Titreyen ve ağlayan kutsal bir resim gibi
Sırtında acıları taşıyan bir savaşçı gördüm
Yorgun yüreğinde gürül gürül bir sevda,
Ve yurdumun ırmakları akıyordu gözlerinde
Titreyen ve ağlayan kutsal bir resim gibi, sırtında acıları taşıyan bir savaşçı gördüm. Yorgun yüreğinde gürül gürül bir sevda ve yurdumun ırmakları akıyordu gözlerinde. Kabzasında kan olan zifir gecelerde çığlıklar duyarım kimi zaman. Ruhunu beş paraya satan nicelerinin bile yaşamayı asla beceremediği bu hayat lâbirentinde yalnız ve ürkek martılar döner mavi suların yansımalarında.
'Güneşinin buzul sarkıtlarında
Gülüşlerin ve gözlerin dondu,
Yel olup geçtin ülkemden sen de
Firariydi sevdan, oda tutuklandı..'
Gözlerimin bütün ışıklarını sana çevirip, nice yüreklerden çaldığım ateşi sundum yüreğine. Sevmenin sıfır noktalarında, kuralların daha önceden belirlendiği sevda nöbetlerinde, tapınaklarının en gizlisine girip, en can alıcısını seçtim. Güneşine yüzümü dönüp, kuzey parelelindeki uçurumlara yürüdüm. Rengini anlayamadığım yalnızlıklarımda sevgisizliği, tadını bilmediğim sevdalarda hüsranı, tükenmiş hasretlerde acıyı tattım.
Hüzünlü yüreğinin yüklerini,
Bir rıhtımda öfkeyle döküyorsun
Ağlayarak değiştiremezsin hiçbir şeyi
Çünkü aşk ile yazılmış yaşam şarkımız...
Hüzün salıncağım rüzgârla yarışıyor. İçimin deli fışkınları kurudu. Gözlerimdeki fer sızım sızım sızlıyor ara sıra. İki dudağımın arasından düşmeyen, her yanıp yakıldığımda özgürce kullandığım kelimeler tutarlı, sözcüklerim inatçı, ellerim buz kesmiş, yüreğim gibi.
Türküler ülkesine yolculuğa çıkıyorum. Azığım yok, katığım yok, yüreğim yorgun olsa da aldırmıyorum. Çıkacağım bu yolda fırtınalar varmış, karlar hiç erimezmiş ve bahar hiç olmazmış ne fayda. Umudumun ilmek başlarından tutup, ellerim kan içerisinde kalsa da, tükensede ömrüm, sen varsan, sen yanımdaysan herşey vız gelir bana.
Hazan türküleri olsun isterse söylediğim. Yağmurlar bassın şu ülkemi. Fırtına tepelerinde bağdaş kurup, sırma saçlarının gül kokusuyla geçsin geri kalan ömrüm. Dilimden dökülen ve sırf sana ait olan sözcükleri dinlemekten bıkana kadar dinmeyi göze alabilirsen ben hazırım. Sana gelmek için bilendim, sana aşkımı sunmak için çıktım bu yola.
Ellerin ellerimde işte. Başın omzumda. Nefesin nefesimdeyken ne çok güçlü oluyorum bir anlatabilsem. Başımın üzerindeki gökyüzünü ayaklarımın altına alıp, renkli bir topun peşinden koşturuyorum. Örgülü saçlı kızlarla ip atlıyorum kahkahalarla. İçimdeki özgür atları salıp bembeyaz karların üzerine bir masal ülkesine dalarım.
Orada, yaşama merhaba'nın kollarında, bir mevsimden geçerken diğer bir mevsime, sorarım kendime, 'yaşamak ne, mutluluk ne? ' Sığdırırım hayatı kısacık iki cümleye, silerim usumdan korkuları.
Bunca zaman boşluklarda yürümüşüm bilmeden. Dönüşü olmayan sevgiler uçurumuna yol almışım. Ufkumu sana çevireli, kocaman yüreğine girdim gireli, sevgilerden yetim kalmışlığım bitmiş, sarılmışım anamın memesine yaşam gibi, su gibi, nefes gibi. Sular içmişim ellerinden kana kana. Gülüşlerinin büyüsüyle avutmuşum kalan ömrümü, serpilmişim toprağa tohum gibi.
Hoşçakal acılarım. Bundan böyle yaşama yeniden başladım ben. Özgür ırmakların çağladığı yerlere yolculuğum başladı. Ardımdaki tüm izlerimi sildim, cüce sevdalarımı da bıraktım masal ülkesinde. Nem varsa size kalsın, alın pişmanlıklarımı da. Taşlı dağ yollarına vurdum kendimi. Düşlerimdeki sırça saraylara, kırlara, ovalara gidiyorum.
Okyanus gözlüm, yüreği çözümsüzüm
Adını silemediğim, işgallere durduğum.
Gri bir şarkıdır aslında gizemli yaşamak
Vazgeçilmez bir türküsün sen bestecisini bekleyen
Yüz çevirdiğim, ardından ağıtlar bile dökmediğim nice sevdalar gelip geçtiler kapımdan. Eylül'ün sararan yaprakları gibi terli bir uykudan uyanıp kendimi seyrettim her sabah aynalarda ben. Sevgi dansı etmekten yorulmadım ve bu şehrin tüm kaldırımlarına ismimi yazdım. Sevginin tanımını bilmeyen nice nice yüreklerde ihaneti tatdım, nice dualarda sadakatsizliği duydum.
Şu gönlümün bitmeyen işkencesi
Sevdan
Yorgun gönlümün şefkat dinlencesi
Sevdan
Bitimsiz mevsimlerin izlencesi
Sevdan
Bir başka düşün içindeki karanlığı yırtmaktır seni kucaklamak
Ardına bakmadan esip giden bir toz bulutunun peşinden uzanmak
Siyah olan bütün örtüleri kaldırarak
Senin belleğimdeki yansımana bakmak
Şimdi her şeyden çok alışkanlığımsın inan
Gök mavisi bakışlarında sana aşk olmak
Sesinin kaydırağında hüzünlü bir hayal hayat
Ateşi göğsüme bastırıp fikrime sövdüğüm anlarda
Çığlık sokuluyor inti/zarıma, düş yalpalı bir deniz
Demir atıyor yüzün, rengini yitiren göğüme
Yalnızlık biçiyor insanlar, dillerinde asi şarkılar
Irmaklar geçiyor ömrümün bakir seyrinden
Talan edilirken özümüz, tükeniyor ah sözümüz!
Çalındı ahvalimiz hey, doğruyu seçmez gözümüz
Tek kişiyle oynanmaz seksek, tükeniyor ömrümüz
Çoğaldıkça azaldık dostlar, bu gidişle bölünürüz!
Benim adım sevdadır, sevgimle varlığımı tamamlarım
Kin tutarım düşmanlığa, ay, güneş ve denizle yaşarım
Söverim sevgisizlere, karınca dehlizlerinde yatarım
Yine savaş, bir savaş daha heyhat, çaresizim, ağlarım...
Seninle ben, ayrı odalarda düşeriz birbirimizin kollarına. Geceyi hasretimizle ısıtır, tutarız sevincin kanatlarından arada bir. Aşka düşüp yataklardan kalkmamayı isteyip ve sırf bu yüzden iniltilerle bakarız gelecek günlere. Saçının iki telini ensene düşürüp gelirdin kıskançlığın düşünce içine. Yüreğindeki sancılar, ellerindeki nasırlar ve dudaklarındaki çiylerle sulardın gönül bahçemi.




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.