Kollarında şafak sökecekse, en deli nehirler gibi akarım sana
Yakamoz ışıltılı bir geceden deniz çiçekleri toplarım şarkılarla
Sana hiç söylenmemiş şiirlerle şölenler kurarım kral sofralarıyla
Ateşlere yastık sererek pınar dökülüşleriyle uzan aşk yatağıma…
Yine içimin kapılarını açarak sana koşuyorum. Biriktirdiğim en güzel sözlerle kollarına atılıyorum. Bana yeniden evliyalar şehrini gezdiriyorsun. Kamaşıyor gözlerim seninle oldukça. Kıyıda unutulmuş eski bir kayıkça dudaklarının ıslaklığına muhtacım. Kürekleri kırık gönlüme doluyorsun nehirler gibi.
Yorgun bir akşam üzeri
Kapımdaki eflatun güneşe inat
Göz yaşlarımın acı iksirlerini içmeden,
Yeşil yüreğinle, yüreğime dikil.
Yeniden başlama istersen,
Biliyor musun sevdam
Seni ne kadar az düşünsem,
O kadar iyiyim.
İyiyim iyi olmasına ya,
Ruhuma sessizce yayılan kokunla
Bir ırmağın kolları gibi özgürüm şimdi
Soluğuma karışan gizemli bir yelle
Sözlerinin türkü dokunuşlarıyla doldun içime.
Bilir misin, ırmaklar neden türkü gibi dökülür?
Fırtınalı bir yaşam ezgisi şimdi kulaklarımda
İnceden bir ağrı, bulutlar ülkesinde şoktayım
Sırt döndü şiirlerim ruhuma, kayıplardayım
Bir beden daha düştü toprağa, ağıtlardayım.
Notaları silik bir şarkının deltasında yüreğim
Unutulmuş birkaç dizeyim sensiz
Üşüyor damarlarım
Sürgün bir ayrılığın kentindeyim
Tutuşuyor şiirlerim
Sen bir pencereden bakarken yüreğinden sarkan cümlelere,
Ben bir çay bardağına tutuşturuyorum çatlamış dudaklarımı
Bir müziğin şimaline özlemle açıyorum ozan göğsümü
Aşkın sularından geçerek arıyoruz gizemin yurdunu…
Sen, yüreğinden dökülen ninnileri okşayan ellerimi izlerken,
Bir düş bıraktın ardında, içindeki tüm tohumlarında aşk olan
İçten içe yanan bir ateş bıraktın, hiçbir açısından kaçılmayan
Sorgulu merhabalar bıraktın yârim ardında, adı hep sen olan
Sancılı bir nefestin gidişinle, beni haziran sıcağında kanatan.
Öyle bir ağrıdır ki bu gül yüreklim, ne tarafa dönsen geçmez
Doyumsuz bir coğrafyanın dalgalı koyundayım, dudağımda sabırsız sözcükler
Üzerimde gök, ufkumda maviler, aşkın oltasını titretiyor ruhumdaki gelgitler
Bir gülüşün resmini çiziyorum evrene, gövdemin dört bir yanında kelepçeler
Bir yaşamak, bin ölmek sahnesi hayat, ilençli düşlerimizi bile çaldı haramiler
özlemin bulutları suskunluğu sağarken
avuçlarının deminde geceyi sarardım
gün eskileri toplardık turunç dallardan
utangaç öbekli yüzün gecemi sarsardı
nisanın ihtimalsizliğine serince gülüşünü




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.