Telli Kur'an söyler, derdim dermanı,
Zahit, bizim yolumuz sabrın nişanı.
Hünkârın kapısı her dem fermanlı,
Nefesin nefesime, özüm sızlıyor.
Aşkın pınarından içip de geldim,
ZALİMİN ZULMÜNE DUR DİYENLERE
Edep erkân bilmez yolsuzun dili,
Hakk’a varmaz olur nâmerdin hâli,
Mazlumu koruyan Ali’nin eli,
Bize rehber olan Keçeci Baba.
ZAMANE AYNASI
Kulak ver be adam, dinle sözümü,
Hakkı bırakıp da şerre kul olan!
Dünya malı bürümüşse gözünü,
Aslı bozuk düzende var kul olan!
Zamanın Çarkı ve İhanetin Rengi
Gördüm ki meydanda diller değişmiş,
Dün kan kusan ağız, güller değişmiş,
Irmağın aktığı yollar değişmiş,
Vatanın haline vay ki vay dedim.
ZAMANIN CİLVESİ VE SÖNEN OCAK
Aynı tavan altı, o eski rüya,
Şimdi her bir köşe, döndü kuyuya.
Kardeşlik bağı mı, daldı uykuya?
Zaman akıp gitti, izi kalmadı.
Ferman yazıldı, mühürlendi, geçti,
Tarihin tozlu yaprağına düştü.
Ama bir ses var, rüzgarla gelen,
Ilgıt ılgıt, ta kalpten esen.
Zamanın Kuytusu
Zamanın küf tutmuş kuytularında,
Erir gider ruhu saran bu halka.
Düşlerin o tozlu uykularında,
Uyanır içimde bin yıllık Anka.
Zehirli Sessizlik
Sıyrıl artık o tatlı uyuşukluktan, ey can!
Ne bir yara merhemi ne de bir avuntu sesi.
Gözünün feri kararmış, ruhun derin bir viran,
Hakikatin gömüldüğü, bu zehirli nefesi.
ZEHİR VE ZIRH
Sadece kuklalarla dolmaz bu meydan
Kuklacı elini tutanlar hani?
Yalnızca sahneye bakma ey insan
Tezgahı arkada kuranlar hani?
ZEKİ ÇAVUŞ’UM
Köy kasaba duymuş Çavuş namını,
Boyunu posunu, yürüyüş hasını,
Salına salına çatık kaşını,
İyi ki babamdın Zeki Çavuş’um.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!