Keskin bakışlı bir rüzgârın yelesinde suretim
Bütün seslere kapatıp ruhumu, çoğalsam suskuda
Kolumda pranga, ruhumda aşka yürüsem hakka
Hangi masalın yaprağında ise aşk, alsam avuçlarıma
Yıkansam, paklansam çocukluğumun oyunlarıyla
Su küsermiş hoyrat rüzgâra, akıp geçtikçe zaman
Ürpertinin salıncağından bir çocuk yıldızlara bakar
Arsız korkuları besledikçe simyacılar, sesler çıldırır
Kangrenli masalların yurdunda mutluluk yok olur
Her yangın önce kendini yakar, fırtınadır misafiri
Su küsermiş hoyrat rüzgâra, akıp geçtikçe zaman
Ürpertinin salıncağından bir çocuk yıldızlara bakar
Arsız korkuları besledikçe simyacılar, sesler çıldırır
Kangrenli masalların yurdunda mutluluk yok olur
Her yangın önce kendini yakar, fırtınadır misafiri
Işıltılı nehirlerde al yanaklı kadınlar
Bileklerinde onca kayıp orman ezgisi
Yabanıl dillerinde kırık hıçkırıklar
Aşkı yatırmışlar parlak taşlar üzerine
Kaygısız bir edayla hayatı tokaçlıyorlar
Titrek ellerinde ıslak bir bez bebek
Üşümüş dudağında ölü kelebek
Karanlığı ruhuna doldurmuş adam
Koşun, şu zebaniler kan emecek!
Yargılar dinsel safsata, kanatlarımda ironi
Titrek ellerinde ıslak bir bez bebek
Üşümüş dudağında ölü kelebek
Karanlığı ruhuna doldurmuş adam
Koşun, şu zebaniler kan emecek!
Yargılar dinsel safsata, kanatlarımda ironi
Sargıyla iyileşmeyen yaraları yâre sardırır hayat
Kıymık tende arsız yataklar arar iken deniz üşür
Su yorgun dudaklarda kaygan bir kambur olur
Isırık şırası dilde kavgayla tutkuyu kavrar iken
Düş diyorlar asırlardır aşka prangalı sevgililer
Sarılmasız özlemlerle ruh bedende kavrulur iken
Kendi içine devrilmiş karanlık dehlizlerden
Işığa koşuyordu yüzlerce can
Çektikleri her nefeste panik
Attıkları her adımda ölüm ile yaşama koşan
Kiminin aklında eş, kiminde kardeş
Boynuna ip atılmış ulu ağaçlara sordum dünü
O günden bu güne hiç söylenmemiş pişmanlıklar
Hiç irdelenmemiş, biçare ve sürgit yaşanmamışlıklar
Haykırdım tüm susmalara inat, fısıltıları büyüttüm
Çocuk yüreğimin patikalarından geçerek aşka yürüdüm
Kırık parçaları yapıştırmıyor gözyaşı
Dilde hüzünlerin pastilleri erimedikçe
Hep aynı köşeleri sunuyor insana hayat
Dönenler mutlu, düşenlerin göğsünde kanıyor fıtrat
Hangi zarı atsam gökyüzüne hışımla
Yapışıyor yakama yoksul bir imbat




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.