Selahattin Yetgin Şiirleri - Şair Selaha ...

Selahattin Yetgin

Seni yaradan'a binlerce şükür etmeli,
Sarılıp ellerine, durmadan öpmeli
Çiçek kokularını serpmiş üzerine,
En tatlı endamı vermiş vücuduna.

Seni yaradan'a şükretmeli, su içer gibi,

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Her sabah uykulardan kırıntı toplardı aç çocuklar
Aşkı giyerdi insanlar, yalnızlıklarına yelken açarak
Adresi bilinmez yollardı gökkuşağı mevsimlerinde
Sen gözlerimde biriktikçe gül yüreklim
Yağmur yeşil yağar, denizler sarı akardı.

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Çok sesli bir düete benzerdi slüetin
Gözlerinin ayı kıskandıran ışığı vururdu
Polenleri dökülmüş çiçeklerde gezinen
Arılar gibi saklılarında özünü içerdim.

Her başlangıç, yeni göz atımıdır takvimlere

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Adına anlam aradığımız kaçışın kapısındayız seninle
Birbirimizden uzağa kilitlemişler aşkı gözlerinden
Katiller yeni pusular hazırlığında aşkın gecelerinde
Tok sesli bir adam kıyamet bildirisi okuyor sahnede
Çoğul aydınlıklar kendi güneşini özleyerek tükeniyor.

Devamını Oku
Selahattin Yetgin






Her sabah göçebe gönlümün katarlarıyla, dilimde aynı türkülerle

Devamını Oku
Selahattin Yetgin



Karanlığın özünü içiyor yarasalar,
Kandil rüzgâra karşı sessiz direnişte
Kayıp adresini arıyor yuvasız kuşlar
Yorulmuşluk bırakılmış artık nadasa.

Devamını Oku
Selahattin Yetgin






Bağrıma saplama gülüm öfkenin dirgenini

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

nicedir susmuş gülüşlerinin
paslanmış saatleri elimde
yüreğimde demlenen sevgiyle
karıştırıyorum anıları şekersiz
gecem terörlü nikotin kokusu üzerimde
duman duman seni içime çekiyorum

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Aşınan halatlarla çektik biz aşkın gemisini birlikte
Seninle ördük sevda kozasını aşkın ipek böcekleriyle
Kırk bir yerinden yaralı gönlümüzü onardık sevgiyle
Gözyaşı ırmaklarında çağladık hasretin türküleriyle


Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Gözlerindeki tanımların gündoğumlarını astım isyanlarıma
Yalansız, riyasız bir sevginin gül destelerini sardım bağrıma
Yangın yüreğimle, varsıl varlığınla yürüyorum şimdi dağlarına
Zaman tükeniyor sevdalım, aç kapını, al aşkını artık kollarına…

İçimizin hiç oturulmamış mutluluk odalarında asırlardır yanan kandillerle donatılı bir yerdir sevda. Kılcal yollardan geçerek, ayrık otlarını biçerek, gülüşlerimizi aya yükleyerek ışıklar ararız yüreklerde. Sesli söylenen, avaz avaz bir türlü gibi söylenen, dudakta bir ıslık gibi gizlenen sevgi feryadımızdır yaşamak türkümüz. Gün döndükçe kandilimiz gür, geceler sürdükçe sevgili güldür içimizde

Devamını Oku