Kendi çürüğüne ilmekli bir düğümüm ben
Göğsümün ıslak kayalıklarında iltica halaylar
Suretim kendi raksıyla dans ediyor derinlerde
Ruhumun sunağında kıskanç bakışlı masallar
Tüneller oyup bütün yaşanmamışlıklara
Sisler arasından gelip geçiyor yorgun gölgem
Simli gözyaşlarımdan gün fısıltıları sızıyor
Kayalara vurup kırılıyor ceviz kabuğu yüreğim
Yolcusuz gemilerle ben fısıltı koylarına gidiyorum
Başımın üzerinde delirmiş bir vaha şimdi gökyüzü
Kimliği yüreğinden yırtılmış bir şair siluetim
Ruhumun ulu mahyasında asırlık çınarlar
Taşla oyulmuş anlar göğsümün kafesinde
Sırrımın omuzlarından kayıyor çocuklar
Okşanmamış yüzümün yokuşunda sular
Yamalı bir düştü, sona erdi çocukluğum
Yürek kendi içinde yitirdiklerini arar bir gün
Sancılı vakitlerce sarılır bir düşün yumağına
Aşk kayıp bir yıldızdır, gölgeleri çiğner çocuklar
Unuturuz dünleri, uçurtmalarımızı yel götürür
Tenimizdeki isterik sızılar büyüdükçe vakit kısalır
Yanık, sığ bir denizde kimliğimi arıyorum
Ak kâğıtlarda rakkase bir aşk şimdi hüzün
Ritmini yitirmiş acılar coğrafyasındayım
Yazgımın alnındaki derin pullarda hüsran
Gönlümün bordasında imlasız elemler
Mavi aynalarına baktıkça ben aşkın ve sevdanın
Renkleri gönlüme saplanan başaklar yürür yüreğimde
Bir ney sesi dolar içime, tutkular senfoniye dönüşür
Gözlerinin enginlerinde kaybolur, yiterim derinliğimde
Devrilsem kucağına üşümüş bir çocuk gibi ansızın
Yorgun ruhumun korkulara sarıldığı anların halaylarındayım
Dağınık gönlümde aşk alabora, yaşamın tam merkezindeyim
Solgun bakışlarıma kırık dökük anılar, mevsimlerin sonundayım
Susmuyor içimdeki yetim şiirler, kundaksız sevilerin seherindeyim
Suskunluk telveli insanları taşıyor tramvaylar, yorgun yüzlerde kırık parçalar. Durmaksızın ilerleyen anların raylarında eskimiş aşınmışlıklar. Aynı yer, aynı duraklardan geçiyorum, bir dolu, bir boş koltuklar. Kapılar açılıp kapanıyor umuda heyhat, kaybolan günlerin terkisinde kimi mutlu, kimi de mutsuz insanlar.
Eksenini arayan sözlerin lavları, aşka düşer sonunda
Kırık bir yürek testisi olur o an dudağımızda damla
İçsel birlikteliklerin fiyakalı iklimlerini bekler aşk
Ruhumuza ilişen sevginin kapılarını hep aşka açarak
Suskun, kendine pus, hayata küs düşlerin satır aralarında iltica devrilişler biriktiriyorum, yüreğimde onlarca nasır. Kırık masallar biriktiriyorum sarı günlüklerde, dudağımda kir, ellerimde aşka ait bir safir. Dalgayla ovuyorum gönlümü, sular yanıyor içimde, saçlarımda yorgun ahir. Sevdanın raylarında sana geliyorum, tenimin sahralarında mevsim hep kahır.
‘Kocaman bir yumruk iken yürekte şiir, söz avare çocukça salınır şairin kaleminde. O hıçkırık travmasını alıp avuçlarına doğrulur kendi içinde, sıyrılır hüznünden bir anlığına. Ve bakar usulca ardına, ardında firari bir rüzgârdır, hiç bitiremediği yangınlar’…
Kuşkuyu emziriyor puşt bakışlı gece
Sırrın açık yakasında kirli bir avlu
Tam ortadan parçalanıyor bedenim
Aşkı gizliyorum ıslak kanatlarımda
Başa sarılamayan anların uçuk dudağında çığlık
Renklerin donuk bakışlarıyla süzüyorum vakitleri
Nefreti bölüşüyor çocuklar gönlüme dar sokaklarda
İncecik bir perdenin ardından bakmakta bana aşk
Dilimin sevinç kurnalarından sular dökülüyor tenime




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.