Aşınan halatlarla çektik biz aşkın gemisini birlikte
Seninle ördük sevda kozasını aşkın ipek böcekleriyle
Kırk bir yerinden yaralı gönlümüzü onardık sevgiyle
Gözyaşı ırmaklarında çağladık hasretin türküleriyle
Sancılar çoğaltırken imgeleri, korkmadan çiğne yüreğimi
Geç sevginin doğrularından, dilinle çöz terli düğmelerimi
Seni sevdikçe sessizliğim büyük, sustukça kopar zincirlerimi
İncecik bir yol bul ve sorgusuz güzelliğinle süsle gecelerimi
Nefesin doluyor seni düşünürken içime. Bakışların bir temmuz alevi, ağustos yakıyor yüreğimi. Sen ateşsin besbelli. Hafifçe izliyor beni gözlerin, gözlerinin arkasında seven bir kadın. Işıkta kırmızı, direksiyonda sızı, sararıyor düşünüşlerimiz ve yeşil yanıyor, yandıkça veriyorum gazı.Yolda sen, içinde ben, içimizde sevda, suskun dilimiz. Az sonra yeniden başlayan direncimiz ve gerçeğe dönüşümüz. Ey hayat bu anı ölümsüzleştir, dillere destan olsun birbirimizi böylesine sevişimiz.
Siyah bir örtüdür ruhumda yalnızlık, tabakamda aşk sarılmayı bekliyor
Her şey parçalandı gönlümde, eskimeyen sevgiler yüreğimi tetikliyor
Güneşin ardına yürüyorum asırlardır, ömrüm erteli düşlerle besleniyor
Sensizlik ağır bir vebal, yorgun gövdemin katmanına özlemin ekleniyor
Zaman aşırı düşünüşlere bölünerek her sabah seninle uyanmak hayata, umutlar çarparak yorgun yüzüme. Güneşin öte yüzüne yosun gözlerini götürmek için düşmek yeniden yollara ve ruhumun hüzünlü yapayalnızlığını atmak aşkın eskimiş heybelerine. Kim bilir çaresizliği, nereye ışınlar beni hayat ve hangi alışkanlık çözer ruhumun paslı kelepçelerini! .
Üşüyen gönlümün aşka yürüyüşleri tamamlandığında
Sevginin döşeğine sereceğim biriktirdiğim şiirlerimi
Hiç duyulmamış bir şarkıyla dolacağım ben yüreğine
Gülüşünün odalarında sonsuza dek aşkla uyuyacağım
Bu sabah dünü unutarak yarına at adımlarını. Şansın her zaman doğru rotaya taşımaz gönül gemini. Limanında mutlu olduğun bir yaşamda yarın hep umuttur, unutma. Hızla akan bu hayat ırmağında daha neler takılacak oltana. İnsanlara güven, fakat asla saf kalma. Yüreğin özgürse bil ki, dertler vız gelir sana. Lokmanda nasır, yatağın hasır olsa da, yaşantında kahır olmasın. Dökül bu hayat ırmağına bu sabah yeniden, ruhunda tutsaklık barınmasın ve hayata ole demek için çok fazla bekleme.
Bir kış daha geçti gönlümün penceresinden, düşlerimin göğsündeyim
Dudaklarıma kaç şafak söktü ah, yalnızlığın çoğul mevsimlerindeyim
Her gece sevişmelere soydum bu bedenimi, ezgili tükenmişliklerdeyim
Yasaklanmış bir aşkın baharlarında alevli bir yüreğin harlı örsündeyim
Yüreğinin yasak odalarına inince ter
Göğsündeki sızıları götürür bir yel
Tedirgin öpüşlerine sokulur geceler
Yoksul umutları çözemez bilmeceler.
Sıcacık bir keyif izlencesi sularda
Öfkemin tetiğini okşuyor çocuklar
Miline kavuşan denizler gibi içim
Unutulmuş bekleyişler tünelinde
İnsanca bir başkaldırıymış yaşam
Kurşun tavayı karartınca
Söz dökülür yüreğimize
Sancı kendi kapısını döver
Soru sorulmaz asla hancıya.
Acı soğanlar közledim ateşte
Başımda en delisinden sevda
Sesimim yankısı türküdür gülüm
Ellerin göğsümde dolanır durur.
Bir kül yağmuruyum sensiz
Ağısını emdiğim sesinde yittiğim
Suya karışan çığlıklarını sezdiğim
Tütsüye şeker pirince kaşık kestiğim
Parçalanmış döşeklerimde yatanımsın
Yaralarımı gönlüne nasıl gösteririm




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.