Yüreğinin paslı güvertesinde seni bekliyorum
Bedenimde iyot kırıkları
Ruhumda mahşerin yangınları
Unutulmuş bir şarkı
Bir köşeye fırlatılmış kayıklar gibi gönlüm
Kamaramda solgun bir resim
Kartal kanadına yuva yapmış karınca
El kapılarında sekiz mevsimin çığlığı
Çağları kırık küreklerle geçiyor adam
Nasırlı avuçlarında asırlık aşkların izi
Yıldız kırpıyor çok uzaklarda bir kadın
Gecenin çıkrığını avuçluyor aşksız bir adam
Gönlümün terli nabzını okşar iken bir kadın
Yunusun heybesindeki küflü ekmekse aşk
Hangi yağmurun öznesinden açar çiçekler!
Acının şerha dilinde kangren bir yara ömür
Yarının cenderesinden su içiyor çocuklar
Sonsuzluğa ağıt yakıyor eli kınalı kadınlar
Terk edilen kentlerde ağlıyor bak rüzgâr
Nehirlerde kan, denizlerde yosun olsam
Üşüyen yüreğimi şimdi nerelerde ısıtsam!
Hep efsunlu bakıyordu bilge gözlerin
Damıtılmış mutlulukların gölgeliğiydi aşk
Şarap sağardın geceleri, düşle karışık
Yosun bekası gözlerin ışırdı uzak çöllerden
Ben yoklukla tokluğu değiş tokuş ederdim
Bir yorgunluk telvesi gibi sığardım içine
Solgun seslerin deri askısında
Eskimiş yüzlü bir adamdı an
Aşk düğümlenirdi bakışlarında
Yorgun usunda zılgıt düğünler
Don tutmuş gecede eşkıya zemheri
Arsız bir ayaz yalpası olurdu gün, unutulmaz mevsimlerin yorgun vakitlerinden ve terli bileklerimden sızan umutla ruhum tuşlara dokundukça.../
Yılgın adımlarımın tozları birikirdi gönül arşivlerimde, yaşamak bir karış umut, üç-beş yudum suydu, ben kurşunlara yürek sevilerimi nakşettikçe…/
Çatıya başıboş yağmurun sesi düşer, ben kocaman odalarda üşürdüm, yapayalnızlığımın kıymıklarını ördek sobalara atarak gönlümün hicazını sevinçle bölüştükçe.../
Kocaman bir yalnızlık haresi göğsümde
Can evimde kaygıyla sevişiyor düşler
Süzülsem çürümüş peteklerden aşkla
Gururum suskuyu emer mi ömrümden!
Arşınlara böldüm nicedir ben unutuluşu
Tüm suskuların gümüş bakışlı eğerinde tanrısal bir bakış vardır
Kendi içine soyunmuş bir denizin kristal surlarından aşağıya bakar bir kadın
Usulca toprağı eşeler bir at, toynaklarını baharlarla bileyler
Ve renk cümbüşü içerisinde akıp giden bir ömür ruhumuzda gülümser...
Figürler dans ederken sarı yapraklı kırlarda, şelaleler dökülür saçlarından
Kendi masalımızın o büyülü ütopyasında
Gözyaşıyla sulanan sözcüklerin fırtınasında
Yalnızlıktır devrildiğimiz şu ömür musallasında
Kıyım bir gülücüğün yazgıları dökülür dilimizden
Ellerimde hala kına kokusu, sevda duçardır sevgili




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.