📜 Bak Babacan!
Yirmi yıl gurbetin kahrını süzdüm,
İstanbul’da koca bir ömrü ezdim.
Betonun içinde şaşırdım, gezdim,
Döndüm Çengelkayı’na, bak babacan!
BANA GEL DEDİ
Dün gece uykumda rüyamda gördüm,
Kan ter içindeyim geceyi böldüm.
Nerde kaldın dedi sandım ki öldüm,
İşi gücü bırak bana gel dedi.
Aralık ayında telefon geldi,
Memleketten bir ses figanı serdi,
Anamın feryadı dünyayı deldi,
Yıkıldı üstüme dağlar be baba.
Dilleri tutulmuş, sözü düğümlü,
📝 Baba Öğüdü
Bir gün babam ile dertleşiyorduk,
Dedim, "Sen beni hiç anlamıyorsun,"
Her sözünde hep geçmişten dem vuruyorsun,
"Zamanla beni anlarsın," dedi.
Hal bilmez haliyle lal etti beni,
Bir koca çınardım, çal etti beni,
Kuruttu sinemi, dal etti beni,
Bizim de bahtımıza ayrılık düştü.
Ne feryadım oldu ne de sitemim,
Ben bu hapishaneye nasıl girdimse
Firarda etsem ordan çıkamıyorum
Gözlerin gözlerimi neyle çektiyse
Başka hiç bir yüze bakamıyorum
Banane dersen çekerim bir zaman
VAKAR HIRKASI (Gönül Zenginliği)
Dünyanın mülküne sakın aldanma,
Süleyman’a kalmayan yerdir bu dünya.
Hırsın ateşiyle kavrulup yanma,
Sonu bir nefeslik kârdır bu dünya.
BAKİYE
Geldin, gözümdeki gölgeni kendin sandın.
Bir yabancıya takılıp, bana olan borcunu unuttu saydın.
"Ben olmasam," dedin;
Oysa sen varken ben yoktum, sen gidince her cümlede çoktum.
Sen gidince yar dar geldi buralar,
Ne yapsam ne etsem duramıyorum.
Senin olmadığın yerde hayırsız,
Sensiz tek bir hayal kuramıyorum.
Aklımı aldın da eyledin deli,
Baktıkça Hayra Yoramıyorum
Sen gidince dar geldi buralar,
Ne yapsam ne etsem duramıyorum.
Açıldı sineme derin yaralar,
Sensiz tek bir hayal kuramıyorum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!