Maltızla harlanan mutlulukların
En koyu demi boşalırdı bardaklara
Ardından karışırdık eski günlere
Dudakta tebessüm
Ruhta coşku
Otakta an
Bedelsiz bir sarhoşluk usumun kaldırımlarında
Hüzünle sınırları çizilen pişmanlıklar cebimde
Biçare haykırılarım gecenin perdelerini öpmekte
Alaca bir şafağın pembe dudağından öpüyor an
Her başlangıç, meçhule giden bir yolmuş, anladık
Kimimiz Leyla, kimimiz Mecnunduk, aşkı tatmadık
Gecenin bir yarısı uyandık çığlığa, ne oldu anlamadık
Üşütürmüş ölüm, yandım anne, uyuduk, uyanamadık
Dağladı zalim felek çocuk yüreğimi, yaktı kül etti
Sürgüsüz günler bekliyor kapıların ardında
Devrik mumların etrafında ölmüş böcekler
Sırtımda yılların hıncı, bakışlarımda sevda
Yalan ırmaklarını taşıyorum yıllardır sıratımda
Döngüyle sobeleniyor günler, dallarda çiçek
Yırtık dokunaçlarımın eskimiş gölgesi üşüyor uzaklarda
Bir kadın karları eritip su dolduruyor aşkın sürahilerine
Ateşi yudumluyor gönlüm, içimde sönmemiş v/ahlar
Buğuyla şiirleri karıştırıp yağmur sağıyorum günlerden
Hangi zarı atsam yeryüzüne, günlerden hep yalnızlık
O pelerinli gecenin özgür bakışları özlediğim
Gençliğini ardında bırakan insanların hüznü
Özgür seyirlerle kendimizden geçtiğimiz anlar
Usumuzun yapışkan sarsılışları sözünü ettiğim
Yenilgiler besler tohumu, çiçekte üşür bazen arı
Ne çok iç sesidir damarlarımı dolaşıp
Seven ruhumu perişan eden
Ne özel bir duygudur yüreğimdeki konukluğun
Sesinin kilometrelerine tutunarak
Yüreğinin farklı coğrafyalarını dolaşmak
Ve sen içimde olduğun anlarda
Uzun kanatlarına kapılıp yaşamın
Bulut toplamak zamanıdır şimdi
En güzel düşünüşlerin yaylı koltuğunda
Vakit sevginin yanaklarını okşamak
Ve her şeye karşın o çelişkili hayatı anlamak vakti
İnsan kalabalığı dağılır iken yuvalarına
Çığlık... Kendi sarayını yıkan kumdan bir düşün içsel sarsıntısı...
Hüzün... Savruk yaşamın içindeki yolculuk, bir kayboluş şarkısı...
Düş... Sürekli yer değiştiren akrep ve yelkovanın hüzünlü dansı...
Aşk… Gövdesinde çığlığını en sona saklayan çelişkili sabır duası…
Ucuz masallarla büyüyen çocuklar bir gün pahalı aşklar giyinmek isterler, göğsündeki sevi eksikliğini aldanışla sarmak için. Hep o miadı eskimiş saatlere tutunur çığlık, dimağımızdaki hicran nidasını gökyüzündeki yağmur bulutlarıyla seviştirmek için. Gün kırık bir yakarıdır, mutluluğun heybesinde bunun için asırlardır gözyaşı vardır.
Anıların mihenk taşında düğümlü yalnızlıklar
Acıymış asırlardır yokluğuna yutkunuşlarım
Zamanı ıssız bir odada emzirir iken kadınlar
Şarkılar yankılı bir sessizlik olur asi ruhumda
Günahları koynunda saklayan denizlerin dili olsaydı




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.