Günlerin kaydırağından inerken düze, bir çivi çakılır narin yüreğimize
Gerçekle düş arası bir yalnızlık torbasıdır gönlümüzdeki, kapılırız düşe
Sesler çoğalır içimizde, telaşla sorarız ‘günlerden ne’ diye takvimlere!
An hüzün, içimizdeki yalnızlık zilidir, çaldıkça gülümseriz yiten günlere
Hangi yanardağın artığı gönlümdeki dağlar, kuşların çığlığı var pencerede
Yüreğimin ş/aşkın taşkınında kurumuş orm/anlar
Kıyıda köşede kekre yalnızlık, unutulmuş ağaçlar
Sesimi içimde tutuyorum, ruhumda günsüz acılar
Say ki hiç yaşamadım, bir var, bir yokmuş anılar
Hüzünlerin o ırak istasyonlarında eskimiş yüzüm
Gecenin karanlığından bir yudum alıp
Yitik seslerin üstünü örtüyor kadın
Gözyaşlarını seviştiriyor yalnızlığıyla
Kayıp giden yıldızlar gibi geride yıllar
Hangi sesin peşinden gitse de ayrılık
‘Gel’ diyor içindeki o ses apansız
Yorgun ırmaklar gibi durgun gönlüm
Güneşin kahırlı sızısı var yüreğimde
Islak peteklerime kahrı taşıyor arılar
Ben aşk polenleri serpiyorum evrene
Yangın ilmeğinde hicaz bir aldanış an
O dingin söz arasında bakışların, eksilen günü biçerdi hayat eksenimize, dışarıda yağmur serpintisi, havada ayaz.
Sırlar dökülürdü dudaklarından, satır arasındaki kelimeler bir martının çığlıklarına karışır, sözlere dönüşürdü haz.
Tadımlık mutlulukların yanık sularında bakışlarım resmini örselerdi, dudaklarımızdan dökülürdü harelenmiş bir yaz.
Kısacık anların sevinç molalarıyla devrilirdik düşlerimizin gölgeliğine, avuç içlerimizde kanardı aşk denilen hicaz...
Dingin suları okşadıkça gecenin eli, kıyılır taşın yüreği. Yarayı sabır iyileştirir, sargıyı öper usulca yârin sesi. Devrilmiş günlerin kayıplarını biriktirir bir adam uzak kentlerde, düşürmez elinden kalemi. Sevda kırık bir saz gömleği, düşler tarlasında yeşeren aşk çiçeği. Dünlerin kalıplarını kırıp attım denizlere, mutluluk yosun gözlerinin yanık yolcu şerbeti.
Dışımda haylaz günlerin hıçkırığı tüterken
Ben sancıyla karıncalanan kolumu ovuyorum
Renklerin alaca şafağından önce esniyor gece
Kalburüstü odalarda ben düşleri sayıyorum
Sabrımın derinliklerinde erteli şiir sancıları
Yalnızlığın atmosferinde aşkı soluyorum
GİN
Üşengeç yarınların gölgesi c/anımda
Vuslatla sevişen çiçek poleni var sularda
Ellerimi açıp gökyüzümden aşkı içiyorum
O ahi rahmetin huzuru doluyor ruhuma
Her susku, yangınları sağardı repliği yitik anlardan
Suskular aydınlığı bölüşürken yorgun gözbebeklerinde
Sen terli avuçlarımda ansızın üşürdün
Duru bir göl, ya da sakin bir denizin yanında uzanıp
Dalgayla restleşmekti bakışların, umursamazlığı deviren
Az sonra patlayacak bir fırtınaya hükmedip
Şaşkın yakarılar biriktirmiş bana yaşam
Ruhum sevinçli bir anın kilitli sandığında
Coşkumun ayak seslerini duydum uzaktan
An donakaldı, yılgın seneler çıktı bohçadan
Eskimiş kapıdan usulca girdi sevdalı bir gölge
Soylu s/özleşmelerin iltica sevişmeleri usumda
Z/amansız ve tersine akan nehirler var içimde
İmk/ansız gülümseyişlerin penceresinde yalnızlık
Anl/at hadi, yarınların kirli maskesini sarı sulara
Büyülü gözlerinin derinliklerinde eskimeyen ninniler




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.