Perdeyle sevişirken üşümüş bir tül
Rüzgârın dudağında haylaz ıslığım
Yalanın pasını içiyor masum insanlar
Bir adam demsiz şiirler serpiyor sulara
Kırık şarkılar masasında vakit aşk
Seni yontuyorum yokluğun surlarına
Avuçlarımıza sığmayan sarılışların koyu gölgesinde bekleriz mevsim sularını
Bir gönül öyküsüdür tozlu rafımızdaki, aldanışlarla sararız aşk denen yangını
Dumanlar biriktiririz hüzünlü göklerimizde, özlemin gemileri getirince hicranı
Gülümseyen resimler asarız sarı duvarlarımıza, yoldukça takvim yapraklarını
Dalgalı denizlerin köpüklü kulelerinde sevişmeye hasret özlemleri çıkarınca yürek dehlizimizden uykuyla uyanıklık arasında bir düşün sancılarıyla sarsılırız. Düşünürüz, unuttuğumuz ne diye yaşamda. Sevgiye ve aşka dair ne varsa yazmak isteriz. Sevdanın bütün yıldönümleri hercai mevsimlerle dolanır yüreğe, renkli bir çini gibi dolanır göğsümüzün mabedine. Biz ki, yataklarına sığmayan deli nehirler gibi akarken düşlerin körfezlerine okşanmak ister ellerimiz, koklanmak ister saçlarımız ve haşhaş bekleyişlerin sığınağında bir geliş türküsü söyleriz.
Derinlikler biriktiriyorum satır aralarında
Sahipsiz bir kedi ölüyor kendi çöplüğünde
Sorgusuz dalgalarca esrik ve nazlıyım
Dudağımda bin yıllık ezgiler, içimde aşk
Yoksul şarkılarla kıyımlara bölünüyorum
Kanamalı hüzünlerin dolunaylarında özlemin zamansızlık filmi oynuyor perdede
Yazgımızın acılı ütopyasında ruhumda uyaksız şiirler, yokluğun zulüm gönlümde
Kendimizi arıyoruz talan bir coğrafyada, yalan sevmelerden itilmişiz bir köşeye
Hüzzam bir şarkıdır gülüm seni sevmek, sonsuza dek beklemek olsa da sözlerinde
Karlı bir akşama atmıştın adımlarını, yalnızlık peşimizdeki tepe lambası gibi sürüklüyordu anılarımızı ve biz içli bir keman sesinin siluetine tutunarak yürüyorduk seninle aynı yolu. Az gidip, uz gidip, biraz da dere tepe düz gidip ulaştık bir dağ evine ve ittik bir önceki aşklardan kalan anıları bir köşeye. Sızdık karanlığın en mahremine ve uzandık zar zor yaktığımız bir ateşin cızırtılı sessizliğine, sokulduk birbirimizin aşk kokulu nefesine, ısındık bakışlarımızın neyiyle. Bir düş, bir serapmış gördüğümüz, uyandık yaşamın gardiyan sesiyle.
Anlam, kendi içinde bir muamma, ara ara ruhumuzu örseleyen o asi derinlik
Kapanan her kapı açılır bir gün tersine, menteşede küf, büyür yürekte delik
Öyküler biriktirdim varlığına, kahramanı aşktan, partneri hüzünlerden sanık
Gözyaşıyla mı doldurdun kadehini! Umudun pazarında baharlar varmış satılık
Devrik bir şişeye tutunarak aradım gözlerini meyde, dudak kendi hicranıyla kanadı, tenin ellerimin hoyrat kalabalığına karıştı. Sev diyerek inledi yüreğin, ben kıpırtılarla açılan yer yatağında seni aşk olup sararken, senin coşkun gecenin o yosunlu sularında tutkularla yarıştı. Bir yarasanın kanatları değdi nefesimizle buğulanan cama, üşüdü an, kendi gölgesinin ardına düşerek uzaklaştı bir adam oradan.
Sen gülünce, ihtilal oluyor yüreğimde,
Sokak köpekleri paralıyor içimi,
Korku pazarlarında gözlerini satıyorum,
Bir dilenciye sunuyorum son paramı.
Sen ellerimi tutmayınca kara gözlüm,
Geceye sokuluyor yağmur tenli bir kadın
Adımlarında efsunlu çöllerin kokusu
Bakışlarında yeniden başlayan ömür
Sürgit yalnızlığın şefkatli omzunda ben
Göğsümün gurbetinde sevinç yüklü bulutlar
Kış güneşi emziriyor köşe başlarında
Yüreğimin isli lambaları parlar gelişinle. Şen kahkahanla gecelerim gündüze çıkar. Saçaklarımdan sızan, beni bu yerkürede sırılsıklam eden aşkın yeniden bahara erişir. Cemrelerin birbiri peşi sıra düşer yüreğime. Kırık ikindilerde mahzunluğum biter, biter içimi yakan hasretin.
Yokluğunda, hayal gemilerinde bir başıma dolaşırdım şu yeryüzünü. Seni uzaklarda umar, eflatuna dönen akşamlarda yorgunluk atardım sevdanın sularında. Zifir karanlığında gece kuşlarıyla sohbete dalar, anılarımın tertemiz köşelerinde uykuya dalardım.
Yamalı, kıskanç yüreğimin derinliklerinde bir bilmece gibi oynar durursun. İçime dolan hasretinin tertemiz köşelerinden gülümsersin durmadan. Uçan kuşlar bile konsa omuzuna nefretim artar, sıkılı yumruğumu kaldırırım gökyüzüne. Gülümseyişlerini, anlamsız kaprislerini ve sevdanı yürek terazimde tartarım her kriz sonrasında. Sevgi kefemi neler yapsan, ne kadar düşürmeye kalkışsan beceremezsin. Gözlerinden okurum senin sevgini. Onunla tartarım sonra, o sevgilerinden aldanışlar ararım. Ararım da bulamam. Bulamayınca daha da hiddetlenir, kusursuz taraflarını karalayacak bahaneler ararım.
Öfkemi tabanca tetiklerine bağlayışım da sana sevgimden. Sana sevgimden kimi zaman gözlerinden gözlerimi kaçırmam. İçimdeki deli tufanları ne yapsan anlayamazsın. Farkında olmadan kaybettiğim yıllara büyüdükçe isyanım, sana bu kadar geç rastlamaya savurduğum lanetler yakar, yıkar içimi. Yıkılan yapılarımı sevdanla onarır, anlamsız kelimelerden dualar türetirim.
Umudumun tüm hoyratlığında, tükenen yıllarım gelir birden aklıma. Geride bıraktıklarıma içli bakışlar atarak, bahar yüreğine sonbaharı sunduğum için kahrederim kendime. Çığlık çığlığa, kahkahalarla sallandığın bu aşk salıncağında ellerim kanar seni tutmaktan, yüreğimin ağlayışlarını görmezsin, bilmezsin sana ulaşmak için ne kadar gerilerde kaldığımı.
Geceler boyu sana ördüğüm şiir kozam bitecek diye çok korkuyorum anlayacağın. Senin sevdandır beni yaşama bağlayan. Sen olmasan, sen beni sevmesen yaşanmamış günlerim başlar. Umarsız düşüncelerimim takılır peşime, kaybolurum bu yerküreden yüreğimde kalmazsan.
Dudağımın çizgisinde adın, özlem külüm
Saçlarının tellerinde kokun, aşkın ölüm
Senin için düştüm yollara, sevdan gülüm
Aç kapılarını Ankara, yardır tek hüznüm
Üflesen sönmez bu ateş, ben üşüyorum




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.