Nasıl oldu bilmiyorum,
Karşıma çıktın, seni buldum.
Zehir içirdin yudum yudum,
Dünyamı kararttın ya, helal olsun.
Gün sana güldü, gece bana ağladı,
Binsen eğer seccade tahtına,
Varırsın secde saltanatına,
Kavuşursun sultanlar katına.
Günah konuk olmasın duyguna,
Helâli seç, bak hepsi uyguna,
Yıllar kovalar yılları,
Aldırmaz bal yapar arı,
Unutsa da bazıları,
Hesap günü gelir bir gün.
Devir geçer, devran geçer,
Şimdiden suslu dilim,
Kalkmaz da oldu elim,
Büküldü boynum, belim,
O gün, ben ne yaparım?
Hiç gelmez oldu dostlar,
Girme kibire hiç, emin ol cehlinden;
Dal hakikat bahrine, bakma rüyaya.
Diz çök her daim, sağlam ders al ehlinden;
Sevdanı salma sakın ha masivaya.
Görmez misin sebebi? Hırs hasarettir.
Adın ne ? Müslüman;
Soyadın ehli iman.
Ne zamandan?
Kalu beladan.
Kurtuluş yaman,
Bir anda yaş erdi kemale, oldu yetmiş.
Amellerimiz zayıf; hem de ağır aksak.
Dost sandım dünya, aslında emmâre imiş.
Aciz olduğumuzun bir farkına varsak.
Aldandım nefse; har vurup harman savurdum.
Yanlıştan tez dönsen az olur zarar,
Bilemezsin rızkın gelir Hüdâ’dan.
İnan, kısmet nasip demek bu kadar,
Samimi olana yârdır Yaradan.
Hiç razı olmaz ki üzülmemize,
Dostun farkı kalmadı yılandan;
Verilen sözler bile buhardan.
Nasibi var haramdan, talandan;
Şimdi iki yüz; yüzlü insanlar.
Her gün başka bir zulüm, bir olay;
Sensin kapkara her çıbanın başı,
Gün görmeyesin kıyamete kadar.
Zehir ettin herkese suyu, aşı;
Nerede senden daha zalimi var?
Gücün tükensin, olmasın feryada;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!