Gül asmak vaktidir şimdi karanlığa
Utangaç bir edayla gülümseyerek aşka
Kadim bir yürek haritasıdır sendeki
Bu yüzden güvercinler gül taşır
Çok uzaklardan bana
Susma! ! !
Bu mevsim de erken söküldü uzaklardaki bağlar
Yüreğimde asırlardır aşka küskün bir adam ağlar
Sessizlik kekre fısıltı, titreyin hiddetimden ey dağlar
Adımı unutmuş nicedir sevda, anlamsız şimdi anlar
Bozkır bakışlarının yelesine gül tohumu serptim
Şeker ile su sevişir iken dudağında, bal düşü içtim
Çizdiğim bütün resimler aşktı, adın gönülde cismin
Uzat yüreğinin titreşimlerini, ben seni çok sevdim
Nar sağıyor içimde bir kadın
Göğsümün sunağında saçları
Hayal kervanları geçiyor uzaktan
Ben ipe seriyorum aşkı
Hüznümdür şakaklarımda üşüyen
Herhangi bir yalnızlık
Çığlığa karışan bir boşluk bizimkisi
Derin ırmaklara atsak şu kadrimizi
Üç beş satırlık bir şiirle ıslansak
Çocuklar koşsa yeşil otlar arasında
Böcekler korkuyla oraya buraya havalansa
Unutulmuş karalamaların yorgun koylarında bir adam
Titrek ellerinde şiir kırıntıları, günlerden yine özlem
Sağanak altında titreyen bir serçe üşümüş yüreği
Yıldız biçiyor yaralı gönlünün satır aralarına durmadan
Koşulsuz içlenişlerin o eksil kentlerinde figan nağmeler
Yangının dili üşüyor, dışarıda kar
Hicran esintileriyle geçti koca ömür
Kıymetsiz birliktelikler için yollar aştık
Gönlümüzün izbe odalarında çok ağladık
Dilimin kırgın çığlıklarında yırtılmış ağlar
Hüznümün son demini emziriyor rüzgâr
Hırçın dalgalar vuruyor aşkın sahillerine
Kendi içinde kanıyor mor entarili dağlar
Efkârım oldu mutluluk gönül kefemde
Derin uykulara sarılmadan evvel
Bir düşün kapısından geçer gölgemiz
Dilimizdeki buruk bir tat olur hecemiz
Sessizlik, bazen asi bir çağlayanı çağrıştırır
Çağıldadıkça sefil yokluklar içimizde
Renkler dans eder yorgun yüreğimizde
Düşle sevişen yüreklerin koynundaki prangadır hüzün. Avuç içimizdeki yabanıl rüzgârı okşadıkça biz, kendimiz olmaktan çok ötelere solgun bir yaprakça düşeriz. Kırık aynalar ararız derin sularda çığlığımızı süzecek ve bizi kendimizden aşırıp yüzyıl sonrasına götürecek.
Devrilmiş bir günün ekseninde bağdaş kurup otursam diyorum kendimle baş başa kalınca. İnsanlar derme çatma kulübelerine öteberi taşır iken, ben yüzyıl sonralarına gidecek bir geminin saklanma odalarına atıp kendimi okyanuslar aşıp, yeni çehreler görmek istiyorum. O bıkkın bedenimin gölgesinde geceleyip, değişken iklimlerin gizemli coğrafyasında terlemek istiyorum.
Nicedir unuttum masal dinlemeyi. Nicedir kendi kabımdan içtiğim sularda izledim asık yüzümü ve bir başınalığımı. Kaygılar sağıp, hüzünler astım kuru dallara. İltica güneşler geçirdim bekleyişlerin kanlı tülbendinden. Kıyım sesler çoğalttım gönlümün derinliklerinde ve kendime her yüzümü dönüşümde nefessiz kaldım.




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.