Kendi içine devrilmiş karanlık dehlizlerden
Işığa koşuyordu yüzlerce can
Çektikleri her nefeste panik
Attıkları her adımda ölüm ile yaşama koşan
Kiminin aklında eş, kiminde kardeş
Boynuna ip atılmış ulu ağaçlara sordum dünü
O günden bu güne hiç söylenmemiş pişmanlıklar
Hiç irdelenmemiş, biçare ve sürgit yaşanmamışlıklar
Haykırdım tüm susmalara inat, fısıltıları büyüttüm
Çocuk yüreğimin patikalarından geçerek aşka yürüdüm
Kırık parçaları yapıştırmıyor gözyaşı
Dilde hüzünlerin pastilleri erimedikçe
Hep aynı köşeleri sunuyor insana hayat
Dönenler mutlu, düşenlerin göğsünde kanıyor fıtrat
Hangi zarı atsam gökyüzüne hışımla
Yapışıyor yakama yoksul bir imbat
Gidilmeyen tek yolculuk, varılan gönlünün ülkesinden dönüştür
Kırılmış nice yüreklerde mağrur bir aşkı büyütmek ise çok zordur
Yaşamak dediğin, sudan yana akmak, sudan çıkmamaktır ey sevgili
Aşk, hiç çözülememiş bir muamma, onun da yağmur gibi vardır düşleri
Sevdanın gelgitlerinde bir koy arıyorum sığınacak. Bu fırtınalar çok yaman gülüm, ben senin ülkene sığınmak istiyorum.
Derin uykulardan sarsılıyor insanlar
Gök kendi kabına sığmayan bir deniz
Kahırlı çarpmalarla boşalıyor sular
Sıcacık yataklarda korkulu dualar
Birleşiyor zamanın çubukları dilde
Kuşlar ıslak yuvalarında mahpus
Islak adımlarımda kaldırım ezginliği
Dudağımda üşümüş bir ıslık
Düş ekiyor insanlar gök gürledikçe
Kendi patikalarını aşarak toprağa
Ruhumda eskimiş şarkılar
Loş bir yalnızlık davası aslında bizimkisi
O yorgun ışığa uçuşan gece çiçekleri gibi
Rutubetli defter sayfalarında saklanan
Rengine âşık olduğumuz menekşelerce
Kokusuna müptela olduğumuz çiçekler gibi
Kıyılarına sevdalı nehirlerce başıboş akan
Dün ile bugünü kıyaslamak bir nefeste.
Her insan gücü yettiğince, usu aldığınca bir mukayese dünyasında neler olup bittiğinin hesabını ah bir defalığına yapıverse.
Dünlerin o derin girdaplarından çıkıp bu günlere sürükleniş masalı belki de hayat.
Mesafeler boyu bizimle bu yolculuğa çıkanlar. Kimi sevdiğimiz, kimi bağlarını taşıdığımız ve eninde sonunda kendimizden önce yitirdiklerimiz.
Bu günlere gelmek kolay olmadı elbet. Ne hendekler aştık. Ne zorlukları atlattık ve ne badirelerin içerisinden sağ çıkarak insan kimliğimizi en başköşeye gururla astık.
Kimimiz hancı oldu, kimimiz yolcu bu kocaman coğrafyada. Hancılar yolcuları ağırladı, ağırladığınca kazandı, yolcular gece gündüz yol aldı ve bir gün baktı ki ardına, sadece ve sadece bir karınca boyu yol aldı.
Yarayı okşadıkça kuru ayaz
Ellerine kapanırdım acının
Dilinde c'an bulurdu vakit
Ben gözlerinin içinde susardım
Işıtırdı aşkla bütün karanlığı
Eksenini arayan sözlerin lavları, aşka düşer sonunda
Kırık bir yürek testisi olur o an dudağımızda damla
İçsel birlikteliklerin fiyakalı iklimlerini bekler aşk
Ruhumuza ilişen sevginin kapılarını hep aşka açarak
Suskun, kendine pus, hayata küs düşlerin satır aralarında iltica devrilişler biriktiriyorum, yüreğimde onlarca nasır. Kırık masallar biriktiriyorum sarı günlüklerde, dudağımda kir, ellerimde aşka ait bir safir. Dalgayla ovuyorum gönlümü, sular yanıyor içimde, saçlarımda yorgun ahir. Sevdanın raylarında sana geliyorum, tenimin sahralarında mevsim hep kahır.




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.