Yılgın bekleyişlerin satır aralarında ömür
Vedaların sığ bakışlı aynasında gözlerin
Kendine kıyılan boşlukların girdabındayım
Şarkılar sürüyorum özlemin yanık dudağına
Avuntusuz günlerden sıyrılıyor yenilgiler
Kozamda tersine devrilmiş günler biriktirdim
Yokluğa uzanan yolların satır aralarındaydım
Kendi saltanatımın kırık uzantılarında her gün
Gövdeme gömülü bıçakla ne hıçkırıklar tükettim
Elimde kristal bakışlı mutlulukların sırça kadehi
Yokluğu çizmek beyaz tuvallere
Acıyı küle batırıp ölümü düşlemek
Bir düşü gülümsetmek renklerle
Biraz keder bir o kadar da hüzünle
Yaşamı anlatmak dokunuşlarla
Dudağımın Tülbendinde Veda/ Selahattin YETGİN
Öfkemin ve küfrümün devrilmiş masalarında elv/eda
Sıcacık yüreğim kasırga nöbetlerinde sancılı ve revan
Elimden tutmasa sevgi, bir tek adım atamaz, düşerdim
Kuş uçmaz, kervan geçmez çölde kuş sütü içer iken soysuzlar
Mavisi yağmalanmış bir yaşam iniltisi var yoksul heybemde
‘Engerek duruşlu, puşt bakışlı zebaniler’ coğrafyasındayım
Yaşam balımızı da çalıyor ekmeğimizi bölüştüğümüz yobazlar
Soylu ruhumuzun saraylarında nicedir hazan, sıkılıyor yumruklar
Bütün maviler rengini aşktan sağardı, sen içime girdikçe
Arılar oğul verir, ağlamaklı resimler biçerdi yaşam tenime
Figan başkaldırılar olurdu seni özledikçe kırık yüreğimde
Kara gemiler yolcusuz kalkardı aşkın izbe limanlarından
Ölülerin vakur yalnızlığı çöreklenirdi sensizken yüreğime
Bütün denizler çığıltılı bir konserdi seni düşündüğümde
Ütopyamın düş zembereğine kurulu bir yokluktu geceler
Seni düşündükçe dizelere sığınır, dizlerin sedirim olurdu
Düşlerle iç içe sararmış irinli düşünüşlerin
Karanlık ve ıslak koridorlarında zifiri bir yağmur
Pişmanlık sularına gül yaprağı serpiyor bir kadın
Bütün ahşap kapıların zilini çalıyor âşık bir adam
Yüreğinde bitmeyen o şarkı, dudağında özlem
Umursamazlık ruletinde sevda hazin bir bekleyiş yolculuğudur
Ellerimde kocaman bir dünya, dönüyorum eksenimde yıllardır
Acı kaynıyor kemiklerimde, rotam acımış özgürlükler yurdudur
Yufka yüreğimin derinliklerinde bitimsiz savaş, sevi ordumdur
Ölüm efsunlu bir düş, yorulmuş dizlerimde yüzyıllardır aşk uyur
Birbirinden ayrılmış düşünüşlerin sözlüğünde
Yalnızlık kumpası kurulur insan yüreklerimizde
Eskimiş birlikteliklerin söğüt altı gölgeliklerinde
Yaşam kendi dirimselliğini gizler derinliklerinde
Durmaksızın incelir ömür, dağlar düze iner hızla




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.