Özü çürüyen türkülerin ömür kütüğündeyim
Derin izlerle yeşeren suretim var aynalarda
Küçücük bir kibrit kutusuna tıkılmış yüreğim
Kurtlar sofrasından kalkan itler var sokaklarda
Korkuyla büyüyor çocuklar, tatmadan sevgiyi
Kendine küskün bir yol sapağındayım
Rüzgâr koyak arıyor ılık bir sığıntıyla
Kutsanmamış hecelerimin ömrü kısa
Yanık dillerin ölümlü dünyasındayım
Çıkarsız mutlulukların gözlerinde yaş
Kudurmuş sürüler geçiyor içimden
Sıkılı yumruklarında kanlı güller
Ay utanıyor sevgisizlik turundan
Sızılar ekiyor analar ırak topraklara
Kışkırtıcı kahkahaların ışığında ölüler
Mor güller ansızın maviye dönüyor
Emsalin oluyorum gözlerindeki çocuk düşlerin yelelerine yapıştıkça
Helalin oluyorum yar, gövdendeki rüzgâr ışıltılarına gönlümü saldıkça
Yağmur gözlerinden yaşlar akıyor, ben içimdeki ovalara sular çağırdıkça
Yolum senin yolun, varlığını düşlüyorum göç bakışlarında kayboldukça
Avuçladıkça yaşamın delinmiş yelkenlerini
Yorgun bir yürek olup seriliyorum kendime
Soluğumu rüzgâr sürüklüyor çok uzaklara
Kayıp bir yıldız olup çekiliyorum derinliğime
Talanlarla anlamsızlaşan bir küredeyim, gönlümde hep sevgi
Soytarılar yakmış rezilliğin hamamını, dillerinde sefillik repliği
Kendi ruhumun aykırı masallarını yazıyorum, kalemde aşk sesi
Fermanlar yazsın hayat namıma, sevda labirentlerinde ara beni
Düşle sevişen yüreklerin koynundaki prangadır hüzün. Avuç içimizdeki yabanıl rüzgârı okşadıkça biz, kendimiz olmaktan çok ötelere solgun bir yaprakça düşeriz. Kırık aynalar ararız derin sularda çığlığımızı süzecek ve bizi kendimizden aşırıp yüzyıl sonrasına götürecek.
Acıktıkça varlığına susar içimdeki özlem
İmkânsız sevişmelerin yataklarında sitem
Balçıklar sürerim ruhumdaki izdüşümlerine
Güneşi dağlardan indirir susarım kendime
Kapatır bir el yalnızlık ışıklarımı düş sevilerime
Yine battı güneş hüzünle kaldım
Bitse de mevsimler ben seni andım
Aşkın bir alevdir ben sana yandım
Sevdan kalp mührümdür yalnız kalamam
Masallar tez biter düşler olmasa
Dizginlenemeyen yağmaların kentlerinde yürüyorum
Kabuğundan ayrılmış mevsimlerin çatılarında duman
Bir tutam sorgunun kıymığı yüreğimde, acıyor içim
Karanlık sulara değen yosunlu küreklerce çaresizim
Su harladıkça yangını, mavi bir masal demlenir tende
Bir düş fırtınasına yakalanıyor insan
Koştukça güzelliğinin içselliğine
Oturup karşına
Saatlerce seni izlemek gibi
Unutup hayata dair her şeyi
Sarılmak kadın varlığına




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.