Damgasını vurmuş kara kış
Taşları buz toprağı donuk
Son cemrede düşmüş yere
Ağustos gibi Öbek öbek
Parlement mavisi sevdam
Sen sevmek nedir bilirmisin
Deli gönlümün firarisi
Bir yangına benzer sevmek
Büyük bir yangına
Sönmek nedir bilmeyen
An ve an içimde büyüyen
Sevda ağlarmış ayrı düşünce
Gece karanlık şafak sökünce
Kirpiği yağmur olub dökünce
Mendile akan yaşlar gibisin
Bozkırlarda büyüttük biz bu yüreği
Bir avuç toprak misali sularında
Dilime doladığım ilk mısra gibi
Hangi türküye tutunsam yarım kaldı
Usulca uzanıp gecenin karasında
Aradım çarşı pazar sokaklarda
Yasak meyve gibi yasaktın
Sanki ademle hava
Cennetle cehennem arasında
Akşama doğruydu vakit
Toplayıp düşlerimi
Vurdu yamaçlara ar beni
Aşk sadece bana özgüydü
Ne dağ dedim nede taş
Durgundur suyu sakin akar
Kızlar kayası saya bakar
Hasret özlem içimi yakar
Şimdi sılaya gitme zamanı
Görmezler duymazlar neden halimi
Dağ başında tüten duman gibiyim
Yakar için için ataşı lal olan dilimi
Her gün zil zurna sarhoş gibiyim
Bacası dumansız ocak yanmamış
Dayıdan emmiden eser kalmamış
Çit sürmüş ekin ekmiş olmamış
Şimdi geçmişten sözetme zamanı
Bir bakışı var ya bin anlam taşır
Sonsuzluğun sırrını gizler gözleri
Seninle geçen her an su gibi akar
İşlemeli mendili koynunda sakla yar




-
Nur Tuna
-
Gülay Aruç
-
Işık German Ersoy
Tüm YorumlarYüreğiniz sevdiklerinizin sevgisiyle coşsun...sevgili şiir dostu...kaleminiz gamdan eğilmesin...selam ve saygıyla
Sizin de ilhamınız bol olsun Sevgili Şiir Dostum.
Saygı ve Selamlarımla.
Gülay Aruç.
* Duygu doluydu *
Sonsuz kutluyorum