Acının dalına nasıl tüneyeceğimi öğretti bana kuş
‘En yakındaki dala’ dedi içimdeki bir çocuğun sesi
‘En uzağa’ dedi o kuş, ‘kendimden de mi uzağa’!
‘Evet’ dedi. ‘Kendi gölgenden bile çok uzağa’
Mıhlıydı içimde derin bir korku, çekti gitti uzağa
Yanık sırtında dolaşıyorum geceyle gündüzü
Ayaklarımda yalım nasırlar, ellerimde kir
Birbirinden ayrılmış bağlarda eksik düşüm
Gökyüzü/m kıyam/ediyor ihanetin raksına
İncinmiş tenlerin kuytularında üşüyor şiir
Kırık dönencesinde t/utkunun
Uyuşuk bir ritim sokulur/du içimize
Birikir/di gülüşlerimiz derinlerimizde
Üşümüş bir ay döner iken üzerimizde
‘Her darılış birbirimize yeniden acıkıştı. Aşkın kıyametleri kopuyordu çok uzak bir yıldız koyağında. İşte öylesi anlarda yaşama sarılmak ve tenlerimize dokunmak bize kıskanç bir bakıştı’.
Kaygusuz bir çocukluk kavgası gibi masum ve asildi özlem
Üst üste istiflenmiş acıların yorgun halatlarını taşıyan güçtük
Geceyi aydınlatan bir ışık huzmesi, karanlıkta uçuşan kıvılcım
Sarayda kuzu çevirme
Kokusu garibana gider
Tavuklar gripten heder
Mangalı görünce titrer
Acılar ruhsatsız bir liman
Pranganın dilinde baldıran zehri
Üşümüş bedenimde güneş kırığı
Ayrıldı düşün zincirinden bakla
Azalıyor hızla o ılıman günler
Şakaklarımda ihtiyar bir öpüş artığı
tanımsız kuşkularla sevişiyor ölüm
kirli yakasında mağrur öpüşme artığı
devrilmiş bedenler çürürken toprakta
zamanı çoğaltıyor merhametsiz acılar
dinle sessizliğin yankısını ey insan
Sargısı kemiğe kaynayan soylu bir yaradır yürek sızım
Dağıldıkça örselenen yumaklara geçmiyor gönül nazım
Durgunluğunu unutan nehirler geçiyor göğsümden
Kancık kavgalarla isyanlara karışıyor aşk harcım
Devrik günler tükeniyor sevginin takvimlerinde yar!
Gelişini beklerken azalıyor gözümdeki şavkım
Hiçbir renk siyahtan asil değildir
Ekmek kokan ellerde onur karası
O dumanlı bakışlarını kaldır bize
Yaşamak helal/lik lokma, üzülme! ..
Büyülü bir yalnızlık kapsülünde hayat
Usumdaki serin ırmaklarda yüzüyorum
Dünya aldatılarıyla yüzü/koyun insanlar
Yalan tabletlerini biriktiriyorlar hırsla
Hikâyeler benzeşik fısıltılar kitaplığında
Sahnesini yitiren mağrur kelebeklerce




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.