Bir demir atma yalnızlığıdır kim bilir, o uzak ve derin sularımızdaki
O kanlı ırmaklarımızda saldığımız kâğıttan gemilerdir, düş taşıyan
Minik avuçlarımızdaki iniltili çakıl taşları gibi kendi ahdımızın ışımasıdır
Kim bilir, belki de en yaşanası ve destansı aşkların hicaz mührüdür
Yalınayak yürüdüğümüz düş bahçelerinde, yüreğimizde taşıdığımız yağız aşklardır
Ezgin göğsümüzdeki korkularımızı astığımız ibrişim düğmeli sevda mintanıdır
Tekrarı olmayan anların rengini arıyorum ruhumda
Siyah beyaz dünlerin çerçevelerinde yalnızlık
Hayatı teğet geçen aldanışların kollarındayım
Göçmen bir bakışla senden uzakları izliyorum
Asla doyurulamayan ruhumuzda hep intizar
Her sabah sana akan ırmakların kollarına atarım kendimi
Yanık tenli çocukları kaldırırız masum ve saf uykularından
En bildik sancımdır seni sevmek, sevdikçe sana kanarım
Sen benim gönlümdeki mahpusluk, yüreğimdeki prangamsın
Özlemlerle sallanan bu yeryüzü beşiğinde, ben aşka uyurum
Suskumun alacakaranlığında çürümüş bir darağacı
Tükenen dostlukların zarlarını atıyorum gökyüzüne
Bulutlar indiriyorum kirlenmiş göklerden sevdamla
Gecikmiş bir aşkın sureti var şimdi utangaç yüzümde
Çatlamış dudağımda üzünçlü bir güldür şimdi aşk
Yenilenmiş bir düşün aymazında yitmek şimdi
Sabır halkalarından sıyrılıp aralamak dudağını
Kahrımı emdirmek dişlenmiş tüm tutkularına
Hazzımın kalburundan akmak en derinlerine
Çözülsün ellerimiz yağmur sonrası aşk kokusuyla
Uzanıp avuçlarına
Yürümek raylarında
Ömrün bittiği yere dek yürüyerek
Bulutlara yükselmek kanatlarınla
Ah kelebek!
Hangi ressamın fırçası çizdi seni!
Bir başka düşün sarılışıdır şu an içimdeki,
Yalın bir rüzgâr gibi üşütse de bedenimi ve benliğimi
Sensin bunun nedeni
Ne unuttu isem söylenecek ve söyleyemediğim,
Adındır, şanındır, varlığındır.
Köpüklü bir sabah kahvesi gibi
Satılık gecelerin derin göğsünde haram uyku
Terli gövdelerimizin hicazında kum fırtınaları
Sisler yağmurunu taşıyor kurak topraklarıma
Yüzün gönlümdeki can kırıklarını okşuyor
Huzura su serpiyor yaşlı bir kadın düşümde
Gönlümün gurbetinde, özlemin son nefeste
Yolum senin yolundur, aştım ben kaf dağından
Yandım sana yıllarca, ruhumdaki kafeste
Söyle yağmura aşkım, öpmesin dudağından
Kanadıkça içimde, çoğaldım hep sevginle
Esmer yalnızlıklar peronunda yorgun bir adam
Özlemin gökkuşağına salıncak kurmuş bir kadın
Renklerin sesinden öpüyor uzaktaki çocuklar
Umutların satır aralarında üşüyor yaşlı dağlar
Gençliğinin kırıntılarını topluyor hüzünle insanlar
Siyah beyaz anıların perdelerini çekiyorlar yarına




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.