Bütün sağanakların sonsuz labirentlerinde halkalanıp
İzi sevdadan önce beliren onlarca kahırlı mermilerden
Argın beklentilerin diz boyu aşkı taşıyan derelerinden
Usumda bağdaş kurup oturan bir yordamsın belki de.
Bir biz değiliz aslında yanılsamalı aynalarda tükenen
nicedir susmuş gülüşlerinin
paslanmış saatleri elimde
yüreğimde demlenen sevgiyle
karıştırıyorum anıları şekersiz
gecem terörlü nikotin kokusu üzerimde
duman duman seni içime çekiyorum
Aşınan halatlarla çektik biz aşkın gemisini birlikte
Seninle ördük sevda kozasını aşkın ipek böcekleriyle
Kırk bir yerinden yaralı gönlümüzü onardık sevgiyle
Gözyaşı ırmaklarında çağladık hasretin türküleriyle
Gözlerindeki tanımların gündoğumlarını astım isyanlarıma
Yalansız, riyasız bir sevginin gül destelerini sardım bağrıma
Yangın yüreğimle, varsıl varlığınla yürüyorum şimdi dağlarına
Zaman tükeniyor sevdalım, aç kapını, al aşkını artık kollarına…
İçimizin hiç oturulmamış mutluluk odalarında asırlardır yanan kandillerle donatılı bir yerdir sevda. Kılcal yollardan geçerek, ayrık otlarını biçerek, gülüşlerimizi aya yükleyerek ışıklar ararız yüreklerde. Sesli söylenen, avaz avaz bir türlü gibi söylenen, dudakta bir ıslık gibi gizlenen sevgi feryadımızdır yaşamak türkümüz. Gün döndükçe kandilimiz gür, geceler sürdükçe sevgili güldür içimizde
Sevdanın ovalarına yağmurun düştü yar, sırılsıklamım
Kılcal damarlarım sürgünlere durdu, özlemken gül adın
Aşk’ının ülkelerinde çocuklar gibi coşkuluyum, haylazım
Mavi denizlerim sevginle taşıyor, kokundur tek muradım
Sancılar çoğaltırken imgeleri, korkmadan çiğne yüreğimi
Geç sevginin doğrularından, dilinle çöz terli düğmelerimi
Seni sevdikçe sessizliğim büyük, sustukça kopar zincirlerimi
İncecik bir yol bul ve sorgusuz güzelliğinle süsle gecelerimi
Nefesin doluyor seni düşünürken içime. Bakışların bir temmuz alevi, ağustos yakıyor yüreğimi. Sen ateşsin besbelli. Hafifçe izliyor beni gözlerin, gözlerinin arkasında seven bir kadın. Işıkta kırmızı, direksiyonda sızı, sararıyor düşünüşlerimiz ve yeşil yanıyor, yandıkça veriyorum gazı.Yolda sen, içinde ben, içimizde sevda, suskun dilimiz. Az sonra yeniden başlayan direncimiz ve gerçeğe dönüşümüz. Ey hayat bu anı ölümsüzleştir, dillere destan olsun birbirimizi böylesine sevişimiz.
Yüreğinin yasak odalarına inince ter
Göğsündeki sızıları götürür bir yel
Tedirgin öpüşlerine sokulur geceler
Yoksul umutları çözemez bilmeceler.
Acı soğanlar közledim ateşte
Başımda en delisinden sevda
Sesimim yankısı türküdür gülüm
Ellerin göğsümde dolanır durur.
Bir kül yağmuruyum sensiz
Siyah bir örtüdür ruhumda yalnızlık, tabakamda aşk sarılmayı bekliyor
Her şey parçalandı gönlümde, eskimeyen sevgiler yüreğimi tetikliyor
Güneşin ardına yürüyorum asırlardır, ömrüm erteli düşlerle besleniyor
Sensizlik ağır bir vebal, yorgun gövdemin katmanına özlemin ekleniyor
Zaman aşırı düşünüşlere bölünerek her sabah seninle uyanmak hayata, umutlar çarparak yorgun yüzüme. Güneşin öte yüzüne yosun gözlerini götürmek için düşmek yeniden yollara ve ruhumun hüzünlü yapayalnızlığını atmak aşkın eskimiş heybelerine. Kim bilir çaresizliği, nereye ışınlar beni hayat ve hangi alışkanlık çözer ruhumun paslı kelepçelerini! .




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.