MAZLUMUN AHI
Çaldığım kapılar yüzüme kapandı,
Bağrıma ateşler düştü de yandı.
Umut bağladığım dallar budandı,
Beni muhannete kul ettin felek!
İçten gelmeyince şiir yazılmaz,
Bin tuvalin olsa resim çizilmez.
Bağlama telinde mızrap eğilmez,
Vurup şu sineme yok etme beni.
Hünkar'a Hasret
Ey Hünkar Hacı Bektaş, yoluna düşüp varamadım,
Bir garip ozanım ben, dergahına yüz süremedim.
Menziline gözüm düşer, gönlüm tutuşur her an,
Kapından içeri girmek, ne büyük bir arzu, ne yaman!
Uzaklardan seslenirim, yanar içimde bir köz,
Hünkar’a Sitem
Dört koldan sardılar yolu yordamı,
Duymazsan kapına bir daha gelmem.
Yezitler bozarken bunca erkanı,
Vurmazsan kapına bir daha gelmem.
HÜNKÂR EŞİĞİ
Sevda ateşine yandım yanalı,
Gel dersin de gelmez miyim Hünkârım?
Aşkın kapısına kondu konalı,
Gül dersin de gülmez miyim Hünkârım?
Yedi yıl eşiğinde hikmet bekledim
Gül yüzünü bir kez görürüm diye
Çaresiz derdime dertler ekledim
Hünkarım dergahında ölürüm diye
Uğruna yoluna başımı koydum
Kırk beş yıl dolandım gurbet ellerde,
Diyar yollarında rızkın peşinde.
Nazar’ın ateşi tüter döşümde,
Gönül sızısını yaz dedi bana.
Gençlikte rüzgarla savruldum durdum,
Hünkar Kapısında
Muhammed Ali’nin yoluna düştüm,
Hünkar eşiğinde niyaz eylerim.
Hasretin narıyla kavruldum, piştim;
Mürteza Ali’ye niyaz eylerim.
:Deyiş:
Şahın meydanında dara durmuşum
Gönül kıblesini şaha kurmuşum
Seversen Ali’yi doğruyu söyle
Seni benden başka soran oldu mu?
Hüseyin: Adaletin Kalesi
:
Fırat’ın suları kan keser akar,
Mazlumun feryadı dünyayı yakar.
Zulmün orduları karşında bakar,
Eğilmez başındır Hak’ka nişane.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!