Bir kaynayan kazandır içimizdeki
Bizi bu tutkularla sallayan kürede
Vakur ama hazin bir yalnızlıktır
Hep sonrasındaki o titrek aşkın.
Kubbeler yükselir yüksek semada
Asmalar gibi sarar şimdi benliğin, aşkı aradığım en ulaşılamaz mavi kıyılarımı
Kıyılarımızın kulelerinde ellerimiz titrek, dudaklarımız çatlak tutkuları solumakta
Bedenimin tuz denizlerinde bir yangın mavisini kopyalayarak girmiştin düşlerime
Mavi kirpiklerinle, yıkık duvarlarımı onaran sözlerinle kıraç bir topraktım senden önce.
Sözlerin yarım kaldığı bir sevgi oyununda ne kadar aşkı oynasan da alkışı alamazsın. Trenlerin uzak şehirlere hasret taşıdığı bu yerküre atlasında sen de aşka dokunacaksın sözcüklerinle, unutma…Yüreğimizin aralık kalan tüm koşuşturmacasında bir bahar serinliğidir yaşanılacaklar. Gözlerinin iklimleri değiştiren şifa denizlerinde gri bir gökyüzü vardır. Asmalar gibi sarar şimdi benliğin, aşkı aradığım en ulaşılamaz kıyılarımı. Yüreğindeki ip atlayan çocuk büyümelere tutununca, sorgusuz bir mevsimin uçurtmaları da salınır maviliklere. Yemyeşil bir bahar çalınca narin yüreğini, dalarsın derinlere ve atarsın anılarının hiçbir işe yaramayan kilidini korsan kayalıklarına.
Aşklar yaşadım deniz fenerleri gibi uzak,
her fırtınanın sonrasında onu aradım.
Aşklar dolaştım, rotasız gemilerle
Her seviyorum dediğimde kaybettim...
Güneşine yüzümü döndüğüm günler gecemin atardamarını zorluyor şimdi. Geçmiş günlerin çamurlu akıntısında kendimi arıyorum. Bir üzüntü kaplıyor bedenimi. Sabahlar uzak, içimi bir ben görebiliyor, suskunluklarıma yorum arıyorum. Pencereme uzanan yaprak, odama girmeye çalışan ışık ve bedenimi saran yorgunluk anlatılır gibi değil.
Yolunu gözlediğim masalcılarla
Serüvendir yontusunu ördüğüm
Yıkılmış kentlerimde aşk kayıp
Önce kendi sözünü dinler yürek
Denize düşürmüşsün beyaz tenini
Soğuk gecelerin koynuna düşürdüm ben ulaşılmaz sevilerini
Zülfünü düşürüp benlerine, sevda durağıma gelirsin
Bir yıldız kümesi serpip yüreğime, sevgini verirsin
Dağlar gibi yücedir sevdan, içimde halaya durursun
Panzehir gülüşlüm, sevdikçe ruhumu işgal edersin...
Gidişinin üzerinden yıldızlar geçti, ay dolunay'a döndü ve ben halâ o rüzgâr tepesinde aşkın parmaklarını okşuyorum. Çığlıkların denizlere düştüğü gecelerde sancılı itiraflarının üzerinden çok geçmedi sevdalım. Çok olmadı yüreğimden izin isteyip ayrılalı. Kalmanı istediğim, yanımda gözlerime sokulmanı beklediğim o akrep kıskacındaki günlerden geriye, sadece ve sadece yüreğin kaldı.
Rüzgârların özünde şaşkın bir kayboluş ninnisi
Ülkümüzün çocukluğunda kül yağar üzerimize
Unutulmuş isimlerle donatılı zarflar ülkesinde
Siyah-beyaz anılarla yenileniyor bütün filmler.
Kapanınca kapılar, zamanın burcuna yükleniriz
Çelişkinin taşını attım kör bir kuyuya
İncindi su, öfkeyle ışığa döndü yüzünü
İnançsız sarmaşıklar ayrıldı kuyudan
Delinin biri seslendi çok derinden
‘Çıkarın beni bu bilinmezliklerden’! .
Gönlümüzün yasaklı odalarında aşk beklerken ikimizi
Aydınlık sabahlar da gelecek, saracak üşümüş ellerimizi
Oyulmuş yüreklerimiz mutlanacak, ısıtacak bedenlerimizi
Sevgimizin haritalarıyla geçeceğiz dalgalı denizlerimizi




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.