Sigarasını tutturamadı
Çakmağının yaktığı ateşe.
Titredi, ayak oturamadı,
Uzak oldu yakın masa köşe.
Bu günde eli boş geldi eve,
Güneş topladı tasını tarağını,
Giden gitti, yok gönül evimde kalan.
Hazan yitirdi dalını yaprağını,
Bak, ağlamak geliyor içimden her an.
Ne zamandır yıkılma var hayalimde,
Dünyanın Hazinesi
Gir iman üniversitesine,
Sen hemen durma, yaptır kaydını.
Dal, kurtul Kur'an'ın sinesine,
Kütüğe işlesinler adını.
Bu güne kadar hiç bir kimseye,
Olmadı birazcık eyvallahım.
Güvenmedim kasaya, keseye;
Yardımcı oldu yüce Allah'ım.
Sözü iyi dinle, dur et mizan;
Hüküm tanımadık, ahkamından başka.
Kitabımız yok'ki, furkanından başka.
Makam tanımadık, makamından başka.
Affet bizleri, aşkına o Ahmedin.
Günahımızı yazmaya yetmez kalem.
Göz vermiş, bilmem kaç megapiksel,
Baş vermiş, ayak vermiş, bir de el.
Hep rahmet yağıyor, sanırsın sel;
Daha iyi bilirsin işini,
Artık değiştir bu gidişini.
Çok eksiğimiz var hepimizin,
İnanç olmayanda olmaz değer.
Farzlardan kurtulmaya yok izin,
Fani dünya hep aldattı meğer.
Ektiğin sevgi kadar yaşarsın,
Öğrenirsin yolun dağ olduğunu,
Yükünü kaldırmaz senden başkası.
Sayarsın nefesini, soluğunu;
Herkese lazımdır dostun en hası.
Zulüm kalmaz, zalimi de götürdü;
Tanışalım şöyle; efendim, bendeniz Sami.
Sözlerim dahi candan, yürekten ve samimi.
Huyum, suyum, hâlim, tavrım candan, hep nizami.
Allah’ın emri ile kızınıza talibim.
Bende var tam tamına yeddi buçuk bir tarla,
Şu yüce dağlara karı veren kim,
Zehirli böceğe balı veren kim,
Ağaca meyveyi, dalı veren kim?
Ancak O’nundur bunca eşsiz sanat.
Hu Allahu Ekber, Allahu Ekber.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!