uyanıyorduk.

Devamını Oku