Kaygılarla örselenen şu gönlümün çardağında uzak çölleri izliyorum
Yudumlara bölünüyor her gece hayat, ben aşkın şiirlerini istifliyorum
Senli anılar dönüyor yorgun usumda, ıslak bulutları güneşe seriyorum
Özlemin çadırları çürüdü yar, kum fırtınaları başladı gelmiyor musun?
Sevdayı okşardı savaklar, şırıltılı bir nakarat olurdu zaman, ürperirdi aşk. Yeryüzünün tüm saklılarında adım dolaşırdı, ben tıknaz yüzümün kıvrımlarına sevginin resmini yapar iken. Sarnıçlarda eskimiş yolculuk anıları olurdu geçmiş, yorgun kervanların sırrıyla örselenirdi hayat. Kırık düşler sunağında ben adresini arardım, kan revan içerisinde uyanmadan uykulardan. Dilin alışkanlığı olurdu adımın, soylu sevişmelerin fısıltılı sessizliğine henüz soyunmadan an.
Vazgeçmek mümkün olsa, deniz gözlerinden,
Troller döşerdim yeryüzünün tüm denizlerine
Dantel dudakların, ahh. o yurdum gibi bakışınla,
Titrer yüreğim, sevdanın hırçın gelgitleriyle'..
Bir yangın da senden istemiştim, yüreğimi yakıp, yıkacak, köz edecek. Sevdanın ölümsüz ritmini dilemiştim yüreğinden, beni hasretlere atacak, sarsacak, depremlere atacak, fay hatlarımı ters, düz edecek. Ellerini tutanca kandım, gözlerine bakınca aldandım ve yüreğine dalınca günlerce bir boşlukta sallandım.
Sarmaşıklar da çoğul acıları taşır
Bir düş ki, mevsimi gelince dile dökülür
Günlerin ağırlığından, yaşamın hicranından
Yeşil bir yaprakken, sarı yapraklara karışırız
Denize düşer gölgemiz, tuzlara karışır öfkemiz
İşte o zaman beni unutma.
B/uza sarılmış düş ve zam/an
Akmakta özü çağların ötesine
Durgun bir göç masalı yaşanan
Gönül değil mi arkalarında kalan!
Mesnetsiz ölümler var sınırlarda
'Acıya her rastladığında, değiştir yolunu
Korkuya cesaretli gülüşler serpiştir
Hayat merdivenlerinde sen de birgün,
Oynarsın bebeğim sevda oyununu..'
Ne zaman sevdaya tutulsan yanarsın, acır canın acının çelik kanatlarında. Yarınlara, özlemlere, inadına yürüyüşün başlar, nice baharlar uzanır önünde ve nice güneşler doğar baş ucunda. Doyumsuz güzellikleri vardır hayatın, düşüncelerin renk verir onlara. Korkuya cesaretli gülüşler savurup, gecelerin bitmez öyküsünde yarınları düşünürsün.
Sancımın boş sandallarıyla açıldım yokluğunun okyanuslarına
Bir kapı kalacak sonunda,
Göçen dört duvarımdan
Bir türkü gibi kalacak aşkımız
Ara sıra hatırlanan...
Ardımızda sarı sarı yapraklar,
Bir yol seçip mutluluğa
Yürümek istiyorum şimdi umuda
Figan bir nağme yükleyip dilime
Gitmek istiyorum o uzak baharlara
Hızla tükenir iken mevsimler avuçlarımda
Perdeyle sevişirken üşümüş bir tül
Rüzgârın dudağında haylaz ıslığım
Yalanın pasını içiyor masum insanlar
Bir adam demsiz şiirler serpiyor sulara
Kırık şarkılar masasında vakit aşk
Seni yontuyorum yokluğun surlarına
Avuçlarımıza sığmayan sarılışların koyu gölgesinde bekleriz mevsim sularını
Bir gönül öyküsüdür tozlu rafımızdaki, aldanışlarla sararız aşk denen yangını
Dumanlar biriktiririz hüzünlü göklerimizde, özlemin gemileri getirince hicranı
Gülümseyen resimler asarız sarı duvarlarımıza, yoldukça takvim yapraklarını
Dalgalı denizlerin köpüklü kulelerinde sevişmeye hasret özlemleri çıkarınca yürek dehlizimizden uykuyla uyanıklık arasında bir düşün sancılarıyla sarsılırız. Düşünürüz, unuttuğumuz ne diye yaşamda. Sevgiye ve aşka dair ne varsa yazmak isteriz. Sevdanın bütün yıldönümleri hercai mevsimlerle dolanır yüreğe, renkli bir çini gibi dolanır göğsümüzün mabedine. Biz ki, yataklarına sığmayan deli nehirler gibi akarken düşlerin körfezlerine okşanmak ister ellerimiz, koklanmak ister saçlarımız ve haşhaş bekleyişlerin sığınağında bir geliş türküsü söyleriz.




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.