Küçük bir dal parçasıydı c/an suda
Su akıyordu usulca kendi yoluna
Suskun bir çığlıktı vakit yakamda
Dal parçası kopup gitti uzaklara
Soyunup en özgür anları bir masada,
Anason tadımlık aşkları doldururduk ard arda.
Sen kızıllığına aşinaydın mavinin
Ben ışıltısına
Sen kıymıkları toplayıp bütün yapardın
Harcamak için bana.
Bir dönüş ağrısı sol yanımda şimdi
Az sonra uzun bir gecenin kapısını örtecek ellerin
Birkaç odun daha atarak sönmek üzere olan bir ateşe
Ellerini yüreğime bastırarak
Ilık nefesini yüzüme süreceksin
Bacadan yükselirken isli bir ateş
Renkli salıncaklarda yıldızlara bakıyor çocuklar
Ellerinde yaşam kınaları, gözlerinde sevecen gülüş
Dilsiz mutlulukların günü devriliyor yeniden ardına
Tanımsız mutlulukların sıratını geçiyorlar sevileriyle
Kaybolan yılların şakaklarında haylaz yaşanmışlıklar
İçimde bir çocuk ağlıyor, ömür tükenir iken siperimde
Dağlıca’da yeni bir ateş düştü yüreklere, kanadı canlar
Şehitlerim yatıyor tuzaklı toprakta, ağlıyor bakın analar
Ekranlarda hala o şamata, montajsız diziler ve yalanlar
Mehmetler vurulmuş yatıyor, cesetlerinde prangalar
Devletin kanalları kör ve sağır, yeni emirlere yalakalar
Yemek tarifleri iğrenç şamata, yutuluyor şak/şu/kalar
Eski bir yalnızlık portresiymiş Aşk
Yüceltip bakışlarımı sonsuz aşklara
Saatler atıyorum denizlerde yanan ateşe
Rüzgârın yelpazesiyle ferahlatıp içimi
Kuşların gökyüzüne avuç açıyorum
Yürek kendi içinde yitirdiklerini arar bir gün
Sancılı vakitlerce sarılır bir düşün yumağına
Aşk kayıp bir yıldızdır, gölgeleri çiğner çocuklar
Unuturuz dünleri, uçurtmalarımızı yel götürür
Tenimizdeki isterik sızılar büyüdükçe vakit kısalır
Yanık, sığ bir denizde kimliğimi arıyorum
Ak kâğıtlarda rakkase bir aşk şimdi hüzün
Ritmini yitirmiş acılar coğrafyasındayım
Yazgımın alnındaki derin pullarda hüsran
Gönlümün bordasında imlasız elemler
Kimliği yüreğinden yırtılmış bir şair siluetim
Ruhumun ulu mahyasında asırlık çınarlar
Taşla oyulmuş anlar göğsümün kafesinde
Sırrımın omuzlarından kayıyor çocuklar
Okşanmamış yüzümün yokuşunda sular
Yamalı bir düştü, sona erdi çocukluğum
Eksenini arayan sözlerin lavları, aşka düşer sonunda
Kırık bir yürek testisi olur o an dudağımızda damla
İçsel birlikteliklerin fiyakalı iklimlerini bekler aşk
Ruhumuza ilişen sevginin kapılarını hep aşka açarak
Suskun, kendine pus, hayata küs düşlerin satır aralarında iltica devrilişler biriktiriyorum, yüreğimde onlarca nasır. Kırık masallar biriktiriyorum sarı günlüklerde, dudağımda kir, ellerimde aşka ait bir safir. Dalgayla ovuyorum gönlümü, sular yanıyor içimde, saçlarımda yorgun ahir. Sevdanın raylarında sana geliyorum, tenimin sahralarında mevsim hep kahır.




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.