Selahattin Yetgin Şiirleri - Şair Selaha ...

Selahattin Yetgin

Hayra yorulmayacak rüyalar tıkıp yoksul yüreğimize
Çok uzaklardaki anların birine yürümek vakti seninle
Satılık düşlerin saraylarında geceler sarınarak tene
Bir tutam yaşamak hazzı sürmek uçuklu dudağımıza

Gözyaşı kazanlarında yıkandıkça biz, gökyüzü öfke kusar

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Solgun bulutlar geçiyor yurdumdan
Mor şakaklarında kurşun yarası
Eskimiş ağıtlar yakıyor kadınlar
Ellerinde ölümün soğuk kınası

Dağların etekleri gözü yaşlı bir kız

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Biriktirilmiş sevgi sözlerimizin içsel karalamalarında
Her sevda umuda kundaklamadır yalnız bir bedeni
Her aşk olmazlığa ve özleme yürümektir aslında
Gönlümüzün derin hazlar aradığı bal kovanlarında
Sevda buruk tadılır çoğu kez, sokuluruz yalnızlığımıza

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Düşün küflü kalburundan umut geçiriyorum
Hızla tükenen günlerin gergefinde iç çekişler
Zincirlerim suyu özlüyor ben seni düşündükçe
Birbirinden ayrılan tozlu yollar kesiştikçe aşkta
Sen eğersiz bir yılkıyla düşlerde bana geliyorsun

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Loş bir yalnızlık davası aslında bizimkisi
O yorgun ışığa uçuşan gece çiçekleri gibi
Rutubetli defter sayfalarında saklanan
Rengine âşık olduğumuz menekşelerce
Kokusuna müptela olduğumuz çiçekler gibi
Kıyılarına sevdalı nehirlerce başıboş akan

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Dün ile bugünü kıyaslamak bir nefeste.
Her insan gücü yettiğince, usu aldığınca bir mukayese dünyasında neler olup bittiğinin hesabını ah bir defalığına yapıverse.
Dünlerin o derin girdaplarından çıkıp bu günlere sürükleniş masalı belki de hayat.
Mesafeler boyu bizimle bu yolculuğa çıkanlar. Kimi sevdiğimiz, kimi bağlarını taşıdığımız ve eninde sonunda kendimizden önce yitirdiklerimiz.
Bu günlere gelmek kolay olmadı elbet. Ne hendekler aştık. Ne zorlukları atlattık ve ne badirelerin içerisinden sağ çıkarak insan kimliğimizi en başköşeye gururla astık.
Kimimiz hancı oldu, kimimiz yolcu bu kocaman coğrafyada. Hancılar yolcuları ağırladı, ağırladığınca kazandı, yolcular gece gündüz yol aldı ve bir gün baktı ki ardına, sadece ve sadece bir karınca boyu yol aldı.

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

‘Bütün günler senin olsun’ demiştin bir gün
Hırçın dalgalar gibi sokulup yüreğime ansızın
Hem gecelerimde, hem de gündüzlerimde
Vazgeçilmez alışkanlığım oluvermiştin yar!

Uçurummuş bakışların, b/aktıkça gözlerine yittim

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Dışarıda kar ayazı, içeride sıcak
Ve odanın koyu gölgesinde sen
Sıcacık bir ürperti sırtında, ellerinde ayaz
Dalından kopmuş meyveler gibi bak toprağa
Yuvarlandıkça biraz çocuk, biraz haylaz
Ne dökülürse dökülsün dilinden yârim

Devamını Oku
Selahattin Yetgin


‘Tüm Babalara…’

Silkinip bir an kimsesizliğimden, tutundum ellerine
Gürül gürül akan sularca aktım, sokuldum dünlere
Yönsüz bir geçmişin sırlarını araladım, ah ıslandım

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

İçinden sırrı sökülmüş erdemin talanı var meydanlarda
Acıyan yerlerimizin sessizliğini ovuyor zılgıt öfkeler
Apansız bir oyunun ne ilk, ne de son temsilidir bu
Anlam kendine kırgın, ben sorular içinde üşüyorum

İhdas fakiri insanlar yollarda, sevgiler kurak çöller gibi

Devamını Oku