Sigarasını tutturamadı
Çakmağının yaktığı ateşe.
Titredi, ayak oturamadı,
Uzak oldu yakın masa köşe.
Bu günde eli boş geldi eve,
Güneş topladı tasını tarağını,
Giden gitti, yok gönül evimde kalan.
Hazan yitirdi dalını yaprağını,
Bak, ağlamak geliyor içimden her an.
Ne zamandır yıkılma var hayalimde,
Dünyanın Hazinesi
Gir iman üniversitesine,
Sen hemen durma, yaptır kaydını.
Dal, kurtul Kur'an'ın sinesine,
Kütüğe işlesinler adını.
İntizarıma cihan yandı bu gece
Günüm zindan ömrüm işkence
Sende bahar sende eğlence
Sensiz her nefesim nalan oldu
Yan masada, avuçlamış biri solgun yüzünü,
Unutmuş dününü, şaşırmış yazını, güzünü.
Herkes birbirinden saklamakta kara hüznünü,
Elem, acılar yanyana toplanmış yan masada.
Her masada, havalarda küfrün bini bir para,
Zerreden şemse mekân senindir, Yarabbi,
Ezel ve ebed zaman senindir, Yarabbi.
Kusur hep bizde, ferman senindir, Yarabbi,
En güzel kitap Kur’ân senindir, Yarabbi.
Rızana ulaştır, eyle hep mütedeyyin,
Olma sakın bedbin,
Dua atına bin.
Kırıldıysa kalbin,
Onarır o Rabbin.
Kimse kalmaz yerde,
Yaşın ister dokuz olsun, ister doksan,
Sakın amelinde olmasın hiç noksan.
Ömür neye yarar ki, hayırda yoksan?
Yükün iyi bağla, sahip çık denğine.
Geçmeyeceğin hiçbir köprüde durma,
Şu gönül gözünü doldurmadan,
Dur, bekle; çıkma kapı önüne.
Doğru ol, kimseye aldırmadan,
Yalçın dağlar çıksa her yönüne.
Çağır ateşler, sönsün bağrında;
Yüreğinde yanıp dursun aşkın,
Sönerse, gözyaşınla buluştur.
Çözemedim, âlem neden şaşkın,
Ümidini hasretle tutuştur.
Gölgesini görmekti karanlık,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!