Adını söylemeğe varmıyor dilim
Her hecesi ateş
Her harfi kor dudaklarımda
Yılları pişirdim neçe sonra
Niceleriyle tanıştım
Sırtını dayamış koca çınara,
Bakışı benzer de hırçın pınara.
Gönül kapısını açmaz ağyara,
Kendi masalında bir çoban kızı.
Sırtını yaslamış çam ormanına,
Buz gibi suları can katar cana.
Yayla rüzgârıyla gelsen yanına,
Huzur dertten önce varır canına;
Güneş vurdu karşı dağın karına
Çiğdem uyanmış da bakar yarına
Lale sümbül düşmüş sevda narına
Dallara yaslanıp durmamak elde mi?
Yine duman çökmüş yüce başına,
Kurban olam toprağına taşına.
Hasret kaldım ekmeğine aşına,
Gönülden gönüle dolan yaylalar.
Cennet bahçesinden toprağa düştüm,
Bir ömür peşinden yandım da koştum.
Mecnun’la kapıştım, Ferhat’la taştım,
Yine de sığmadı mısraya ahım;
Yazamadım aşkın kitabını ben...
Eskilerde kalmamış çoban sürüsü
Sazlar çalınır bozlak söyler gerisi
Sırtında çuha omuzda öküz derisi
Deresini tepesini yazan ben oldum
Aşk şarabı içtim genç yaşta
Dilek tuttum yatırlar başta
Aradım bulamadım kara kışta
ilan vermeyenlere kızamıyorum
Yaz kara kalem yaz
Boyan bitmesin
Bitmeyen özlemler boğuyor
Gönül kelamı senden yana
İçimde ki fırtınalar azıyor
Teninde yanmasaydı ellerim
Sarıçam dalında rüzgâr fısıldar,
İç Anadolu’nun zümrüt tacıdır.
Taş konaklarında tarih ışıldar,
Akdağ’ın havası dertlere ilaçtır;




-
Nur Tuna
-
Gülay Aruç
-
Işık German Ersoy
Tüm YorumlarYüreğiniz sevdiklerinizin sevgisiyle coşsun...sevgili şiir dostu...kaleminiz gamdan eğilmesin...selam ve saygıyla
Sizin de ilhamınız bol olsun Sevgili Şiir Dostum.
Saygı ve Selamlarımla.
Gülay Aruç.
* Duygu doluydu *
Sonsuz kutluyorum