Asırlardır uzaklarda, çok uzaklarda kendini dinleyen
kırılmalara alışık olmayan buz denizlerinin de
sürekli yanan, kırılan yerleri vardır
Her ağlayışımızın yontularında zaman akarken hızla,
Bildik bir yarasın iyileşmeyen, şu yüreğimdeki
İhtimali olmazlığa çıkan düş sancısı gövdemdeki
İçimin ummanlarından dökülen yangın çağlayanı
Kırık camların üzerinde dinlediğim rüzgârın ıslığı
Sen bulut damlalarını biriktiriyorsun mevsimime
Adresi silinmiş sokaklar gibisin aşkın şehirlerinde
Soylu düşünüşlerin namlusunda rüzgâr, yaşamın ufkundan gözlerini içiyorum
Seni düşündükçe aşk atıyor yüreğimde, günlerin alyansından aşkı geçiriyorum
Umutlar serpiyorum çocukluğumun tozlu yollarına, kir pas içinde sana geliyorum
Zikzaklı yaşam molasıymış hayat, eski bir medeniyetin masalını seninle yazıyorum
Çarkından sökülmüş bir gün daha devriliyor karanlığına
Boz topraklarda davar çıngırakları, çocukların çığlıkları
Yorgun kuşun gagasında pastil, uçuyor dağlardan düze
Güneş yanığı yüzlü çobanların dilinde asırlık türküler
Nicedir köprüden geçmez oldu mor entarili gelinler/…
Küçük bir çocuk gibi, karanlığın içinde yürüyorum
Geceyi üstüme örten annemin sıcacık bakışları
Sahranın sırları gibi dökülüyor anılar yüzüme
Kocaman bardaklarda şarap getiriyor sakiler
İçimde bir inilti, kumla sevişen suların dansı
Olmak, ya da olmamak diyor perdede Hamlet
Adını gönüllerden çalarak masallara yüklemişsin
Bir sessin, sesin ucundaki efsunlu giz dinletisisin
Güzelliğin köy havası, özlemin doyumsuz ninnisi
Gözlerin ki, bütün iklimlerin ılgıtlı ve sevdalı nefesi.
Sevdam, say ki, yoksul bir şairin çığlık dönencesi
Dudağındaki gülücükler, yüreğinin rüzgârları
Ellerimi üşüten zalim bir Eylül zemherisi.
Gün doğarken içimin ovalarına, aşka düşerim
Sormadan, sorgulara açıp içimin bentlerini
Acıya tutkun tüm yerlerimi okşamanı isterim...
Ruhumun taşkınlarında bozkırın aydınlığı, avuçlarımda pişmanlıklar
Solgun resimler yüzüyor sarı denizlerimde, gönlümde kıyım ayrılıklar
Gecikmiş bir halay tutunuşu yaşamak, aşkın darağaçlarında insanlar
Korkuyorum artık yaşamaktan, kursağımda kaldı uhdeli pişmanlıklar
Usumuzun karanlık yollarından umutlara topuk vuran kervanların aydınlığa yolculuklarından alaz bir hüzün yayılır, çığlıklar ekerek ilerlerler yaşam çöllerinde. Köklü bekleyişlerin çarpılarla demlenmiş molalarında bir sevda hesaplaşması vardır, araya acılar su serpmeden ayrılık ırmaklarına türküler ekeriz. Hicranın nar gözelerinden bu yüzden coşku damlar ve her gidilen adresin kapısında bu yüzden devrilmiş bir ömrün ismi aşkı sayıklar.
Aklımın duvarında açmış yaşamsal öpüşün
Işıklarla dans eden bir çiy damlası gözlerin
Gül yapraklarına ansızın gülüşün düşmüş
Nice geceler sobelemişim ben yokluğunda
Adının efsunuyla kutsanmış ölümsüzlüğüm




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.