Sessiz gülüşler sunağında gün sür dudağına gülüm
Tuzun kederli bir sancı, kur sevginin otağını içime
Bir ağrının safına diz yüreğimi, soyunuver gizlice
Dağla gözlerimi, sık bileklerimi, atıver ataşlarına.
Su dökülsün bedeninden, kavgalarındaki balan olayım
Küçük bir yağmur birikintisi gözlerin,
Geceyle aramıza giren yalnız şiirlerim,
Aynalar tutup bakma içime deli kız,
Yüreğimi göstermez yalancı aynalar.
Lacivert bir göktür sözlerin,
Devrik şişeler bir sevdaya benzer
İhtimaller sarı uykulara belenir
Öper dudakları sarı bir sonbahar
Hoşçakallara ağlar siyah bulutlar
Usanmadan şiir yazar öfkeye yürek
Kirpiklerindeki tuz kristalleriyle karış sevgimin denizlerine
Çığlık çığlık düşlerini yükle sırtına, sevdayla gel yüreğime
Hilal kaşlarının cazibesinde demleniyor yüreğim
Buz tutmuş ruhuma kılıçlar çekiliyor
Usul usul bir ağrı gönlümün derbendinde kanıyor
Kadim bir aşkın gömleğini yıkıyor şiirlerim.
Harflerden düştüğüm notları biriktiriyor hüznüm
Ölümün ve aşkın kurda kuşa yazıldığı bu çelişkiler atlasında
Ruhumda gül kokulu bir kadın, nefesiyle ısıtır seven yüreğimi
Bakışları Leyla, gözleri aslı, kerem olur sürer bedenimi dağlara
Bir balıkçı teknesinde av eder şiirlerimi, sokar çürümüş ağlara
Yüzüne biriken ışıkların yosunlarla dans ettiği anlarda tutardım ellerini, ben gecenin sorgularını yanıtlarken. Ruhunun ara taksiminde kelimelerin utançsız kulelerinde sevdaya sokulurdum. Alevin yakardı içimi, dudaklarının pınarlarında yıkardım bütün yoksul geçmişimi. Gecenin akrebinde düşlerimiz çoğalır, yelkovanın derinliklerinde ay ve yıldızlara kendi tepemizden bakardık.
Düşlerin haritasını çiz bana
Kanatlarından tutunarak
Çok uzaklara gidebileceğimiz
Yerler olsun sayfalarında
Bir mutluluk adası göster bana
Sevdana kapılarak menziller aşabileceğimiz
Karanlığın uyandığı yerlerde, yüreğime bir ışıksın sen
Korkum, yarını yitirmekten, korkum seni tekrar sevmekten
İçindeki ağrıların kement uçlarında çekerim belki de ipimi
Çünkü konuşursam bitimsiz bekleyişlere sarılır gecen…
Seni seveli, seni özleyeli, seni bekleyeli ayrılığa saldığım kuşlar döneli, içimdeki pınarlar, gölgelikler kuruyalı bin yıl geçmiş, ardıma baktım da. Oysa ne karlar, ne buzlar erimiş şu gönlümde. Dönülmeyen yollara girip, oralardan döndüm de, bir gözlerinden dönememişim.
Uzun bir yolculuktu seninle olan birliktelik, adına aşk dediğimiz yüreğimizdeki asil delik
Denizler üzerinde yürüdük bir zaman birlikte, bazen ağladık, çoğu da kahkahalarla güldük
Umutlar sürdük dudaklarımıza, çılgın nehir gibi aktı gitti aramızdan günler, birleşemedik
Avuçlarımdaki o aşk çizgilerinde hep seni gördüm, sen bıkmadan umutlar sürdün gündelik
Aşk dedik adına yaşadığımız cinnetin, savrulduk, üşüdük ne yaptıksa bir araya gelemedik
Kirlenmiş düşler seriyorum rüzgârın yelesine
Hüznümün ruletinde kutsanmış karanfiller
Uzakta harcanmış masalların hazin sesi
Arzular dökülüyor dilimin yaralarından
Sensizliğin sevişmeleriyle çakılıyor tabutlar
Bedenimin yanık sularında küflenmiş saatler




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.