Önce, kendi patikalarımızdan yuvarlanmalıyız s/öze geçerken
Aşka yürürken ve ölümsüzlüğü gökyüzünden bir duaca dilerken
Gözlerimizin derinliklerindeki o bayram coşkularını çıkarmalıyız
Mağrur bir yakarı gibi sarılıp en soylu sevinçlerimizin içerisinden
Acının sureti olacaksa eğer, yakmalıyız ateşleri başka bir kuytuda
Adına nevruz denmese de, avuçlamalıyız ateşi ta göğsünden
Acıların bulutlarıyla sarmaş dolaş uzanıp her gün geceye
İntiharın teline sokuluyor sızı, savrulurken aşkın etekleri
Gövdemin bitap koruluğunda üşümüş kuşlar
Toprak kör/sağır sözlerimin isyankâr ilencine
Yalnızlığın kemendine tutunuyor âma bir adam
Gönlümün hazin boşluğunda vakitsiz kışlar
Suyun karanlık gölgesinde derin bir boşluk
Geceye sokuluyor yağmur tenli bir kadın
Adımlarında efsunlu çöllerin kokusu
Bakışlarında yeniden başlayan ömür
Sürgit yalnızlığın şefkatli omzunda ben
Göğsümün gurbetinde sevinç yüklü bulutlar
Kış güneşi emziriyor köşe başlarında
Yüreğimin isli lambaları parlar gelişinle. Şen kahkahanla gecelerim gündüze çıkar. Saçaklarımdan sızan, beni bu yerkürede sırılsıklam eden aşkın yeniden bahara erişir. Cemrelerin birbiri peşi sıra düşer yüreğime. Kırık ikindilerde mahzunluğum biter, biter içimi yakan hasretin.
Yokluğunda, hayal gemilerinde bir başıma dolaşırdım şu yeryüzünü. Seni uzaklarda umar, eflatuna dönen akşamlarda yorgunluk atardım sevdanın sularında. Zifir karanlığında gece kuşlarıyla sohbete dalar, anılarımın tertemiz köşelerinde uykuya dalardım.
Yamalı, kıskanç yüreğimin derinliklerinde bir bilmece gibi oynar durursun. İçime dolan hasretinin tertemiz köşelerinden gülümsersin durmadan. Uçan kuşlar bile konsa omuzuna nefretim artar, sıkılı yumruğumu kaldırırım gökyüzüne. Gülümseyişlerini, anlamsız kaprislerini ve sevdanı yürek terazimde tartarım her kriz sonrasında. Sevgi kefemi neler yapsan, ne kadar düşürmeye kalkışsan beceremezsin. Gözlerinden okurum senin sevgini. Onunla tartarım sonra, o sevgilerinden aldanışlar ararım. Ararım da bulamam. Bulamayınca daha da hiddetlenir, kusursuz taraflarını karalayacak bahaneler ararım.
Öfkemi tabanca tetiklerine bağlayışım da sana sevgimden. Sana sevgimden kimi zaman gözlerinden gözlerimi kaçırmam. İçimdeki deli tufanları ne yapsan anlayamazsın. Farkında olmadan kaybettiğim yıllara büyüdükçe isyanım, sana bu kadar geç rastlamaya savurduğum lanetler yakar, yıkar içimi. Yıkılan yapılarımı sevdanla onarır, anlamsız kelimelerden dualar türetirim.
Umudumun tüm hoyratlığında, tükenen yıllarım gelir birden aklıma. Geride bıraktıklarıma içli bakışlar atarak, bahar yüreğine sonbaharı sunduğum için kahrederim kendime. Çığlık çığlığa, kahkahalarla sallandığın bu aşk salıncağında ellerim kanar seni tutmaktan, yüreğimin ağlayışlarını görmezsin, bilmezsin sana ulaşmak için ne kadar gerilerde kaldığımı.
Geceler boyu sana ördüğüm şiir kozam bitecek diye çok korkuyorum anlayacağın. Senin sevdandır beni yaşama bağlayan. Sen olmasan, sen beni sevmesen yaşanmamış günlerim başlar. Umarsız düşüncelerimim takılır peşime, kaybolurum bu yerküreden yüreğimde kalmazsan.
Tersinden koparılan düşlerin toprak damında hüzün
Sesimizin kavruk yelinden medet umuyor çocuklar
Korkak tayfaların çürük gemilerinde herkes kaptan
Ömrümüzü kavuran şu mevsim geçişlerinde gözüm
Acılarımı götürse rüzgâr, atsa beni bir dağ yamacına
Dudağımın çizgisinde adın, özlem külüm
Saçlarının tellerinde kokun, aşkın ölüm
Senin için düştüm yollara, sevdan gülüm
Aç kapılarını Ankara, yardır tek hüznüm
Üflesen sönmez bu ateş, ben üşüyorum
Kendine sarılan düşünüşlerin retinasında rüzgârın tozu, mevsimlerden yine hüzün
Dudağımda esrik bir özlem, ruhumun simli aynalarında eskimiş şarkılar gibi öpüşün
Suretimi arıyorum unuttuğum şiirlerde, yalnızlık ve aşk nicedir parçalanmış bir dün
Yüreğimin kanlı haritasına adını mıh gibi kazımışım, sensizlik gönlüme asi/l bir ölüm
Sen gülünce, ihtilal oluyor yüreğimde,
Sokak köpekleri paralıyor içimi,
Korku pazarlarında gözlerini satıyorum,
Bir dilenciye sunuyorum son paramı.
Sen ellerimi tutmayınca kara gözlüm,
Elimdeki fırçayı bir anda kaleme dönüştürüp
Dokunmak istediğim anlardı o anlar
Yani seni düşündüğüm anlar
Nereye dokunsam aşk olurdu
Nereyi boyasam aşkı anlatırdı
Bölerdim en hazin çizgileri onlara, binlere, yüz binlere




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.