Kendi içine uğuldayan ormanların çatlak bakışlarında
Çiçekli günler arar arılar, dillerinde hüznün sarkıtları
Nazlı bakışlarıyla gelip geçer ömür, ayağımızda sızılar
Çırpar kanadını hatıralar, birikir gönülde ahir günahlar
Yorulunca sevip ve sevilmekten, mevsimler kış olur
Tozlu topraklı arşivlerden indirip,
Unutulmaya yüz tutan tüm şarkıları
Onulmaz kederlere salarsın yüreğimi
Başka bir dünyaya yolculuğum başlar.
Özlem limanlarında bağdaş kurunca yalnızlığıma
Mor ütopyamızın yorgun coğrafyasında mutluluk arıyorum, dilimde aşk
Kaygılı ruhumun ıhlamur kokulu dağlarındayım, dilimde devrim yaşamak
İlençli söz dalaşları yalan ekranlarında, sevgisiz yüreklerde şiddet/i şahadet
Mağrur düşünüşlerin bankında umudu çiziyorum, fırçada hak, tuvalde adalet
Rüzgârın göğsünden hazzı sağıyorum, ellerimde üryan dokunuşların hazin kıymığı. Gecenin kayıklarıyla mor suları arşınlıyorum, ruhumda yalnızlık artığı. Düşlerin sıvasız odalarında hercai resimler yapıyor bir kadın, avuçlarında boşa geçmiş anların soylu hıçkırığı.
Karları eteklerini dört mevsim terketmeyen,
Aşılması güç, efsane dağları bilirmisin?
Bilirmisin sevdalım, erginleşmeyen elmanın burukluğunu?
Bunlar değil anlatılmak istenen çile çıkmazlarında,
Sevdan değildir eriyip yok olan yorgun gözkapaklarımda.
Her şeyimi atıp, ağır ağır akan asırlık ve vahşi bir nehire
Ardından kopup gideceğim, dalgalarla inadına sevişerek
Kendi eskimişliğimin tozlarından şiirler yazacağım gör bak
Sana şarkılar okuyacağım, en matrak halimi dilime dolayarak
Yıkıyor yüce dağları insanlar, değişiyor mutluluğun asırlık yüzü
Kendi içine sönen ışıkların sükûtu usumda
Sevgisizliğin kol gezdiği upuzun çöllerde
Kalaysız bir çanak gibi insani itilmişliğim
Dinlesene yüreğimin ölümle olan valsını
Ben yıkılan aşk kulelerinin gölgesindeyim
Her sabah yenilenmiş düşler doldururuz avuçlarımıza, üşüyen ruhumuzun kayıp rotasına dingin adımlar atarak
Her sabah üzünçlü vedaları atarız ardımıza, kayıp dünlerin sularını geçeriz aşkla, ruhumuzdaki peçeleri yırtarak
Her sabah biçare umutların dağlarına bakarız, giden gelmez sevdaların yanık uçlu şiirlerini özlemle kucaklayarak
Her sabah umut koyarız tanımlayamadığımız hayatın adını, yoksul ömrümüzün yorgun döşeklerini güneşlere asarak
Mor ışıklı bir odada kımıltısız sarılışlara yorgun damarlarımın kaynaklarına kadın ruhunu at bu gece. Yaman öpüşlerinin kayıp tarlalarından sıvazlayarak avuçla bereketli tohumlarımı, damarlarımdaki şah mat coşkuların yanık nidalarıyla sustur yar er çığlıklarımı. Omuzlarından sular kayarken, dudağından ruhuma ballar damlarken doldur aşkın peteklerini. En doyumsuz sarılışların kırlarına uzanalım sonra, ay resmimizi yapsın, gece umarsız ağrılarımıza şifalar kaynatsın ve seninle anlamlı anların şafakları asla karanlıkları aratmasın.
Bir çocuğun gözyaşı rüzgârda
Irmakta çamur emiyor güneşi
Ruhumda tarifsiz çığlıklar
Göğsümde inceden bir sızı
Günlerdir kanamakta yüreğim
Gözlerimde bulanık bir perde
Gel diyor yar nicedir
Derman mı var dizlerimde!




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.