Zaman akıp giderken soylu bir su gibi
Aklım durağan bir nehir oluyor içimde
Sarsılıyorum, irkiliyorum sorular ininde
Bir şeyler kopuyor özümden, tükeniyorum
Alsam şimdi sıcacık ellerini ellerimin içine
Sıradağlara diz çöktürüp gözlerine aksam
Fırdöndü bir rakkase gibi gelip geçse saatler
Ben saçlarının her teline sevdalı şiirler okusam
Sımsıkı bir sarılış olsa düşüncelerim teninde
Yalnızlığın o acı kirmeniyle nehirler gibi sana aksam
Acının dalına nasıl tüneyeceğimi öğretti bana kuş
‘En yakındaki dala’ dedi içimdeki bir çocuğun sesi
‘En uzağa’ dedi o kuş, ‘kendimden de mi uzağa’!
‘Evet’ dedi. ‘Kendi gölgenden bile çok uzağa’
Mıhlıydı içimde derin bir korku, çekti gitti uzağa
Yanık sırtında dolaşıyorum geceyle gündüzü
Ayaklarımda yalım nasırlar, ellerimde kir
Birbirinden ayrılmış bağlarda eksik düşüm
Gökyüzü/m kıyam/ediyor ihanetin raksına
İncinmiş tenlerin kuytularında üşüyor şiir
Kırık dönencesinde t/utkunun
Uyuşuk bir ritim sokulur/du içimize
Birikir/di gülüşlerimiz derinlerimizde
Üşümüş bir ay döner iken üzerimizde
Kirli yürekler bozgun avında
Çocuk ellerimde kan kokusu
Dizlerimde çamur kırıntısı
Acıları biriktiriyor analar
Hiçliğin sesini duyuyorum
Yeşil ırmakları kucaklayan kollarında kocaman bir güneş
Çiçeğe duran taşları öpen dudağında demli bir yalnızlık
Nice düşleri örtmüşsün gönlüne, ruhunda derin ağıtlar
Kanadına tutunup ülkene varsam, çoğalır mı baharlar!
‘Her darılış birbirimize yeniden acıkıştı. Aşkın kıyametleri kopuyordu çok uzak bir yıldız koyağında. İşte öylesi anlarda yaşama sarılmak ve tenlerimize dokunmak bize kıskanç bir bakıştı’.
Kaygusuz bir çocukluk kavgası gibi masum ve asildi özlem
Üst üste istiflenmiş acıların yorgun halatlarını taşıyan güçtük
Geceyi aydınlatan bir ışık huzmesi, karanlıkta uçuşan kıvılcım
Sarayda kuzu çevirme
Kokusu garibana gider
Tavuklar gripten heder
Mangalı görünce titrer
Acılar ruhsatsız bir liman
Örselenmiş yalnızlıkların tabakasında kış güneşi
Dilimde madımak yangınlar
Ritmik kulaçlar atıyorum kendimden çok uzaklara
Gönlümde doyumsuz anılar
Bir ömrün saatini sattım yalanın mezatlarında
Nur topu sevinçleri sarmaladım




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.