Kendine siper arıyor dağlar, gövdelerinde mermi izi
Parçalanmış gökler rengini yitirmiş bir yangın ruleti
Sessiz öpüşlerin yalan hareminde acımasız rezillikler
Susuyorum gözyaşlarımın hıçkırığında, insan mı fani!
Kanla sevişiyor acılar, ağıtlar dağlamıyor artık yürekleri
Çamurla sıvadıkça gamı ben
Sazlıklardan düşler havalanıyor
Eski bir şarkı damlıyor ruhumun imbiklerinden
Çocuklar vuruluyor derinimde, görmeyeceğim
İblis acıların alnından öpüyor soytarılar
Gecenin al yazmasını örterek yüzüne
En güzel günlerin şavkını hiçe sayacak
Ceylan gözlerinde tutkulu anne ışıltısı
Kadın düşlerinde gerçeğin hoyrat eli
Pembe giysilerini düşürerek toprağa
En doyumsuz yuvarlanışlara soyunacaksın
Sıvası dökülmüş devrilişler avuçlarımda
Umutsu haykırışları bekliyor Şubat
Çıranın koynuna sokulan rüzgâr gibi
Acılarım sökülüyor dikişlerinden
Dilimde soylu bir çuha yalnızlık
Hayallerimin tozuna karışıyor tuzlarım
Islak düşünüşlerin sisle sevişmesi ruhumda
Hayal ötesi bölünüşlerin çardağında yalnızlık
Soylu tükenişlerin rahlesinde umarsız aşk
Rüzgâr süpürüyor anıların kekremsi yaşını
Dudağımda kahve telvesi sessizlikle öpüşüyor
Duyarsız bir dal gibi aşkın sarı sularında ilerlemekteyim
Yönünü kaybeden gemilerce denizlerde gezinmekteyim
Yağmur olup yağabilsem şimdi, bir yaşamın tam orta yerine
Küçücük mutlulukların büyük adalarına gidebilsem seninle
İçin için yanar iken kıyım sevinçlerin isli lambası yüreğimde
Özümüz Türk ırkı, Orta Asya’dan gelerek kurduk bu yurdu
Nice canlar verdik uğruna, kanla devşirdik bütün toprağını
Demire su verdik, güneşi çevirdik ısıttık bütün Anayurdu
Her karışı bizim, andımız bir, soyumuz elbette Türkoğlu
Silsileyle yönetilen bir ulusun haykırışıdır Cumhuriyet
Yorgun kanatlarını okşasam sonsuza dek, sokulsam nefesinin billur yeline
Eritsem tüm buz dağlarını, hüznün derinliklerinden geçerek gelsem sevgine
Ruhumun doruklarında bir dünya kursam sana, süslesem gönlünü şiirlerimle
Aşk umarsız bir özlem gül bakışlım, ruhundaki isimsiz yıldızım ben yüreğinde
Aynı dairenin içerisinde yuvarlanır iken seninle ben, başka öyküler derlemişsin bana çiçeklerle donatılı kırlardan. Hep aynı sayfalarda koşuşmuş, aynı saklı bahçelerde değmişiz birbirimizin ellerine, aynı coşkuyla bakmışız birbirimizin gözlerine. Islanmış dudaklarımızdaki tuz zerreciklerini buluşturup serpmişiz karanlık çökmeden tenlerimize.
Umudun beyaz tülünde yağmur zerresi
Gözlerimde firari ve yaşlı bulutlar
Zaman kendi kalburundan taşmış
Arzulara yenik düşmüş insanlar
Sen dokununca gül tenlim ellerime
Her gün uyanıp yeni bir şiire
Nar gözesi yüreğinden sağıyorum aşkı
Demir atmış bütün gemiler sularda ilerliyor
Bulutlar yağmurun sesini fısıldıyor
Irmaklar göğsümün derinlerine çekiliyor
Omuzlarımda yükseliyor yeşil ormanlar




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.