İmdat Yok
Gözyaşım yetmedi yangınıma,
Yara aldım solumdan, sağımdan.
Düştüm, kimse gelmedi yanıma;
Hazan vurdu, gitmedi bağımdan.
Baksana, hayat ibarettir rüyadan,
Ancak O’nun huzurunda diz çökelim.
Mümkün değil ayrılmak af kapısından;
Henüz vakit varken hep Hakk’a dönelim.
Nihai hedefimiz dünya olmasın,
Zılha dayze
Sözü bal gendisi bi kırtik
Düğünde yoktur üstüne çırtik
Heyadı sipirir ne dam kalır ne cünk
Kuydan su çeker kokadan
Haberin bile yok senin şemsten, zerreden,
Öğütür bu zamanı değirmenin çarkı.
Bak, suyu gelir, acep kim bilir nereden?
Ukbâya vardığında hissedersin farkı.
İstersen havada uç, istersen denizde yüz,
Rabbime şükürler olsun sena ile,
Hiç girmeyelim günaha bile bile.
Düşmeden dara, ele, ayağa, dile,
Rabbimiz imanla alsın canımızı.
Kişiye hak ettiği kadar ver değer,
Gözün kapalı olsun harama,
Ulaşmak istersen o bayrama,
Rızasından başka şey arama,
Rabbinin emrine uy, ne olur.
Deme, “Daha vakit henüz erken.”
Yaş kemale erdi nihayet.
Hakk’adır bunca çaba, gayret.
Düşersek bir yanlışa şayet,
Rehberdir bize: hadis, ayet.
Eskiden düz gelirdi bayır,
Ve ayırırlar elbet bir gün,
En çok sevdiklerinden bile.
Başa çıkamaz, sürünürsün,
Karşı çıksan büyük güç ile.
Kırır kanadını, kolunu,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!