Senden dilemiş duanı,
Bir görsen rahmet her yanı;
İstemez geri kalmanı.
Meyveler senin, dal senin,
Arılar senin, bal senin;
Cennet treninde güzelce giderken,
Nefis istasyonunda indik erken.
Ruhumuz ağladı, beden gülerken,
Rabbim, akıbetimizi hayr eyle.
Kantarın topuzunu biz kaçırdık,
Yalvar Hakk’a, istirham ol.
Nadana, harama hâm ol.
Candan yârene ilham ol,
Düşmana korku, evham ol.
Fukaraya hep ikram ol.
Ey İsrail
Suçlu idi altı aylık talha
İki yaşında idi hamza
Dört buçugundada zeynep
Suçlulardı size göre hep
İsminin sahibi hatırına oldu kâinat,
Uyma nefse, olmasın sakın sende bunca inat.
Daha varken vakit, başını hemen secdeye at,
Bilesin ki kurtuluş onda, huzur onda, inan.
Rabbim versin sana tez elden güzel bir hidayet.
Kabirdir bil, esas vatan, sıla,
Şekil götürdü beni asıla.
İçim, için için yandı durdu,
Günaha vermedik hiç fasıla.
Elimi çektim artık dünyadan,
Bir garip karanlık... Mezardayım.
Kâr zannettim; baktım, zarardayım.
Artık, doğru yolda karardayım...
Vücudu, Mucidine feda et.
Öyle sanma, uzundur bu köprü;
Şefaat sende, af sende,
Bitmez tükenmez suç bende.
Ümit var sana gelende,
Kurbanım, hayranım canım,
Feda olsun sana canım.
Bütün hatıralar nisyanda,
En tatlı gülüşler isyanda.
Avucum rehin iki yanda,
Neden dalgalanmıyor zaman?
Düşüncem artık kayıt dışı.
Kim istemez ki, kâfirle cihadı?
Geri kalmana fetva vermez kadı.
Şimdi duymazsan figanı, feryadı,
Sağır mı oldun sanki, nedir bu hâl?
Daha ne zaman duyacaksın, gardaş?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!