Zaman
Biletsiz bir yolculuk sevinci
Hüznün zarflarını dillemek gibi
Gel/gitlere uçar beyaz güvercinler
Bir yudum suya inerler derelere
Uçurtma uçurur iken mutludur çocuklar
Firari karanlıkların satır arasındayız
Islak şiirler konuşuyor mor gecelerde
Son yudumunu alıyor kadın tütünden
Kül gri bir heceye savruluyor üşengeç
Ben sensizliğe gidiyorum kendimden
Hüzünlere dayayıp şu yorgun başımı
O derin boşlukta yitmek istiyorum
Yarım sözcükleri ıslatıp dilimle
Kanatlarımı sağa sola vurmak istiyorum
Aldırma gözlerimin doluluğuna
Gönlümün gurbetinde, özlemin son nefeste
Yolum senin yolundur, aştım ben kaf dağından
Yandım sana yıllarca, ruhumdaki kafeste
Söyle yağmura aşkım, öpmesin dudağından
Kanadıkça içimde, çoğaldım hep sevginle
Esmer yalnızlıklar peronunda yorgun bir adam
Özlemin gökkuşağına salıncak kurmuş bir kadın
Renklerin sesinden öpüyor uzaktaki çocuklar
Umutların satır aralarında üşüyor yaşlı dağlar
Gençliğinin kırıntılarını topluyor hüzünle insanlar
Siyah beyaz anıların perdelerini çekiyorlar yarına
Devrildikçe ruhumun yorgunluğuna, düşe sarılır sancım
Ayrı sarılışların ıslak yataklarında, ben kokuna sarılırım
Dönerim her kirpiğime değişte kendime, tükenir saatler
Birbirinden ayrı kürekler gibi, dökerim sevgimi sulara
Sözcüklerin ılıman limanından girince aşk ansızın ruha
Yaz ışıltılarıyla gülümseyen yüzünde soluklanıp, şimdi bir yılkı atına binip uzağa gitmek vardı
En güzel sözlerle yaslanıp kadın varlığına, tutkuların hırçın denizinde aşka kulaçlar atmaktı
Ellerinin sıcacık iklimlerine sokulup, yaşamak yüreğinin çardağında bağdaş kurup oturmaktı
Lime lime etsen de gönlümü, ateşlere atsan da bedenimi, seninle bozkırlara uzanmak vardı
Mutluluğun mor bakışlı dağlarında eylemlere durup, seni sevmek, ruhumu aşkla doyurmaktı
Sürgün gecelerden söküp aldım adını, attım karanlık denizlere
Kudurmuş balıklar gibiydi hayat, parçalandı kederler göğsümde
Öksüz öfkemin surlarını aşamadı aşk, tutundukça ben özlemine
Sensizliğin şiirleriydi hep yazdığım, dağıttım bezirgân düşlerimle
Güneşin uzağında bir küre iken bu derya
İnsana artık dar gelir olmuş bu dünya
Kıymık atmışız en yakın komşumuza
Kan içmişiz kumpaslı tezgâhlardan
Uzaklaşmışız bir anda kıvançlardan.
Kasımpatıları hoyrat eliyle okşuyor rüzgâr
Terli bir mevsimin aykırı anıları ardımda
Biraz mahcup bir edayla yürüyorum aşka
Hüzün dilimdeki o kırık ezgi, üşüyorum
Irak düşlere yol alan boyalı gemilerle ben




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.