Hiç doğmadı şu gönlüme gün,
Dünyam gece, gecemde zindan.
Vuslat yok, her anım hep sürgün,
Ümit bekledim en azından.
Dizinde yattım acıların,
Yola çıkmışız, hazırlan sen de.
Bir şeyler var mı, kara heybende?
Azrail dolaşıyor, ensende.
Geliyorsan ses ver, de hey bende.
Kimse dünyaya dikmedi kazık.
Faş eyleme hâlini nadana,
Bilirsen yerini çok asilsin.
İzhar et hep seni yaradana,
Temaşasından gayrı değilsin.
Eksik olsun nasdan iltifatın,
Burada kalır mal mülk hem aba,
Kıymetsiz olur yığdığın servet.
Bunca gaflet nedendir acaba,
Ne zaman canlanır sende gayret?
Toprak aldığını vermez geri,
Rabbim bana bir ceset verdi:
“Al sana,” dedi, “güzel bir ruh.
Dikkat et, karışmasın güruh.”
Nasıl idare edeceğim?
“Al sana mükemmel bir akıl;
Harman olur, bakarsan ekine.
Gitme sen inadına, dikine.
Sabredersen, gül açar bahçende.
Yer vermezsen eğer, öfkeye, kine.
Adabını bil, muaşeretin.
Önem verme, pula ve paraya.
Haram katma, işine araya.
Zalim sultan,baş olsa saraya,
Ula dedo;kalamazsın dedi.
Sığınırsa,mazlum çadırına,
İmara açılmazdan evvel kâinat,
Hükmü her şeye ulaşan büyük Rabbim,
Bizi kudreti ile yarattı bizzat;
Tanır beni, ondan başka yok sahibim.
Onu bilenler cihana olur sultan;
Cenaze namazını kıldık Kudüs’te,
Şu insanlığın, hem de her gün üst üste.
Binler yara var, parçalanan göğüste,
Utanıyorum, elimden gelmedi fayda.
Papatyanın sarısında bin ihtişam,
Yetmez oldu maaş, az gelir hasat,
Asil azdı, kayboldu şimdi has at.
Herkesin içinde yatar bir fesat,
Hoş gelmiyor davul sesi düğünde.
Mumla arar olduk,has eşi dostu,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!