Biriktirilmiş sevgi sözlerimizin içsel karalamalarında
Her sevda umuda kundaklamadır yalnız bir bedeni
Her aşk olmazlığa ve özleme yürümektir aslında
Gönlümüzün derin hazlar aradığı bal kovanlarında
Sevda buruk tadılır çoğu kez, sokuluruz yalnızlığımıza
Düşün küflü kalburundan umut geçiriyorum
Hızla tükenen günlerin gergefinde iç çekişler
Zincirlerim suyu özlüyor ben seni düşündükçe
Birbirinden ayrılan tozlu yollar kesiştikçe aşkta
Sen eğersiz bir yılkıyla düşlerde bana geliyorsun
Uzakta, çok uzaklarda
Yaşlı bir ay ışığının altında
Orman bakışlı insanlar arasında
Senden söz ediyorum yıldızlara
Eski bir şarkının notaları dilimde
Mutluluğun sarhoşuyum oralarda
Eylemsiz bakışlarının dizgininde ıtri bir gülüştür aşk
Eskimiş yoksullukların dergâhında günahsız yolcular
İhanetin yoz postuna oturmuş ulemanın yalakaları
Şarap testisinde gül resmi, aynalarda yalancı yalnızlık
Kaybolsak bir an dünya sahnesinde, çıkınımızda sevgi
Hayra yorulmayacak rüyalar tıkıp yoksul yüreğimize
Çok uzaklardaki anların birine yürümek vakti seninle
Satılık düşlerin saraylarında geceler sarınarak tene
Bir tutam yaşamak hazzı sürmek uçuklu dudağımıza
Gözyaşı kazanlarında yıkandıkça biz, gökyüzü öfke kusar
Kırık iç çekişlerin sundurmasında
Ellerinde yeni doğmuş çiçeklerle
Bir yalnızlık çizgisine yürüyorsun
Gözlerinde isli bir ışık, avuçlarında alev
Umarsız kelimeler dikip dağın öte yakasına
Kalbinin ritimlerini sonsuzluğa sürüyorsun
Dışarıda kar ayazı, içeride sıcak
Ve odanın koyu gölgesinde sen
Sıcacık bir ürperti sırtında, ellerinde ayaz
Dalından kopmuş meyveler gibi bak toprağa
Yuvarlandıkça biraz çocuk, biraz haylaz
Ne dökülürse dökülsün dilinden yârim
‘Bütün günler senin olsun’ demiştin bir gün
Hırçın dalgalar gibi sokulup yüreğime ansızın
Hem gecelerimde, hem de gündüzlerimde
Vazgeçilmez alışkanlığım oluvermiştin yar!
Uçurummuş bakışların, b/aktıkça gözlerine yittim
İçinden sırrı sökülmüş erdemin talanı var meydanlarda
Acıyan yerlerimizin sessizliğini ovuyor zılgıt öfkeler
Apansız bir oyunun ne ilk, ne de son temsilidir bu
Anlam kendine kırgın, ben sorular içinde üşüyorum
İhdas fakiri insanlar yollarda, sevgiler kurak çöller gibi
Öfkeli yankıların terli kelepçesinde k/an
Kükreyen dillerin koynunda Azrail ıslığı
Kendi türkülerini söyler iken insanlar
Bir can/i çeker pimi, parçalanır kuşlar
O sağanak öfkelerin koynuna girmiş ölüm




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.