Cennet bahçesinden toprağa düştüm,
Bir ömür peşinden yandım da koştum.
Mecnun’la kapıştım, Ferhat’la taştım,
Yine de sığmadı mısraya ahım;
Yazamadım aşkın kitabını ben...
Yüreğim şimşekler gibi çakarken,
Gözlerim yollara hüzün dökerken,
Zaman avucumdan süzülüp akarken,
Eridim, tükendim bir mum misali;
Yazamadım aşkın kitabını ben...
Zeytin karasıydı o derin gözler,
İçimde çınladı o gizli sözler.
Hâlâ o tepede lavanta sızlar,
Kutsal sazın teli koptu elinde;
Yazamadım aşkın kitabını ben...
Yeryüzü toplansa, yazsa da baştan,
Anlamı süzülmez bu yorgun yaştan.
Demir dağlar erir feryatla taştan,
Sayfalar tozlandı, rüzgâr hırçın da;
Yazamadım aşkın kitabını ben...
Varsın eksik kalsın mühürlü hece,
Asla düzen tutmaz artık bu gece.
Sana bıraktım sol yanımı sadece,
Bitirdim sevdayı, dürdüm defteri;
Yazamadım aşkın kitabını ben...
Salim Erben
Kayıt Tarihi : 8.06.2026 23:01:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!