Bulut oldu sözlerim, yağmur yağar birazdan
Seviştir, seviştirebilirsen sana sözlerimi
Çağırın şu yorgun kuşları aşk dergâhıma
Yıldırımlar düşmeden, bu şehir yıkılmadan.
Akıntıda sürüklenen bir yapraktı geçmişim. Baharın dağlara erken indiği bir mevsimdi buluşmamız. Yağmurlar günlerce yağmış, kir pas içerisindeki şehir pırıltılı bir güne uyanmıştı. Gözlerine takılı kalıp, acımın damar uçlarında yüreğinin kapsülleri patlamıştı.
Buzlar düşüyor çürük saçaklardan
Üzgün bir mevsim dökümü şimdilerde
Kırağıyı emziriyor dağlarda güneş
Kayıp bir sapak düşümde
Sular akıyor geceyi aralayarak arklardan
Uykulu bedenimde sıcacık yatak
Kaygıyla sevişiyor bir çocuk dünlerde
İstesek silinir mi bir çırpıda her şey
Hüzün henüz bitirilmemiş bir öyküdür güzelim
Sevdamın külleriyle yıka yüzünü, yıkayabilirsen,
Ruhumun müzikleridir duyduğun, dinleyebilirsen,
Karanlık yüreğinle başbaşa kal şimdi, kalabilirsen,
Bir öyküydü yaşadığımız bitti, ağla ağlayabilirsen...
'Seni unutunca, bir başka türkü tutturursun,
Ağrıların biter, gözlerindeki yaşlar diner.
Beni unutunca, başka bir sevdaya tutulursun,
Acılarım azar, gözlerimden yaşlar düşer'...
Sevdamın sende saklı suretine gözyaşlarını düşürdüğünde bir unutuluş şarkısı çalar kapını. Kaldırımlarda, caddelerde hayata meydan okurcasına yürüyüp, yaşamla ölüm arasındaki ince çizgide denerdik sevgimizi. Kalbimi söküp veresim gelirdi o an. Sıkılı bir kelepçe gibi birleşen ellerimiz daha bir başka kenetlenir, o anlatılamaz mutluluğun önüne koşar adımlarla atardık kendimizi.
Türküler derledim sana, ağlamaklı
Dinledikçe tükenecek, ağlayacaksın
Bir yankı yaptım, gönderdim sana,
Duyunca yıkılacak, kahrolacaksın...
Buralardan esip gidişinin matemindeyim şimdi. Kokunu bıraktığın her yere içli bakışlar atıyor, ismini söylediğin odalarda anılarla başbaşa kalıyorum. Sigara küllerinden yaptığın falları parmaklarımla dağıtıp, binip geldiğin hayal atınla, uzaklara gidişini izliyorum. Baharım viran, çiçeklerim bitkin, soluk resmine içli bakışlar atıyorum.
Yorgun bir akşam üzeri girmiştin limanımdan içeri
Bazen şiirlere, kimi de gözlerimize yükledik sevgiyi
Kırdık, kırıldık, birbirimizden habersiz ağladık belki,
Ne ettikse, olamadık gülüm bir türlü seninle sevgili
Kaç şiir, kaç yürek ağlaması yazdım mağrur bakışlarına. Perçemlerin gönlüme düşünce bir güvercin ağlardı düşlerimde, şimdi neredesin? Yokluğuma kızıp gitmişsin buralardan. Mor sabahlardan hayır gelmeyeceğine inanmışsın. Türkü dillim, şiir gözlüm, yağmur bulutum, şimdi neredesin? .
Zamansız yağmurlar yağıyor yurduma. İnsanların yaşam koşuşturmacasında seni arıyorum. Aklımın ve yüreğimin yüzdelerini gün boyu sen meşgul ediyorsun. Sen dolanıyorsun bir tek damarlarımda. Ellerimin terinde sen, gözlerimin ferinde sen, ruhumun yorgun köşelerinde sen varsın.
Çocukların rengarenk bir gökkuşağı oluşturduğu uzak mahallelerde dolaşıyorum bir başıma. Dizleri kan içerisinde bir çocuğu kaldırıyorum tozlu yerlerden. İpeksi saçlarında ellerimi dolaştırıp susturuyorum onu. Sonra kalabalık sokaklardan geçip sana yürüyorum tekrar.
Oysa, sen yoksun. Senden bana kalan anıların bir tek. Bu anı labirentlerinde ne kadar dolaşsam, ne kadar onlardan kurtulmaya çalışsam beceremiyorum. Kapalı kalmış bir kuş gibi sağa sola çarpıp son çırpınışlarımı da uğruna harcıyorum. Ne kadar çabalasam biliyorum ki senden kurtuluş yok, biliyorum ki kurtulmak imkansız senden.
Hayal kuyularına dalacağım şimdi. Kör karanlıklarda, dakikalarca süren bir düşüş yaşayıp yakalayacağım seni. Baharları getiren, yurduma sevgi çiçekleri ektiğin günleri hatırlayıp, bir masal atına binip gidişine kadar bir bir hatırlayacağım.
Seni bana getiren rüzgarlar bu mevsim uğramadı yakınıma. Gözlerime tozlar doldu da yılmadım gelişini beklemekten. Kırıldım, içlendim, gelişine fallar açtım. Ama sen gelmedin. Biliyorum, seni beklemek, senin tekrar gelişine şarkılar adamak nafile gönlümü avutmaktan başka bir şey değil. Kulağıma dolan sevdiğin şarkılar yakar oldu yüreğimi. Sen başka yarınlarda, başka kollardasın şimdi. Ellerin bir başkasını ısıtmakta, gözlerin bir başka göze bakmakta. Ve en acısı, en zor'u birtanem o lapiska saçlarını bir başkası okşamakta.
Beni sorarsan eğer, yine buralardayım. Kırık merdivenli, loş ışıklı yerlerde, küskünlüklerimin bedelini ödemekteyim. Bir elimde kalem, bir elimde sevdamın ruleti, durmaksızın şansımı döndürmeye çalışıyorum. Akşamların erken indiği buralarda gecelerle dost, gündüzlerin kaypak dönencesiyle ömür tüketiyorum.
'Ben, çiçekli bir günde doğmuşum gülüm,
Sevgi ve aşk belemiş yüreğime yaradan
Ölüm, ipekli bir mendil gibidir, cebimde katlı duran
Nerede biterse bir sevda, orada tüter yeni bir duman..'
Sevdanın sokağından taşınıyorum artık. Ne varsa boşalttım içerisinde, ne varsa yükledim anılarımla ve kervanımla düştüm yollara. Yıllardır nefessiz bir resim gibi gülümsedin can evimde. Silik hatıralarınla baktım gözlerine. Yıllardır efkârımı döktüğüm odamı talan ettim, umutsuz aşkını o enkazın altında bırakarak yola çıktım dağlara.




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.