Çok evvel bir zaman içinde
Kımız bir acıydı mutluluk
Derin ırmaklardı korkusuzluğumuz
Kocaman ormanlardı kaybolduğumuz
Nice yangınlar biriktirdik biz yürekte
Gün geldi sarıldık, gün oldu darıldık
Yaşamın gönlünde hayın bir bakıştır ihanet
Aşina bir ömrün kırık basamağında sefalet
Gelinler toprağa gömerler asırlık çeyizlerini
Katıksız sevinçlerin koynunda uyur asalet
Ellerimde çürümüş bir yapraktır şimdi hayat
Düşüp şimdi tüm unutulmuşların peşine
Çocuk olmak vaktidir o kırık yeşilli kırlarda
Tonlarında korkusuzca yuvarlandığımız
Gürültüyle akan çaylarında yıkandığımız
Savaklarında kirli ayaklarımızı yıkadığımız
Arkların içinden kayıp giden çocukluğumuz
Sızılı bulutlar toplardı seni beklerken ellerim
Yosunlu taşlar biriktirirdim rüzgârla dertleşirken
Susuşunun ağırlığından usanırdı nadim yüreğim
Gözlerine her baktığımda ben, çekip giderdin
Onca kayıp ormandı aşk, hicran yarası gönlümde
Sesine peşrev çekip sokuluyorum sessizliğime
Buzla sevişen rüzgârın ayaz rahminde üşüyorum
İçime sıkışan arzuların kaçak derininde tutkular
Nazardan yıkılmış mezarlarda seni düşünüyorum
Yokluğun yeşeriyor sensizlikte şiir salkımlarımda
Dudağındaki o argın sitemlere sarılıp şimdi
Sönmemiş yangınların dehlizlerinde yürüsem
En biçare hüzünler biçer iken varlığıma zaman
Ben umarsız kırgınlıkları tıkarım en derinlerime
Dil sancıları çeker iken ruhum, geceler üşür
Gönlümüzdeki asi başkaldırıları okşadıkça hoyrat rüzgârlar
Çocuk gönlümüzün bozkırlarına apansız yağmurlar yağar
Türküler ağıt olur dillenir, şarkılar coşkulu halaylara karışır
Bulutlarla dans eder hüzünler, analar avuçlarına kınalar yakar
Asıp bir çırpıda dünlerin faili meçhul gömleğini sarı güneşe
Doğmamış bir güneşin pembe yanağından pus çaldım
Eridi içimde gökyüzü sevinç eksildi yaren bakışlarımda
Aşktı en derine attığımız yağlı kement, vakitler sus/tu
Suskun dalgaları uyandırdık birlikte derin uykularından
Gönlümde onlarca kıymık, sevdalı bir adam taşırım yürekte
Gür ormanlara değer ozan başım, âşık olurum seher yeline
Bulutlar döner başımda, sular serperim her şafakta yüzüme
Avuçlarımda saklarım sevgiyi, ‘Ah be gardaşluk, yaşamak niye çile!’
Hüzzam ezgiler çiğniyoruz dişlerimizle
Bütün köşe başlarında emanet isyanlar
Aynı gıcırtının izdüşümü ruhumuzdaki
Emanet yakarılar kavrulan dilimizdeki
Yelkovanla sevişiyor firari bir rüzgâr




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.