Rabbimden ne güzel hitap,
Anla ey insan, ey insan.
Bize gönderildi kitap,
Bir sefer olur imtihan.
Seherlerde kalk sâcid ol,
İstemem ne övgü, ne de medh ü senâ;
Çoktan beri bozuldu nas’ta bu mîzân.
Sınıfta kaldı insanlık, durum fenâ;
Kayboldu ahlâk, bitti terbiye, îzan.
Bak, Hakk’a uymayan çaba gider boşa;
Tebessüm sahte, sözler yalandan,
Dostlar göçtü, medet yok kalandan.
En sonda oluruz kara toprak,
Bırakmaz dünya seni, sen bırak.
Kapanır göz, kesilir son nefes,
Az kazandım, çokça kaybettim hep,
Bende anlamadım neydi sebep.
Gül arasında dolaşır akrep,
Beni sormuşsun karlı dağlara,
Sorma, hep güvenmiştim dostlara.
Su akarken;
Baba yaşarken sözü tutulur.
Suyun her yudumu;
Babanın her sözü faydalıdır.
Su seni kirden;
Baba seni günahtan korur.
Tamam;bundan sonra çorbama soğanda istemem
Görmemiştim,geçen kazayla olmuştu
Sehpanın ayağının kırılması
Biliyorum bu evde her şeye yer varda
Bir tek benim çatlak bastonum sıgmaz
Şu romatizmalarım biraz iyileşsin
Bir anlat hele dostum, durumlar nasıl?
Yaş geldi neredeyse artık yetmişe.
Biliyorsun, geçip gidecek bu fasıl;
Yandı durdu hayat, yaramadı işe.
Bitecek elbette bir gün bu imtihan.
Geçip giden her anım, zehirli damla.
Alnıma yazılan bu kara sevdamla.
Yıllardan beri kapanmayan yaramla,
Dilimde adın gibi, kutsal hece var.
Duymaz ki kimseler, ne kadar bağırsam,
Sessizce sarı yapraklar düşerken,
Herkese bütün sonbaharlar erken.
Ecel bulur, “Daha zaman var.” derken,
Dudağın çatlar duadan, niyazdan.
Deme, bu ömür bitmez, yolum uzun;
İyi tanırım, cesurdun eskiden beri;
Şimdide kara kediden korkan olmuşsun.
Zulme, haksızlığa dayanmaz, direnirdin;
Baktım ki artık, zalime kalkan olmuşsun.
Güler yüzlü, konuşkan, hoş sohbet, tatlıydın;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!