Yapıştırsam bir an, dün ile bugünü bir kareye
İhanet ölümü teğet geçer, sokulur ah kendine!
Kuşlar bu gece de tünemez sahipsiz mezarlara
Kuyularda sular tükenir, sökülür kara çadırlar
Bir yürek daha sustu, gizlendim b/en derinlere
Çığlığımın ezberini bozuyor iç çekişim
Sahnede mavi gözlü şaşkın çocuklar
Ezberimin ritmi bozuluyor yollarda
Avuçlarımda kanayan bir düş yankısı
Sesim acıyla hasbıhal ediyor nicedir
Bütün anlamsız sıradanlıkları aşarak
Ve kendi sırlarımızdan taşarak
Karışmak izdüşümlü satırlara
Ardından yaşlı bir sonbaharı karşılamak
Sonsuzluğa vurulan mühürler gibi
Bakışlarının antika yüklüğünde gece
Paha biçilemez bir yorgunluk tenimde
Kendi sırrımın patikasından geçiyorum
İçimde anlamsız bir korkunun şeceresi
Gözlerimde mevsimsiz bir yağmur ıslığı
Mumun aleviyle ısınıyor terli bir gece
Eksik şiirler tutunuyor simli perdelere
Alev tutkuyu sarmalıyor, yel özlemi
Söz ruhu okşuyor aşkın elleriyle
Titreyen bedenlerin teri var yatakta
Avare bulutları gövdesine sarmış
Ruhunun gölgesini rüzgâra bırakmış bir adam
Dışarıda cimri bir bahar
Kırışmış yüzlerde ışıksızlık
Yorgun bakışlarla etrafı süzüyor yaşlılar
Delik ceplerinde kayıp tortular
Öfkeli yankıların terli kelepçesinde kan
Kükreyen dillerin koynunda Azrail ıslığı
Kendi türkülerini söyler iken insanlar
Bir can çeker pimi, parçalanır kuşlar
O sağanak öfkelerin koynuna girmiş ölüm
Bazen kırağıyla bezenmiş bir yolda güneşin ilk nefesini içmiş bir çiçek ararsınız, yuvasından uçmaya çalışan bir kuş gibidir o an yüreğiniz.
Eski şarkılar çalınır ruhunuza, kadifeden kesesi olur aşk, köprüden geçer gelin ve fırat kenarında yüzer kayıklar
Böylesi anlarda sırf yaşamak olsun diye dilinize bir türkü dolarsınız ya hani, dönüşü olmayan bir ömrün patikalarından yalın ayak geçişiniz olur aşk
Ve bir kadının merhabası sokulur gönlünüze, dağlardaki eski kulübeler gibi sıcacık olur içiniz, gizlenmiş sözcükler tutunur dilinize, çığlıklara bölünür tüm geçmişiniz.
Sabır biriktirmek gerek, yaşamak için
Rahvan mutluluklar dizip ömrün satır aralarına
Güneşi kıskandıran ayçiçeklerince gülümsemek
Kucaklayıp kocaman bir seheri çocuk heveslerle
Sorgulamak akıp giden zamanı içsel kahkahalarla
Sevişmelere doymadığımız anların yelesinde aşk
Anlam yükledikçe biz yabanıl kelimelere
Tersine çevirmek gerek dünü ve bugünü
Bir yanımız hesap yapar iken kendi içimizde
Diğer yanımızın isyanını susturmak gerek
Günler uçarı bir kaybediş dilde, tükeniyor an




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.