Köhnemiş trenler geçiyor ovalarımdan
Defne kokulu çocuklar koşuyor peşinden
Masallar serpiyor pencereden bir kadın
Dilimde eskimiş bir türkü oluyor aşk
‘Hasretinden yandı gönlüm’ ummanlarda
Mülteci bir yalnızlık bağdaşı ozan yüreğimde
Henüz erimesini bitirmemiş buz parçası içim
Yolunu kaybetmiş kuşlar yer arıyor dallarımda
Gönlümdeki gömütlüklerde binlerce yitik ölü
Hüzünlü dalgalarımı okşuyor gizemli bir kadın
Uykusuz gözlerimin derinliklerinde yine gece
Güneşin sıcacık kollarında rengârenk bir çiçek
Boyun büküyor soylu bir kadın aşkın ihanetine
Yeşil bir yaprak olup dalıyor resiflerin şehrine
Bir can çıkarıyor ölümden yaşama nefes nefese
Alnında biriken ışıkları aşırıp girsem ah yüreğine
Derinlerime çöktükçe ağırlaşan bir tortu gibiyim
Sarhoş naraları/M duyulmuyor artık sokaklarda
Kendi hücrelerine gizlenen bu insan coğrafyasında
Ağılından kaçıp mor dağlarını arayan koyun gibiyim
Ufku belirsiz yeşilliklerde hazin bir peşrev dilimde hayat
Kirlenmiş aynalara baktıkça biçare yüzüm
Bakir bıraktığım denizlerde hüzün dolaşır
Ey acılarıma yön veren yalancı atlas!
Söyle, hangi cehenneme sürülmüşüm!
Soluğum kesildikçe yaşamaya, seni düşünürüm
Çıtkırıldım bir ömrün çürük salıncağında yorgun bedenim
Masallar ülkesinde aşina yalnızlığı kucaklıyor çocuk ellerim
Boğazımda bir ilmek, ruhumda henüz okunmamış şiirlerim
Kalem yüreğe küs, ten bedenden ayrı, aşka yürümekteyim
Çoğalıp okşayışlarının çağlayanlarında
Dökülmeliyim kelebek kaçışlı düşlerine
Gönlünün derinliklerinde aşka ışıldayan
Yitik bütün sarılışları bağrında saklayan
Bir heyelan olup akmalıyım ben yüreğine
Karanlığı süpürüp sevinin kanyonlarına serpmek gibi
Kanatlarını rüzgârda tarayan bir kartal gibi
Kendi ıslığına aşık olmaktır yaşamak
Titrek bir mum alevini el yordamıyla içmek
Ve yüreğimizin bakir sularında aşkı kulaçlamak
Yaşam her gün zorlayan bir çelişki yumağı. Zorluklar büyüdükçe yaşama direncimiz bazılarına göre azalıyor, bazılarına göre de bu zorluk farklı bir hırs oluyor kişilere. Ama özünde, insan olarak, toplum olarak, aile veya birey olarak gerçekten çok zorlu bir dönemden geçiyoruz ve bu zorluklar kalabalıklaştıkça içinden daha çıkılamaz bir hal alıyor.
Yaşamak adına boynumuza geçirilen o dikenli yaftanın boyunduruğundan ruhumuzu kurtarabilmek için kendimize çeşitli alternatifler, cambazlıklar üreterek ve her gün farklı handikaplardan geçerek bize biçilen ömrü tamamlamaya çalışıyoruz, tabi ki bunu yapabilecek gücümüz ve şansımız varsa.
Her gün yeni bir umutla başlar diyorlar. Deyim olarak yerinde ve anlamlı bir söz olabilmesi için bunun yaşamla birleşmesi ve bu birleşmeden yeni yeni umutlar türemesi gerek.
Bakışlarının antika yüklüğünde gece
Paha biçilemez bir yorgunluk tenimde
Kendi sırrımın patikasından geçiyorum
İçimde anlamsız bir korkunun şeceresi
Gözlerimde mevsimsiz bir yağmur ıslığı




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.