Çoğumuz bir zamanların siyah beyaz ekranlarına geçmişimizi gömmüşüzdür.
Çoğumuz bir tadım hayalin peşinden giderek, kimi saf bir çocuk gibi hayata serpilir iken, kimi de olgun bir kişilikle çocuk yönümüzü o siyah beyaz cam ekranlarda görmüşüzdür.
Çizgi filmlerde kahramanlaştığımız, parodilerde yaşamı anlamlandığımız, dizilerde duygusal yolculuklara ışınlandığımız, filmleriyle emsalsiz bir yolculuğa uğurlandığımız o siyah beyaz dünyadan ne çabuk ayrılıp, yalan bir gerçeğe ışınlanmışız bilmiyorum.
Hayatımızın en güzel baharıydı o mevsimler. Bir evin içine misafir olarak dalıp 4-5 saatlik konukluğumuzda ev sahibi sıfatı elde ettiğimiz zoraki birliktelikler, aynı ekran karşısında geçirdiğimiz o doyumsuz birliktelikler, yayın bitince mecburi gidişlerle biçimlenen gerçekler.
Ne çok mutluymuşuz o günlerde oysa. Ne çok insan olarak yaşıyormuşuz ayırımına varamadan gelip geçirmişiz o günleri ve ne çabuk çevirmişiz o muhteşem yaşanası sayfaları.
Şimdilerde ‘dönek’ bir devrin içerisindeyiz tamamen. Nur içinde yatsın neredeyse her Türk insanının her bir filmini 10’dan fazla izlediği Kemal Sunal filmleri ile geçiyor günler. Farklı kanallarda birbiri peşi sıra yayınlanan ve hala her karesine izleyici çağıran bu filmlerle serpildi Türk halkı ve bu izlence gerçeğiyle mayalandı yıllar yılı.
yavan ve eksik bir sevişmenin
küflü dilinden sızmakta acı
su tene çarpıp dağılır ya hani
suskun derinliğimizde kanar yara
rüzgar aşk içer terli odalarda
sarhoş bir naraya sarılıp ağlar kadın
Zaman akıp giderken soylu bir su gibi
Aklım durağan bir nehir oluyor içimde
Sarsılıyorum, irkiliyorum sorular ininde
Bir şeyler kopuyor özümden, tükeniyorum
Üşümüş yüreğimi terk ediyor kış
İçimin bozkırlarında erkenci cemreler
Çağla çiçekleri açmış kıyıda köşede
Gönlümün yorgun surlarında anılar
Atlas bakışlı mevsimler hazin döngüde
Yangın müptelası gönlümün kıraçlarına düş, yeşillensin ovalarım
Umutlar sürgüne dursun katran gecelerde, iyileşsin ah yaralarım
Uykusuz gözlerime perde çek ellerinle, sona ersin artık ağlayışlarım
Tutkuları sağalım seninle birlikte, mevsimleri değiştirsin okşayışların
Hüzünlerin sıvası dökülmüş odalarında dilimizde eski bir şarkıdır yalnızlık. Nice bayramlarda içine boğulduğumuz, nice halaylarla seyrine durduğumuz o görkemli düş aynasında ararız suretimizi. Kimi hüzünle, kimi sevinçle, kimi de umutla.
Nafaka arıyordu göklerde, bulutlara değecekti sanki elleri
Umudun durgun gölleriydi daldığı, düşse parçalanacaktı
Bileklerindeki titreyişlere hükmetti bir an, korkaktı dilleri
Dudağında yarım bir ıslık, vedaydı şimşekle birlikte çakan
Acımsı bir tadımdı mutluluk, ölümdü ona derinden bakan
Sökülmüş yüreğimi dikiyor kadınlar, ellerinde sevda kınası
Kimsesiz ovalarımda düşlerin çadırını yıkmakta rüzgârlar
Avare bir yağmur duası var insanların çaresiz dillerinde
Umutların kanlı panayırlarında insanlar hep fırtına biçiyor
Sokulsam kendi yüreğime yine, kapatsam hayatın kapısını
Titrek kahırlar yürüyor bilinmeze
Bir yanım güney, diğeri kuzeye
Bitti yaşam surlarında yiğitliğim
Hülya dudağını veriyor bir şiire
Alsam şimdi sıcacık ellerini ellerimin içine
Sıradağlara diz çöktürüp gözlerine aksam
Fırdöndü bir rakkase gibi gelip geçse saatler
Ben saçlarının her teline sevdalı şiirler okusam
Sımsıkı bir sarılış olsa düşüncelerim teninde
Yalnızlığın o acı kirmeniyle nehirler gibi sana aksam
Kimlerle beraber yürüdüyseniz sizler bu yolu
Tükendi yolunuz, cehenneme çevirdiniz yurdu
Acıdı canlar, ayrıştırıldık, ötekileştirdiniz sağı, solu
Kimimiz şehit olduk, kimimiz kaybetti ayağı, kolu
Bu yol iyi değil ağa, yolunuz meçhul yolculuğu




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.