Taş olup çöktüğümüz andır vakit derinlerimize
Sevginin bulutlarını okşar iken bir çocuk başımızın üzerinde
Gözlerimizde utançlı bir efkârdır çok uzağımızda kanayan
Hangi el koydu yolumuzun üzerine bu biçimsiz taşları!
Sessizlik ertelenmiş yasak bir gülüştür yüzümüzde
Her şeye rağmen, yine de!
Hızla akıp yiten zamanın biçare avuntusuna sığınıp gizlice
Gelecekten rüzgâr dilemek vakti şimdi, terli bedenlerimize
O sisli dağların yalçın bakışına sarılır özlem, susar kuşlar
Çekirge misali ihtirasla toprağı sobeler çaresizce insanlar
Yalnızlık metal bir rulet olur ansızın, düşer omuzlarımız
Serkeş kuşların elim sancısını dindirir mi yalnızlıklarımız!
Giderken, bütün ayrılıkların elinden tutmuştuk birlikte
Kimselerin bilmediği yerlerdi rotamız, heybemizde aşk
Ağaçların yıkılmadığı gür ormanlarda aradık birbirimizi
O umarsız sarılışların hazzını yaşardık biz gizlilerimizde
Bir beden daha gidiyor bakın
Dillerde dua, dudaklarda isyan
Hangi acıyı sakladık yürekte!
Yer altına çiçekler ektim dün
Sakın soldurma onları anam
Nedir bu günlerdir üzerimize yağan!
Uzun kanatlarına kapılıp yaşamın
Bulut toplamak zamanıdır şimdi
En güzel düşünüşlerin yaylı koltuğunda
Vakit sevginin yanaklarını okşamak
Ve her şeye karşın o çelişkili hayatı anlamak vakti
İnsan kalabalığı dağılır iken yuvalarına
Çığlık... Kendi sarayını yıkan kumdan bir düşün içsel sarsıntısı...
Hüzün... Savruk yaşamın içindeki yolculuk, bir kayboluş şarkısı...
Düş... Sürekli yer değiştiren akrep ve yelkovanın hüzünlü dansı...
Aşk… Gövdesinde çığlığını en sona saklayan çelişkili sabır duası…
Ucuz masallarla büyüyen çocuklar bir gün pahalı aşklar giyinmek isterler, göğsündeki sevi eksikliğini aldanışla sarmak için. Hep o miadı eskimiş saatlere tutunur çığlık, dimağımızdaki hicran nidasını gökyüzündeki yağmur bulutlarıyla seviştirmek için. Gün kırık bir yakarıdır, mutluluğun heybesinde bunun için asırlardır gözyaşı vardır.
Anıların mihenk taşında düğümlü yalnızlıklar
Acıymış asırlardır yokluğuna yutkunuşlarım
Zamanı ıssız bir odada emzirir iken kadınlar
Şarkılar yankılı bir sessizlik olur asi ruhumda
Günahları koynunda saklayan denizlerin dili olsaydı
Hayatı ve ölümü ruhumuzda tekrarlayarak
Kırık sesli ayetler biriktirmek/miş yaşamak
Tüm dikkatimizi toparlayarak tırmanmak bir ağaca
Ve düşmemeyi dilemek sarp ve yalçın kayalıklardan
Nefes nefese kaldığımız, terimizi rüzgâra bıraktığımız
Sürgüsüz günler bekliyor kapıların ardında
Devrik mumların etrafında ölmüş böcekler
Sırtımda yılların hıncı, bakışlarımda sevda
Yalan ırmaklarını taşıyorum yıllardır sıratımda
Döngüyle sobeleniyor günler, dallarda çiçek
Yırtık dokunaçlarımın eskimiş gölgesi üşüyor uzaklarda
Bir kadın karları eritip su dolduruyor aşkın sürahilerine
Ateşi yudumluyor gönlüm, içimde sönmemiş v/ahlar
Buğuyla şiirleri karıştırıp yağmur sağıyorum günlerden
Hangi zarı atsam yeryüzüne, günlerden hep yalnızlık




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.