Sevginin has bahçelerinden geçerek bir ışık seliyle ulaştı merhaban ömrüme
En aşılmaz yolları aşarak el salladık sevda bahçelerinden yıllarca sevgimize
Lekesiz bir mutluluk serenadıydı aşk, mağrur bir edayla gülümsedik birbirimize
Açıldı kapıları yorgun gönlümüzün, üşüyor gölgemiz şimdi yokluğunun sahilinde
Uzun menzilli ömrün kısacık nefeslenişlerinde bir sevinin gönül arkadaşı olurum seni düşündükçe gövdemin mor boyalı hücrelerinde. Bin yıllık bir düşünüşün sarı sayfalarında kendimi arar, aşkın ve yaşamın muradını boyarım sevginin duvarlarına. Hüzün kırık bir yorgunluğun iç ağrısıdır, kendi imparatorluğumuzun isyanlı aynalarında gönlümüzün yara berelerini görmek ister, vesikasız aldanışların karelerinde yalnızlığıma gülümseriz. Ve biz, en çok da kendimize sarılışların o sıkılı yumruklarını bunun için kimselere göstermez, bunun için göğsümüzdeki serçelerle ömür süreriz.
Asi bir dalga köpüğü göğsümüzde
ayrılıklar ekerken sancıyı
Sır vermiyor dar geçitler
dargın suskular körükler oldu acıyı
Yüreğinin çığlığını sulara serince
Küskünlüğü başlar denizlerin
Gözyaşına mı sardın mendilini
Hüzünler sürünüp gözlerine
Tılsım koylarında günahkâr kadın
İçli dalgalar vuruyor yalnız sahile
Bir martı şafağın nefesini kokluyor
Kırık bir dal yüzüyor unutuluşa.
Kalibresini unutan kör kurşunların yurdudur aşk
Mavi sulardan boş çıkan ağların tortusudur hüzün
İlkbaharı müjdeler gözlerin, ben sevdanın duçarı
Kayıp madencilerin çığlıkları duyulur yüreğimde
Upuzun dehlizlerden geçerek geldim sana, al beni
Gönlünün gölgeli çardaklarında salındım ben yıllarca
Geç sevilmişliklerin terkisinde izledim seni asırlarca
Uzaktaki bir yıldız ışıması gözlerin, karşılıksız sevilerle gelsem ah yanına
Yosunlar çıkarıyorum denizlerden, özlemler var ruhumun coğrafyasında
Sessizce kayıp gidiyor kocaman bir ömür, aşk cızırtılı şarkı eski radyolarda
Nefesinin yeliyle sarmala beni yar, sonra kapat gözlerimi dilersen yaşamaya
Yol aradıkça mutluluğa, akar gideriz akik bir ömrün paslı raylarında sonsuzluğa. Çoğul aşklar coğrafyasında tüm sargılar sevda kokuludur, özlemle sararan resimler ıslanır avuçlarımızda. Ruhumuzun hüzün odalarında mor düşlere sarılırız biz hiç dokunamadığımız sevgiliyi andıkça.
Karşı konulamaz bir sıkıntı gövdemin çeperinde
Menfaati soyunuyor dostluktan bihaber insanlar
Düşünüşlerinin ayazında sığınacak duvar arıyor
Dargın bir yol ayrımındalar, yürekleri üşüyor.
Yoksul sızıların sermayesiz tuşlarında yol tükendi
Elinin aleviyle uyanan bedenimin iniltilerinde
Doru bir kısrak su içerdi, günahı hiç tanımazdı
Yüreğimin kanatlarına tutunarak sürekli gülerdi
Aşkın dallarından sıçrardı, kanatlanıp uçamazdı.
Acıların bulutlarıyla sarmaş dolaş uzanıp her gün geceye
İntiharın teline sokuluyor sızı, savrulurken aşkın etekleri




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.